1. BÖLÜM — LIONS
Okulun kapısından içeri girdiğim anda bir şeylerin farklı olduğunu anladım.
Koridor normalden sessizdi.
Herkes aynı yere bakıyordu.
Merdivenlerin başında beş kişi duruyordu.
Siyah okul ceketleri, soğuk bakışlar ve yakalarında aynı amblem…
LIONS.
Yanımdaki Ece kolumdan tuttu.
— Yaren, onlara bakma.
— Neden?
Ece sesini iyice alçalttı.
— Çünkü bu okulda herkes onları tanır.
— Kim bunlar?
Ece cevap vermeden önce etrafına baktı.
— Okulun mafyası.
İstemeden tekrar baktım.
Tam o sırada grubun ortasındaki çocuk gözlerini bana çevirdi.
Bakışlarımız kesişti.
Bir saniye…
İki saniye…
Sonra dudaklarının kenarında hafif bir gülümseme oluştu.
— Yeni kız, dedi.
Yanındaki çocuk bana baktı.
— Evet. Daha önce görmedim.
Ben yürümeye devam ettim.
Ece arkamdan fısıldadı:
— Yaren, sakın bulaşma.
Ama artık çok geçti.
Merdivenlerden inerken grubun içinden biri önüme geçti.
— Adın ne?
— Yaren.
— Lions'a katılmak ister misin?
Kaşlarımı çattım.
— Hayır.
Koridorda birkaç kişi dönüp bize baktı.
Çocuk şaşırdı.
— Daha teklifin ne olduğunu bile bilmiyorsun.
— Cevabım yine hayır.
Tam yanından geçecekken arkamdan bir ses geldi:
— Bu okulda bize “hayır” diyen fazla kişi yok.
Durdum.
Yavaşça arkamı döndüm.
— O zaman alışmaya başlayın.
Ece'nin gözleri büyüdü.
Koridor tamamen sessizleşti.
Lions grubunun lideri birkaç saniye bana baktı.
Sonra gülümsedi.
— İlginç.
Ve cebinden siyah bir kart çıkarıp bana uzattı.
Kartın üzerinde tek bir şey yazıyordu:
LIONS — 21.00
— Bu ne?
— Bu gece cevabını değiştirmek için son şansın.
Kartı elime bıraktı.
Sonra beşi birden dönüp koridorun sonuna doğru yürüdü.
Ece yanıma koştu.
— Yaren… O karta dokunmasaydın keşke.
Kartı çevirdim.
Arkasında kırmızı harflerle tek bir cümle vardı:
“BİZİ REDDEDERSEN, NEDENİNİ ÖĞRENİRİZ.”
İçimde garip bir his oluştu.
Bu okulda ilk günüm daha yeni başlamıştı.
Ama belli ki benim için asıl hikâye…
Şimdi başlıyordu.
