İçeriğe geç

Olabilir Öyle Şeyler

Bölüm 16 · 3 dk okuma

Olabilir Öyle Şeyler

Bölüm 16

Öncesi ve Sonrası

Hayat

30 dakika sonra ana salonaydık.. Garip sandalyelerde Kenan,Doruk,Caner,Ben ve Dora dizilmiş, Aylâl ve Gece'nin anlattıklarını dinlemeye çalışıyorduk. Gece tekrar konuşmaya başladı

"Hayat ve Doruk.. Bu görevde size ihtiyacımız var." oturduğum sandalyede dikleştim ve diklediştiğim anda bir ses yükselmesi ile birlikte yere yapıştım. Bu sandalya 40 yıllık felan olmalıydı.

Rezil olmuştum.

15 saniye içinde tüm tim etrafımdaydı.

"Hayat?" dedi Dora

"Komutanım?" dedi Kenan

"Mavi?" dedi Aylâl

"Üsteğmen?" dedi Doruk

"Hayat?" dedi Caner. Gece ise bir tepki vermemeyi tercih etmişti. Bu durumu daha önce yaşamış gibiydi. Önüme gelen bir tutam saçı üfledim ve ayağa kalkmaya çalışmaya başladım. Masaya tutundum ve ayağa kalktım. Arkadan bir sandalye çektim ve oturdum. Şirin bir ifade takınıp Gece'ye döndün

"Sen en son Hayat ve Doruk demiştin? Ee?" o da hiç bir şey olmamış gibi bana döndü

"Evlenmeniz lazım."

"NE?" dedim. Doruk memnun gibi duruyordu.

"Biraz erken oldu.." dedi sessiz bir şekilde. Sinirle Gece denilen varlığa döndüm.

"Niye? Neden? Nasıl?" bıkmış gözlerle bana baktı

"Çok konuşuyorsun."

"Caner ile Dora evlensin!" dedim

"Hayır!" diye bağıran ne Caner, ne de Dora'ydı. Tabii ki de Doruk'tu.

"Niyeymiş o?" dedim

"Petek gelecek. Dora ona bakacak." dedi Doruk

"Hayır,ondan değil." dedi Gece. Doruk Gece'ye döndü.

"Neyden?"

"Semy Eyeland. Bu isim tanıdık geliyor mu?" Bu heryerde aranan o mafya olmalıydı. Aylâl atladı.

"Şu ünlü mafya?" Gece gururla Aylâl'a baktı.

"Ta kendisi. Kızı Vanesa daha dün arkadaşına giderken öldürüldü. Ve elimizdeki en büyük koz,onun bunu bilmemesi ve Hayat'ın Vanesa ile fiziksel özelliklerinin tamamen uyması." Şaşırmıştım. Bira an idrak etmek için durdum

"Yani ben Vanesa olarak aralarına sızacağım.. Bu harika!" Gece onaylar gibi bir bakış attı.

"Son zamanlarda basında Vanesa'nın birini sevdiği açık açık geçiyor zaten. Henüz Semy ile tanıştırmamış ama evlilik ile ilgili her şey yapılmış. Neye güveniyor anlamadım. Sen yani Vanesa sevdiğin kişi olarak Doruk'u tanıtacaksın. Elimizde bir sürü bilgi var ve bu bilgilerin sebebi.. Laura. Laura Eyeland. Bu kız senin kız kardeşin. Annen yok. Babanın düşmanları onu öldürdü. Şimdilik bu kadar bilgi yeterli olacaktır. İlk uçak ile Amerika'ya gidiyorsunuz. Hemen Semy'nın yanına gidip onunla sevdiğin adamı tanıştıracağını söylüyorsun." Derin bir nefes alıp ayağa kalktım

"Harika!" Buradan sonrası çok hızlı gelişti zaten. Hızlıca toparlanıp havaalanına gittik. Yanıma aldığım tek şey kulaklıklarım ve Gece'nin verdiği telefon vardı. Uçağımıza da bindikten sonra yakında kocam olacak adama baktım. Bana bakıyordu.

"Yakında karım olacaksın."

"Resmi olarak,duygusal bir şey yok.Yani tam olarak karın sayılmam" Pek ciddiye almadı

"Sonuçta karım olacaksın,Üsteğmen."

"Kes sesini,Komutan. Ben Vanesa'yım sen ise Mike." Evet,Doruk'a verilen isim Mike'tı

"Peki." Bir süre sonra uyuklarken buldum kendimi. Kafamı Doruk'un omzuna yaslamıştım. Bir şeyler mırıldanıyordu.

"Daha kendime bile itiraf edemeden sana söylemek bana haksızlık olur,güzelim" bu kelimelerden sonra bir şeyler oldu. Bir yere ışınlandık

Semy bana silah doğrultmuştu.

"Sen yalansın! Hepiniz yalansınız! Bana yalan söylediniz!" bizim Türkiye'ye çalıştığımızı öğrenmişti. Bir el silah sesi koptu. Ama o kurşun ben yerine Doruk'un bedenine saplanmıştı.

"Komutan!" diye bağırdım. Doruk yerde hareketsiz bir şekilde yatıyordu. Onun adamları geldi,Semy'nin. Doruk'u aldılar ve bir yere götürmeye başladılar

"Bırakın kocamı! Götürmeyin onu! Benim kocam o! Benim... Benim.."

"Benim kocam o.. HİİH!" Korku ile irkildiğimde Doruk bana zift gibi bir surat ile bakıyordu

"Kim o hayvan?"

af buyur??

"Hangi hayvan?" bu soruyu sordum. Cevap belliydi tabiiki!

"Senin kocan olmaya cesaret gösterebilen o hayvan!"

O hayvan karşımda duruyordu

"Hmm bir düşüneyim.. Kimin kocam olmasını isterdim..."

"Hayat.. Zorlama güzelim. Kim o?" bana güzelim demesi hoşuma gitmişti. Gülümsedim

"Bilmemm kim o?" kıpkırmızı olmuştu.

Bana ne? Kudursun kıskançlıktan!

"Ya sabır ya rabbilalemin!" Gülmeye başladım

İmana gelmişti.

"Kıskançlıktan imana geldin!" bir kahkaha daha patlattım. Bu arada uçak iniş yapmıştı. Eşyalarımızı toparlayıp uçaktan indik. Ve Amerika'dayız. İçeri girecektik. Hızla içeri girdik ve planı konuşmaya başladık..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.