İçeriğe geç

Ölmedim mi?

Bölüm 2 · 4 dk okuma

Ölmedim mi?

Bölüm 2

1. Bölüm

Alarmımın çalması ile uyandım ve saate baktım, saat 7:02' ydi. Yüzümü yıkadıktan sonra gardrobumu açtım ve giyindim. Evden çıktığımda rüzgar sanki saçıma sarılırcasına eserken saçımı uçuruyordu, çınar ağaçlarının yaprakları ise yolların kenarında süs olmuştu.

Okul bahçesine adımımı attım ve yavaşça başımı kaldırdım, okulumuzun 5 katlı Lise binasını karşıma alarak yürümeye devam ettim. Sınıfa girdim ve sırama oturdum. Yavaş yavaş sınıfda adım sesleri yankilanmaya başladı ve sınıf doldu o an gözüme bir şey çarptı, boş bir masa. Öğretmenin kahve rengi parlak saçlarını tamamlayan diz altı, tüllü bordo elbisesi kendisine zarif bir hava katıyordu. Kapıyı aralıyarak içeri girdi. Masasına oturdu ve sınıfa selam verdi. "Günaydın gençler!" Ben sesiz kaldım, genelde bu tarz konuşmalara girmem. Öğretmenimiz siyah kısa topuk ayakkabılarıyla tahtanın önüne doğru yavaş, yavaş yürüdü ve durdu. "Bu gün yeni bir öğrenci aramıza katıldı gençler, onu iyi karşılayalım" sanki ilk okuldaydık "iyi karşılayalım" neydi? Çok saçma gerçekten ben bunları düşünürken sınıfa ağır ağır yürüyerek giren kumral saçlı, masmavi gözlü, gri bol bir tişört, altına da siyahi şort giymiş bir çocuk belirdi. Sınıfa baktı ve gülümsedi "ben Rex Leyton. 17 yaşındayım" pek umursamadım ama okulun en popüler kızı olan Tina doğruldu ve "benim yanıma gelebilirsin Rex" diye haykırdı. Pek şaşırmamıştım Tina hep yakışıklı erkekleri alırdı, yani Rex de tam Tina' ya uygundu.Rex Tina ya doğru ağır, ağır yürüdü. Herkes "çok güzelsin" "benim le çıkar mısın" gibi sorular sorucak diye düşünürken Rex "kaç ton makyaj yaptığını sorabilir miyim?" dedi ve Tina neye uğradığını şaşırdı, cevap vermek. istiyordu ama beceremiyordu öğretmen "sesiz olun! Rex yeter bu kadar!" "Boş bir yere otur hemen!" Dedikten sonra masasına doğur yürüdü ve o şık elbisesini düzelterek oturdu yerine öğretmen. Rex sınıfa bakındı ve arkadaki boş yere oturdu. Benim yanım da boştu ama kimse oturmak istemezdi bu yüzden çantamı koymuştum. Rex sırtıma dokundu ve "Merhaba" dedi. Oturduğum yerden Ona doğru döndüm ve simsiyah saçlarımı kulağımın arkasına ittim. "Noldu" dercesine bir bakış attım ve kısık bir sesle "...merhaba" dedim sonrasına hemen arkamı döndüm. Tabii ki bunu Tina da görmüştü, söylemeyi unutmuşum Tina aynı zamanda benim en büyük zorbam olur. Tina'nın Rex' den hoşlandığı çok barizdi bu yüzden Rex ile konuşmamam gerektiğini biliyorum, ancak o bana merhaba demişti bir şey yapamazdım. Duvardaki eski tahta saat 8:40'ı gösterdiğinde zil çaldı. Ben sınıfta oturmayı tercih ediyorum, genelden sınıf boş olur tabii birisi hastayken veya makyaj yapmak için kalan kızlar olduğunda pek de boş olmaz. Sınıf boşalmıştı ama Rex sınıftaydı 2 adım ilerledi ve durdu yani tam karşımda duruyordu. Eğildi ve daha yeni taktiğin kulaklığımı aralayıp "ne dinliyorsun prenses?" Dedi ona bakmaya başladım gülümsedi ve neden yanlız takıldığımı sordu, bu kadar sorun sorması ve benimle konuşması hoşuma gitmemişti çünkü cevap vermeyi sevmezdim ve bununlar yüzünden basım belaya girebilirdi...onu terslemem gerekiyordu ama aklım benden izinsiz çalışıp "derin gri...." Dedi. Bana garip bir şekilde bakınca dayanamadım çünkü gözlerim dolmuştu. Yaptığım tek şey yerimden hızlı bir şekilde kalkıp tuvalete doğru koşmak oldu... Ben koşarken gözlerimden damlalar süzülüyordu ve engel olamıyordum. Arkandan şaşkın şaşkın bakan Rex bir anlam veremedi tabii olanlara. Sadece bu şarkıyı annem söylüyordu ve her gece bana şarkısını söylerdi. Şarkısını dinelerken o benimleyemiş gibi hissediyorum. Bu his, bu sıcaklık benim yaşama tutunmamı sağlayan şeydi.

"hayatı dinliyorum Rex, hayatımı..." Demek geldi içimden ama olmadı sanki bu kelimeler imkansızdızdı ben bunalrı düşünürken Tina' nın sesini duydum zaten geç bile kalmıştı, Rex ile konuştuğumu duymuş olmalıydı ve... AMAN TANRIM Rex bana prenses demişti ben bittim! Kapıyı açtım ve o anda Tina' nın sinirli yüzü ile bakıştım Tina sürdüğü ruju tamamlayarak bana döndü "gelmiş işte bizim prenses" dedi vurgulayarak çok beklemeden kafamdan aşağı bir şişe su dökülmüştü zaten sonrasında kafama yediğim yumruk ile metalik bir tat geldi ağzıma dudağım patlamıştı... Tina çıkıp gitti ve bende öylece kaldım dizlerinin üzerine çökmüş saçları dağınık sırılsıklam sesizce ağlayan bir kız.. Yapıyordum ama ölüydüm sanki.

Son derse girmedim ve evin yolunu tuttum zaten tek yaşadığım için birisini arama ihtiyacı duymuyordum.

Evin kapısını yavaşça açtım eve girip anahtarımı anahtarlığa astım ve ayakkabıalrımı çıkararak kenara kaldırdım.

Aç değildim banyoya gidip önce duşa girdim sonra ise yarama pansuman yapıp banyodan çıktım. Rahat bir şeyler giydikten sonra kulaklığımı çantamdan çıkardım ve annemin şarkısını dinlemeye başladım iyice mayışmıştım kulaklığımı çıkarıp kendimi uykunun kollarına teslim ettim.

Saat 09:27 gibi gözlerimi açtım bu gün cumartesiydi ve okul yoktu gülümseyerek uyandım ve lavaboya doğru ilerledim.

Önce elimi, yüzümü yıkadım sonrasında ise dişlerimi fırçaladım. Aynada yüzüme baktım yaram kabuk tutmuştu krem sürüp yine sardım.

Lavabo dan çıkıp mutfağa gittim acıkmıştım dolaptan slatalık çıkarıp yedim bu bana yeterdi.

Salonda oturmuş telefona bakınıyordum ki bir bildirim geldi

0562... Merhaba Estel

0562... Ben Rex

Estel- numaramı nerden buldun?

*0562.. Kişisi Rex olarak kayıt edildi *

Rex- bir arkadaş söyledi işte. Sen onu boşver

Estel- ee neden yazdın

Rex- neden olmasın ki

Rex- belki takılmak istersin diye düşündüm...

Estel- çıkma teklifi gibi yani..

Rex- öyle denilebilir (:

Estel- olurr

Rex- anlaştık o zaman yarın saat 13:00' da keri park sana uygun mu?

Estel- orayı çok severim olur

Rex- görüşürüz o zaman

*görüldü*

Bunu hiç beklemiyordum... Umarım Tina'nın haberi olmaz ayrıca Rex gerçektende hoş birisi.

Veeebölüm sonuu sizce nasıl olmuşş trong>
devamı için yorum yazarsanız mutlu olurum

yanihikaye biraz fazla bayık oldu belki yarım bırakabilirim bilmiyorumm







Bu arada kelime sayımız 857

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.