İçeriğe geç

Olmazlara İnat

Bölüm 1 · 8 dk okuma

Olmazlara İnat

Bölüm 1

1.Bölüm

DOĞA ASİ YILDIRIM'DAN:

HAKKARİ:

Ben doğa asi yıldırım. 27 yaşındayım. Başsavcıyım. İstediğini alan, istediğini almak için kendini ateşlere atan kadınım. Adil olmak için herşeyi deniyorum. Her gün kaç insanı içeriye attım. Zordur bu meslek. Bu mesleği sevmek. Bugün Hakkari'ye atandım. Çünkü burda kadın şiddeti artmış. Kadınlara hak tanınmıyormuş. Birde askerlerin başsavcısı olacaktım. Biraz da ailemden bahsedeyim. Abim uraz yıldırım, binbaşıdır kendisi. Annem hazan kuaför dükkanı var. Dedem halil tümgeneral.

Şimdi siz diyeceksiniz ki. Aileden dolayı kıyak geçmişlerdir. Hayır ben buna izin vermedim. Hak, adalet için başsavcı oldum. Okurken niye insanların haklarını yiyeyim ki. O zaman bu görevde işim olmazdı. Trabzonluyum. Ama ailem diyarbakırda yaşıyor. Bende şuan tek başıma hakkarideyim. Abim ne kadar asker yollayayım seni alsınlar desede ben yine kendi bildiğimi okurum. Ayaklarım var şükür. Yürebiliyorum. Ne gerek var askerleri meşgul etmeye. Lojmanda kalacağım. Şuan uçak iniş yapıyor. Gelmiştim. Bakalım beni neler bekliyor.

************

KAĞAN KILIÇARSLANDAN:

Timle çay içiyorduk. Kendimden bahsetmeyi pek sevmem ama kısaca bahsedeyim. Adım kağan kılıçarslan. 30 yaşındayım. Evli değilim. Kız kardeşim var. Adı lavin,mühendislik okuyor, annem nevra, terzi, babam arif, tamirci. Kıdemli yüzbaşıyım. Bunları söylerken. Tim çoktan goygoya girmişti. Emre yine galibe bulaşıyordu.

Emre: Galip lan. Lahmacun yemeye gidelim.

Galip sinirle konuştu;

Galip: Daha eve girmedik olum. Hem ne zamandır dürüm gömmüyoruz lan.

Birden ayağa kalktı emre. Heycanlamıştı galiba. Konuştu;

Emre: Harbi lan. Helal kardeşime. Kaç tane gömeriz galip.

Galipte hesaplama yapar gibi parmaklarını saydı. Konuştu;

Galip: Ben en az 5 tane gömerim kardeşim.

O sırada yusuf abiden bir nida döküldü;

Yusuf: Yuh be olum. Beş dürüm ne lan. Hayvanmısınız?.

Galip ve emre birbirine baktı. Galip konuştu;

Galip: Ne var komutanım ya. Açız biz bir kere. He siz alındınız. Sekiz tane yemedik diye.

Emre kolunu galipe attı. Konuştu;

Emre: Ana doğru lan. Beş bize az olur. O yüzden kızdı yusuf komutanım.

Evren bunlara siz iflah olmazsınız bakışı attı. Sonra ben konuştum;

Kağan: Hadi eve gidelim. Sonra bir kafede buluşuruz. Evren sen yeri bulursun. Geç kalanı yakarım.

Hepimiz ayaklandık. Ve dağıldık.

***********

ASİ YILDIRIM'DAN:

Arabam çoktan gelmişti. Hemen bagaja bavulları koydum. Ve kapattım. Sürücü kapısına yürüdüm. Açtım ve bindim. Ehliyet kemerini taktım. Ne olur ne olmaz. Gaza bastım. Sürerken bir sokağa girmiştim. Birini zorla götürüyorlardı. Hiç tekin insanlara benzemiyordu. Oğlu vardı. O da bağrıyordu. Adam çocuğu kucağına aldı ve ağzını kapattı. Hemen arabayı durdurdum. Kendimi arabadan attım. Hızlıca yanlarına gittim. Beş kişilerdi. Biri bana baktı ve konuştu;

Adam: Şunu da alın. Çabuk.

Bana yaklaşan adama kafayı çaktım. Sendeledi. Öteki de beni tutmaya çalıştı. Arkadan saldırdı. Topuklumla ayağına bastım. İyice bastırdım. Adam inledi. Bende dirseğimi kafasına geçirdim. Ayağımla özel bölgesine tekmeyi çaktım. Adam yere düştü. Biri de beni saçımdan tutacaktı. Kafamı yana çektim. Elini ters çevirdim. Yere doğru eğdim, kafasına tekmeyi geçirdim. Topukluyla biraz yavaş hareket ediyordum. Kadını tutan adama topuklumu gözüne gelecek şekilde fırlattım. Tam gözüne isabet etti. Kadın adamdan kurtuldu. Bende koşarak kadını tutan adama yumruğu geçirdim.

Nefes alacak yerinede yumruğu geçirdim. Sonra bağırdım;

Doğa: Gücünüz kadınlara, çocuklara mı yetiyor lan.

Adam yerde kıvranıyordu. Çünkü nefesini kesecek yerine vurmuştum. Çocuğu tutan adama yürüdüm. Topuklu mu giydim. Adam konuştu;

Adam: Nesin bilmiyoruz ama işimiz senle alakalı değil.

İyice yürüdüm adam geriye gidiyordu. Konuştum;

Doğa: Kadın ve çocuğu zorla götürüyorsun. Bu da beni ilgilendirmiyor öyle mi?. Seni bir sikerim, o konu da seni ilgilendirmez piç kurusu.

Adam sinirlice konuştu;

Adam: Sen kimsin lan. Bana böyle şeyler diyebiliyorsun. Ben kimim biliyormusun sen?.

Kahkaha attım ve yürüdüm. Konuştum;

Doğa: Bilmiyorum ya, naparsın?. Dövermisin?. Öldürür müsün?. Bak şuan çok korktum. Bacaklarım titriyor. Asıl sen benim kim olduğumu bilmek istemezsin.

Adam geriliyordu. Belinden silah çıkarıp, çocuğun kafasına dayamıştı. İşte bu siktirdi. Kadın ağlamaya başladı. Ve konuştu;

Kadın: Oğlum.... Bırakın oğlumu.. Yalvarırım.....

İşte bu sözler içime işledi. Adama adım attım. Adam konuştu;

Adam: Uzak dur yoksa çocuğu öldürürüm.

Kafasına iyice dayadı. Sikerlerdi bu işi. Hemen koşarak, çevik bir hareketle çocuğu yere attım. Silahı da elimle yukarı kaldırdım. Adam havaya ateşledi. Bağırdım;

Doğa: Kadın. Çocuğu al ve burdan uzaklaş. Çabuk. Beni düşünme. Ben başımın çaresine bakarım.

Adam silahı kavramaya çalıştı. İzin vermedim. Kadın hala bekliyordu. Bağırdım;

Doğa: Ne bekliyorsun?. Hadi... Uzaklaş burdan....

Adam bir daha ateş etti. Havaya sıkmıştı. Kadın ve çocuk koşarak uzaklaştı. Adamın karnına, ayak dirseğimi geçirdim. Yere eğildi. Karnını tuttu. Silahı kenara fırlattım. Geriye çekildim. Adam durur mu?. Şimdi de bıçak çıkardı. Ötekiler yerden kalkamıyordu. Oysaki hafif vurmuştum. Adam bıçağı bana salladı. Geriye adım attım. Ayağımı kaldırarak tekmeyi bıçağa çaktım. Adamın dengesi bozulmuştu. Bende direk saçını tutarak, arabanın kaportasına vurdum.

Hıncımı alamadım. Bir daha vurdum... Bir daha.... Ve bir daha vurdum.....

Adamın kafasından kan geliyordu. Arabama doğru yürüdüm. Çantamı aldım. Açtım ve telefonumu aldım. İçindekileri düşünmeden çantayı arabaya fırlattım. Abimi özlemiştim. Bu durumda abimi aramalıydım. Bana en çok yardımı o yapabilirdi. Binbaşı abim yazısının üstüne bastım. Çaldı... Çaldı... Çaldı... Ve açıldı.

Abim: Alo güzelim,vardın mı?

Nefes nefeseydim. Konuştum;

Doğa: Abi...

Hızlıca konuşmaya başladı;

Abim: Güzelim noldu, asi kızım nerdesin sen?. Cevap ver hadi güzel kardeşim.

Nefes aldım. Konuştum;

Doğa: Abi ben hiç iyi değilim. Beş kişi kadın ve çocuğu kaçırmaya çalıştılar. Bende durdum ve kavga ettim. Teröristler abi galiba.

Abimin sesi kalınlaştı. Ve konuştu;

Abim: Tamam abicim. Sen sakin ol. Bana konum at. Ben ilgileneceğim. Dikkat ediyorsun. Tamam mı güzelim?.

İçim rahatladı. Cevap verdim;

Doğa: Tamam abi. Hızlı ol. Biraz yoruldum.

Abim telefonu yüzüme kapattı. Hemen whatsappa girdim. Abimin adı urazdı. Konumu attım. Abimde beğendi. Arabamın önüne oturdum. Bekledim. Nefes aldım. Verdim. Aferin doğa, dakika bir başını bela al. Abimin işide olabilirdi. Hakkari'ye daha yeni adım attım ya. Bu kadar çabuk mu bela alacaktım başıma. Üfff doğa üff yani. Birden arkadan siren sesleri geldi. Yanıma komiser geldi ve konuştu;

Komiser: Beni uraz binbaşı gönderdi. Doğa asi yıldırım,siz olmalısınız?

Başımı sallayarak, konuştum;

Doğa: Ben başsavcı doğa asi yıldırım. Doğayı kullanın lütfen.

Komiser bana baktı, süzdü. Konuştu;

Komiser: Ben ahmet başsavcım. Ne oldu burda?

Olayı kısaca özetlemeye başladım. Konuştum;

Doğa: Beş kişi kadın ve çocuğu kaçırmaya çalıştılar. Bende durdum ve kavga ettim. Teröristlerdi galiba komserim.

Komiser başını salladı. Ve konuştu;

Komiser: Peki kadın ve çocuk nerde başsavcım.

Komiseri süzmeye başladım. Konuştum;

Doğa: Kaçmalarını söyledim. Gittiler. Onları bulursanız, bana haber edin. Çünkü ben konuşacağım. Bu benim meselem, raporları size gönderirim.

Öteki polisler de adamları aldı. Başını salladı. Yine ben konuştum;

Doğa: Onların sorgusunda bende olmak istiyorum.

Komiser konuştu;

Komiser: Peki başsavcım. İsterseniz sizi bırakalım.

Kafamı hayır anlamında salladım ve konuştum;

Doğa: Hayır teşekkürler. Sadece dediklerimi yaparsanız. Yeterli. İyi günler.

Bana gülümserek konuştu;

Komiser: Peki, iyi günler başsavcım.

Gittiler. Arabama bindim. Sakinleştim. Arabamda su vardı. Yarısını içtim. Arabayı çalıştırdım. Yavaş yavaş sürmeye başladım.

***********

KAĞAN KILIÇARSLAN:

Timle buluştuk. Birden kapıdan yusuf abinin eşi ayşen abla ve oğlu kıraç girdi. Ayşen abla ağlayarak bize yaklaştı. Yusuf abi ayağa kalktı. Karısına baktı ve hızlıca ona koştu ve konuştu;

Yusuf: Noldu birtanem. Noldu karım. Anlat bakim. Neden ağlıyorsun?.

Nefes aldı, tam konuşacakken, kıraç konuştu;

Kıraç: Baba bizi teröristler kaçıracaktı. Bir tane abla geldi. Bizi kurtardı. Kafama silah dayadılar ama abla beni kurtardı. Bize dediki kaçın, ne duruyorsunuz kaçın dedi. Bizde buraya geldik.

Tim sessizce onları dinledi. Ayşen abla konuştu;

Ayşen: Birşey olmaz demi. Kıza birşey olmamıştır demi yusufum. Ama çok iyi dövüşüyordu.

Hıçkırarak ağlıyordu. Yusuf karısını sandelyeye oturdu. Oğlunu da eşinin yanına oturttu. Ve konuştu;

Yusuf: Olmamıştır birtanem. Gideriz,bakarız olur mu?. Sen sakinleş. Ben burdayım.

Birden emre ortamı yumuşatmak için konuştu;

Emre: Bizde varız yenge.

Galip elini emrenin omzuna attı ve konuştu;

Galip: Aynen yenge. Biz bakarız kıza. Sen sakin ol.

Ayşen abla nefes aldı. Artık ağlamıyordu. Kıraç zaten gayet sakindi. Evren konuştu;

Evren: Buraya 2 tane su getirin.

Diye bağırdı. Sular gelmişti. Asil ve Çağın suları açıp. Kıraç ve ayşen ablaya verdi. İçtiler ve bize anlatmaya başladılar.

*********

DOĞADAN:

Lojmana giriş yapmıştım. Bir doktorla kalıyordum. Savcılık lojmanında yer yoktu. Malesef bana da doktor lojmanında yer bulmuşlardı. Sorun değildi. Kızla iyi anlaşırdık inşallah. Bavullarım sürüyerek lojmana ilerledim. Aklıma bir şarkı geldi.

"Elimde valizim istanbul"

"Ben evlenirem, kalamam dul"

"İş, güç, kariyer, yahşi cazibe"

"Türk yiğidini bulup, evlen yahşi"

Gülümsedim. Topuklularım mahvolmuştu. Buna ağlayabilirdim. Lojmana girdim. Asansör aradım ama yoktu. Şaka mısın ya. Bugün bok gibi gün. Hemen uyumak istiyorum. Allah'tan 3 kattaydı. 7 katta olsa napardım. Hemen koca valizlerle, yukarı çıkmaya başladım. Resmen eziliyorum şuan. Tırnağım kırılırsa ağlarım. 2 kata gelmiştim. Merdivene oturdum. Kim dedi sana bu kadar eşya al diye.

Kendim aldım da neyse. Şuan kendime kızıyorum şaka gibi. Rimelim akarsa burayı patlatırım. Şaka ,yapmam böyle birşey tabi. Valizleri elime aldım. Yukarı doğru adımladım. Son 6-7 basamak kaldı. Şükür çıkabildim. Bavullarımı yere koydum. Bir tane bavulumun üstüne oturdum. Anahtar aramaya başladım. Çantamı fırlattığım için inşallah arabaya düşmemiştir. Birde bu katları inmek vardı. Biraz daha karıştırdım. Sonunda buldum. Anahtarı yanağıma bastırdım ve konuştum;

Doğa: Ayyy canım anahtarımm.....

Hemen kilidi kapıya soktum. Topuklularımı çıkardım. Bavullarımı elime aldım. Kapıyı ayağımla örttüm. Salon gibi bir yere yürüdüm. Evi gezmem gerekiyordu. Bavulları oraya koydum. Yavaşça evi gezmeye başladım. Her yere girip,baktım. Kimse yoktu. Hemen boş bir odayı aldım. Salona gidip, bavullarımı aldım. Odama tekrardan yürüdüm. Gelmiştim. Kapıyı açtım ve örttüm. Bavulları yere koydum. Topuklularımı da yere koydum. Kendimi yatağa attım. Kafamı yastığa koyduğum an telefonum çaldı. Homurdanmaya başladım;

Doğa: Ya kafamı daha yeni koydum. Yorgunum. Sikerler ya. Bıktım be hayat bıktım. Şuan yorgunluğumu bir tek alışveriş alabilir.

Baktığımda komiser olduğunu gördüm. Kendimi toparladım. Hemen açtım. Konuştu;

Komiser: Doğa başsavcım. Kadının yerini bulduk. Size konum attım. Sorguyu alıp, raporları bize verirsiniz. İyi günler.

Bende hızlıca konuştum;

Doğa: Teşekkürler komiserim. Tabi halledip, size yollarım. İyi günler.

Kapadı. Suratıma kapadı. Ay neyse. Yataktan kalktım. Bavulumu açıp, tarağımı ve parfümümü aldım. Aynaya geçtim. Saçım hayatta değildi. Nefes almıyor, saçım yardım edin. Hemen taradım, parfümü boca ettim. İğrenç kokuyordum. Bu topuklularım berbat haldeydi. Çantamdan bir topuklu ayakkabı çıkardım. Bu özel üretimdi. Abimin maaşıyla almıştım. Ay abim iyiki var. Yoksa kim bana marka ayakkabı alır. Birde ruj tabi!!!!!. Altı kırmızıydı ve ince topukluydu. Çantamdan kırmızı ruju çıkardım. Taşırmadan sürdüm. Sonra dudaklarımı birbirine sürttüm. Odadan çıktım.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Yazarım Wattpad kapanmadan önce senin kitabını okuyordum şimdi burada bulmak beni çok mutlu etti 💕