O gün dünya büyük bir sorunla karşılaştı.O gün dünya canlılarla değil ölüler ile dolmuştu. O gün dünyada en yok edici virüs çıkmıştı adı ise LIVINGDEAD(CANLI ÖLÜLER) O gün dünya bir kıyamet senaryosuyla karşı karşıyaydı. O gün en güvenli sığınaklara girenlerde öldü en zenginlerde öldü. Ama o kişiler hariç onlar kaçmayı en iyi bilenlerdi, onlar merhameti,saygıyı,iyiliği en iyi bilenlerdi. Onlar Mark,Alex,Jess onlar ölü dünyanın artık Efendileriydi çünkü hayatta kalan tek insanlardı onlar ama önlerinde onları bekleyen bir sürü macera vardı. Şimdi o gün neler olduğunu sizlere anlatayım.
O gün saat 12:30 arası dışarıdaki çığlık sesleri vardı o gün neden insanlar kaçışıp bağırıyorlardı. Jess evinde sessiz sessiz televizyona bakarken dışarıdaki sesleri duydu ve içini bir tatsızlık kapladı olan biteni anlamıyordu neden herkes korkup kaçıyordu anlamamıştı. Ve hemen bir haber kanalını açtı spiker çok telaşlıydı çok korkmuş gibiydi spiker konuşmaya başladı
SPİKER:Şuan dünyada çıkmış bir virüs var ve virüse yakalanan insanlar evrim değiştirip değişiyorlar virüsün nerede çıktığı bilinmiyor ama virüs temas ile geçiyor. Virüslüler insanları kollarından ısırıyor ve anında evrim değişiyorlar. Derken spiker sözünü bitirmeden spikerin üzerine bir virüslü atladı ve sinyal kesildi.
Jess neye uğradığını anlayamamış Tanrıya dua ediyordu ama hiç birşey değişmiyordu
Hala dışarıdan çığlık sesleri kopuyordu ve aklına en yakın arkadaşları geldi ve onları aramak için telefonu eline aldı ama o'da neydi sinyal çekmiyordu aklına virüslülerin
kabloları koparmış olduklarını düşündü.
Arkadaşlarına ulaşmanın sadece bir yolu vardı dışarıya çıkıp arkadaşlarının evlerine koşup gitmesi lazımdı ama içinden bir ses şöyle dedi:Ya arkadaşların yaşamıyolarsa
Bir an kararsız kaldı Jess ama başka çaresi yoktu ya ölüm ya kurtuluş. Evinde olan bütün keskin aletleri aldı ve babasından miras kalan tabancayıda aldı. İçine mermileri yerleştirip cebine koydu. Ve kapıyı açtı çok korkuyordu ve çok telaşlıydı
ama korkusunu yenmeye çalıştı ve yorulsa
bile koşmayı bırakmıcağına yemin etti. Koşmaya başladı korkudan ayaklarını hissetmiyordu. Koştuda koştu hiç durmadan ilerledi ve sonunda arkadaşı Mark'ın evini gördü Mark'ın evinin anahtarının yedeğini Jess'e vermişti Jess eve girdiğinde hiç kimseyi görememişti bir an üzüntü ve umutsuzluğa kapıldı derken Mark bir anda ortaya çıktı ve bıçağını Jess'e tuttu ama ondan sonra arkadaşı olduğunu anladı ve bıçağı yerine koydu bir an ikiside mutluluktan birbirlerini sarıldılar
ikiside yaşıyorlardı ama diğer arkadaşları Alex ona ne olmuştu bilmiyorlardı. İkisi bir plan yapıp Alex'in evine gitmeye çalışacaklardı ve Alex'i bulmaya gittiler. Yolda hiç durmadan koşuyorlardı derken karşılarına bir zombi çıktı bir an ikiside ne yapacaklarını bilmiyorlardı ve Jess babasından yadigar silahını cebinden çıkartıp bir kurşunla karşılarındaki yaratığı öldürdüler Mark bir an ne olup bittiğini anlayamadı ama bir insan öldürmüştüler
Ama onun bir insan değil bir yaratık olduğunu biliyorlardı ve yollarına devam ettiler. Derken uzaktan Alex'in evini görmeye başladılar. Bir ikisininde içinde bir mutluluk oluştu ve Alex'in evinin balkonunda Alex'i gördüler. Alex elinde bir pompalıyla evine yaklaşan zombileri öldürüyordu. Alex herkesi vururken arkadaşlarını gördü ve çok heycanlandı
Hemen onlara evinin kapısını açtı ve onları içeri soktu üçüde birbirlerini görünce çok neşelendiler. Mutluluktan ağlayacaklardı
ama onun yerine bir çözüm bulup kendilerini bu Cehennemden kurtarmak
istiyorlardı.