Gelip karşımda durdu ve başımı kaldırıp ona baktım. Bir süre sonra ayağa kalktım ve ona doğru bir adım attım. Aramızda mesafe kalmamıştı ve dip dibeydik. “üstünüzde ki kan kime aitti”diye sordum. Babama aitse üzülür müydüm? Tabikide hayır o canımı çok yanmıştı ve canı yanarsa umursamazdım.
“boşver güzelim bilmen gereken bir şey değil”dedi ve elini yanağıma koyup yanağımı okşadı. Biz onla ne zaman bu kadar yakın olmuştuk? Beraber uyumalar yanağımı okşaması... “neden”diye sordum. “çünkü benden korkmanı istemiyorum güzelim her şey zamanı gelince anlatıcam”dedi ve bir adım bana yaklaşıp alnımdan öptü.
“bana neden bu kadar yakın davranıyorsun?”diye sordum ve sorum karşısında kala kalmıştı. Acaba beklemediği için mi bu kadar kala kalmıştı yoksa hiç bu soruyu kendisine sormadığı için mi? Hiç bir şey demedi ve tam odadan çıkıcaktı ki elinden tutum. Eli elimle buluştu. Arkasını döndü ve bir anda elimden tutup beni kendisine çekmişti. Göğüsüm göğüsüne deyiyordu (umarım anlata bilmişimdir ya).
“bunun cevabını da zamanı gelince öğreneceksin”dedi ve göz kırptı. “ne zaman?”diye sordum. Çünkü her şeye zamanı gelince anlatacam diyordu ve o zaman ne zamandı ne zaman gelicekti?
“az kaldı güzelim öğreneceksin sadece emin olmam gereken şeyler var onları bekliyorum”dedi ve gülümedi. “aşa inelim hadi bizimkiler oradadır. Dedi aşa indik. Hepsi buradaydı ve oturmuş bizi bekliyorlardı. Hepsi yıkanmıştı ve saçları ıslaktı. “niye saçlarınızı kurutmadan geldiniz ki hasta mı olmak istiyonuz”dedim ve tekli koltuğa geçip oturdum.
Hepsi bana baktı ve gülümsediler. “endişeleniyon mu bizim için sen”dedi enes dalga geçer gibi. Dediğine güldüm ve bir şey demedim. “iyi ne haliniz varsa görün”dedim ve sırtımda ki yastığı alıp kucağıma koydum. “o yastık yerine biri uzanması gerekirdi oradan ama neyse”dedi kayra. Dediğini anlamamıştım. Ona ters ters baktım. Giray kayranın kafasına vurdu.
“tamam ya sakin bir şey demedim”dedi gülerek ve kalkıp diğer tarafa oturdu. “öğleden sonra okula gidicekmiyiz?”diye sordum. Hepsi birbirine baktılar sonrada giraya baktılar. “gidicez bakalım ardaların sorunu neymiş bizimle”dedi giray ve bana baktı. ”ardaların yanına giderken yanımdan asla ayrılmıyorsun ve ben konuş diyene kadar onlarla asla iletişime geçme gözleri senin üstündeler zaten”dedi ve önüne döndü. Saate baktı. “çantanızı alacaksanız alın 10 dakikaya çıkıcaz”dedi ve kalktı. “benim eşyalarım burada değilki”dedim.
“burada venim odamda”dedi giray. “kıyafetlerimde mi?”diye sordum. Başını olumlu anlamda sağladı. Hemen koşarak girayın odasına gittim. Harbiden de buradalardı. Üstümü değiştirdim. Altıma siyah pantolon ve üstüne de siyah badi giyidim. Çantamı da aldıktan sonra aşa indim.
“hadi koş bizi bekliyolar”dedi enes ve yanına gittim. Beraber çıktık. Arabaya binmişlerdi ve benle eneste kayranın yanına arka koltuğa binicektik ki burak bananizin vermedi ve beni öne oturttu.
Yol boyu giray bize dikkatli olmamızı falan söylemişti ama ben yarısında dinlemekten sıkılmıştım ve önüme dönmüştüm.
Okulun bahçesine arabayı park ettikten sonra ilk kayralar indi sonra benle giray indik. Tam okul binasına bi adım atacaktım ki burakın arkamdan bağırmadı ile yerimden sıçramıştım. “bu ne lan üstün neden bu kadar dar”dedi sütüme baktım. Aslında haklıyfı dardı ve boyun kısmım açıktı. Giraya baktığımda yumruğunu sıkarak yanıma gelip ceketini çıkartıp bana giyidirdi.
Ceketin içinde kaynolmuş gibiydim. “ceket benden daha büyük yanlız kayboldum içinde”dedim. “onu bu kadar dar ve boynun bu kadar açık giyinmeden önce düşünecektin”dedi ve elimden tutup kendisi ile yürütmeye başladı. “giray napıyosun herkes yanlış anlayacak hocalar kızar”dedim ama bu girayın umrunda bile değildi. “hocalar hiç bir şey diyemez müdürde dahil, öğrencilerde sıkıyosa bişey demeye kalkışsın”dedi ve eni kendisine çekip kolunu omzuma attı.
“ardalar 2 kattaymış”dedi burak. Nereden öğrenmişti ki bu. “ilk onlarla bi konuşalım bakalım”dedi giray. Çantam biraz ağırdı bu yüzden ilk sınıfa gitseydik iyi olacaktı. “ilk sınıfa gitsek ve çantamı bıraksam olur mu?”dedim ve giray bana baktı. “ver bana”dedi burak ve çantamı alıp burak taşıdı. Tam itiraz ediceken beni susturdular.
Okul binasına girene kadar herkesin bakışları üzerimizdeydi ve hata hocalar bile bakıyordu ama kızmaları ve disipline vermeleri gerekirken aksine hiç bir şey yapmadılar.
Ikinci katta geldiğimizde koridorun sonunda ardalar duvara yaslanmış bir şekilde bize bakıyorlardı. “size dediklerimi unuttmayın”dedi ve bana baktı. “en çok sen”dedi ve yürümeye başladık. “şey dinlemedim ki ben”dediğimde bana sinirle baktı ama ben nasıl baktıysam hemen gözlerinde ki bakış duygu değişmişti.
“o kimleri görüyorum karşımda”dedi arda. Bu çocuk sinirlerimi bozuyordu. Tam bana dokunmak için elini uzatmıştı ki giray beni arkasına aldı burakta aynı şekilde enes ve kayrada yanımda durmuşlardı.
Cidden bu hareketleri beni şaşırtmış bir anda beni korumaya başlamışlardı kendilerinden bile ve beni seviyorlardı. Evet galiba cidden seviyorlardı ve uzun bir süre sonra bu duyguyu tatmak değişik geliyordu bana.
“bir daha ona dokunmaya ya da yaklaşmaya kalkışırsan seni burada diri diri yakarım”dedi giray. “sakin şampiyon yemedik alt tarafı selamlaşıp öpecektim”dedi sırıtarak. “öpmek mi bir köpek insanlarla ne zaman iletişime geçipte selamlaşıp öpe biliyormuş arda?”diye sordu enes. Sanırım lafı koymuştu. Evet koymuştu. “eğer bir daha onu öpmek gibi bir şey düşünürsen kendini ölmüş bil arda”dedi giray. “sanırım giray bey kıskandı”dedi ardanın yanında ki poyraz. Hepsi güldü biz hariç. “sen çok kaşınıyorsun uyuz mu oldun?”diye sordu gene enes.
“ne diyon oğlum sen senle konuşan mı var burada?”dedi poyraz. “doğru ben köpeklerle iletişime geçemem”dedi ve güldü. Laf sokuşları basite kaçıyordu ama bh karşı tarafı çok sinirlendiriyordu. “seni öldürürüm lan düzgün konuş bizimle”dedi ve enesin üstüne yürüyeceken beni itti ve bu hareketine karşı burak poyraza kafa atmıştı.
Kavga çıksın istemiyordum hemde benim yüzümden. “size geceye bir adım bile olsa yaklaşmayacaksınız demiştik uyarımızı dikkate alın aksi taktirde kendinizi ölmüş bilin”dedi burak ve bana dönüp beni giray ile kendi arkasına aldı. “ya bir şey sorucam ne oldu da kızı bir anda gurubunuza aldını ve ona karşı bu kadar korumacı ve sevgi gösteriyonuz”dedi ardanın arkadaşlarından toprak. Bunu bende çok merak ediyordum ama cevap vermezlerdi. “bu sizi asla ilgilendirmez”dedi kayra ve o sıra giray elimden tutu.
“ayıp oluyor ama kayra”dedi toprak ve güldü. “biz diyeceğimizi dedik umarım dikkate alırsınız”dedi enes ve tam arkamızı dönüp gidiceken bir şeyler dediler ama ben anlamadım ve dedikleri her neyse burak ve girayı delirtmeye yetmişti. Giray ve burak tam üstlerine yürüyüp saldıracaken koşarak karşılarına geçip onları durdurmaya çalıştım ama işe yaramayacağa benziyordu çünkü çok sinirliydiler. “bir daha onun hakkında tek kötü bir laf edersen seni öldürürüm”dedi burak ve ardaya kafa attı.
Giray ve burak beni çok koruyorları ve bunun sebebini bilmiyordum. Giray buraka göre bana daha çok yakın davranıyordu. Enesler burakı sakinleştirmeye çalışıyor ben girayı ama imkansıza benziyordu. Girayın kolundan tutum ve toprak o an beni itti. Dengemi sağlayamadım ve tam düşüceken giraya tutundum. Giray bana döndü ve elini yanaklarıma koydu. “iyi misin”dedi ve yalandan da olda onları orada uzaklaştırmak için yalan söyleyecektim. “buradan gidelim”dedim ve giray başı ile beni onayladıktan sonra eneslere döndü ve gidelim dedi.
Son kez onlarla bakıştılar ve oradan uzaklaştık. Sınıfa gelir gelmez kendimi sıraya atmıştım ve kafamı sıraya koyup uyumayı denedim ama olmamıştı başım çok ağırıyordu.







