İçeriğe geç

Olmayan kapı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Olmayan kapı

Bölüm 1

1. Bölüm.

Bazenleri acaba diyorum insanlar benim kadar acı çekiyorlarmı yada acı cektiğimin farkında mı değiller sırf insan evden güler yüzle çıkıyor diye mutlu bir hayatımı oluyor .Bu soruyla sizi baş başa bırakıyorum .

Sabah yine o iğrenç alarm sesiyle uyandım .

iğrençse neden kuruyorsun bunu !

iç ses sabah sabah senle tartışmak istemiyorum.

Yatakta biraz kıvrandıktan sonra kalktım üstüme siyah şort ve kırmızı üstümü giydim siyah renkteki postacı çantamı aldım ve girişteki pufun üstüne bıraktıktan sonra hemen laboya gidip elimi yüzümü yıkadım .Bu kadar sesiz ve hızlı olmamın bir sebebi vardı .

"Nereye gidiyorsun kahvaltı yapmadan. "

Galiba yine ablama yakalanmıştım .Galiba yı boş ver yakalanmıştım hızlı ve sesiz olmamın nedeni .Ablamdı kolumdan tutcak ve beni kahvaltıya oturtcaktı sonrada zorla yemek yedircekti.

Dakikalar sonra .

"Neden yermek yemiyorsunki !" sesi bu sefer yüksek çıkmıştı.

"Dedimya doydum " o sinirliydi ama ben de sinirliydim saatlerce boğuşuyorduk ve artık ikimizde bıkmıştık

Ablam derin bir iç çekti "tamam gidebilirsin " der gibi kafasıyla kapıyı işaret etti.

Ohh be

Evden koşar adımlarla çıkarken bir yandanda ayakkabımı giyordum ayakkabımı giydiğim an koşmaya başladım .Elimden geldikçe hızlı yürüyordum .

. . .

Sonunda kursa yetişmiştim hızlı adımlarla içeriye girdim kapıyı açtığım an içeriyi kontrol ettim hoca daha gelmemişti gözümle seçtiğim her hengi bir sıraya oturdum nefes alıp verişimi düzenlemeye çalışırken çantamı karıştırıyordum kalp atışımın düzeni yerine oturmuştu çantamdan çıkardığım eskiz defterimi çıkartım elime aldığım kurşun kalemle bir şeyler karalamaya başladım .Kapının pat diye açılmasıyla irkildim ve kalemimi yere düşürdüm kafamı kaldırdığımda Emre yine "Hoca yok " müjdesini vermişti .

Herkez çantasını alıp çıkmıştı sadece birkaç kişi kalmıştı .Bende eşyaları toplayıp çıktım çantamdan kulaklık çıkardım ve telefondan seçtiğim şarkıyı açtım

Yürüyüş yolunun kenarındaki banka oturdum yol gayet sakindi yeni yeni yaz mevsimine girmiştik hafif bir rüzgar esiyordu birden aklıma kursra düşürdüğüm kalem geldi .

Aferin Asya

iç ses bi sus

Kalemi unutum diye üzülürken

"Bunumu arıyordun " demesiyle irkildim arkama yavaşça döndüğümde karşımda dağnık siyah saçlı birisi vardı benim yaşlarındaydı uzun boyluydu tabi gerçekten benim yaşlarıdaysa onu süzmeyi bırakıp elindeki kaleme baktım bu benim kalemimdi

"Evet bunu arıyordum " dedim ve ekleme yaptım "Lütfen verirmisin "

Birden telefonum titredi

Arayan: ablam

"Ne oldu abla "

"Herkez evlerinde peki sen ,çabuk evecgel " dedi .

"Tamam"" dedim telefonu yüzüne kapatım adını bilmediğim çocuğa döndüm elinden kalemi çekip aldı

"Benim gitmem lazım " dedim

"Görüşmek üzere " dedi hemen ayağa kalktım elimden geldiğince hızlı adımlarla ilerledim .

. . .

Sonunda metroya vardım hızlı bir şekilde turnikeden geçtim kapısı kapanmak üzere olan tırenin kapısından koşarak içeriye girdim .

Herkez bana bakıyordu bakışları aldırmadan boş bulduğum yere oturdum buraya gelene kadar canım çıkmıştı ve çok yorulmuştum gözlerim yavaş yavaş kapanıyordu kapanmalarına izin verdim bir kaç dakika sonra uyudum .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.