Zeynep çığlığı bastı. Ali,İlkay ve aslı uyandı. Aslı "ne oluyor lan"
Zeynep bağırarak "SADECE BEŞ KİŞİ KALDIK"
Ali "ne hayır burda geberıp gideceğiz"
İlkay söze girdi "ben dayanamıyorum kendimi öldüreceğim artık" dediği anda kapı açıldı. İki kız iki erkek gelmişti. Aralarından biri "merhaba biz terk edilmiş yerleri arastiriyorduk ama galiba terk edilmemiş burası"
Arda "ne komik biz burda ölüyor teker teker sizde nasi girdiniz buraya"
Aralarından biri yine konuştu
"Tellerden tırmandik hemde kendimizi tanıyalım
Ben Elif topuz bu gördünüz Polat Ertaş buda Şefika beril ve en son olarakta Şükrü soylu"
Zeynep ve Aslı arkada sarılıyordu. Arda "Tamam kes bizide bahçeye indirin kapı kilitli açamıyoruz"
Elif "çatıda merdiven var."
Zeynep aniden ayağa kalkti
"O zaman önce kantin yemek alacağız oradan da çatıya."
Herkes çantaları alıp aşşagi kantine indiler...
Arda "bakın sucuk,kaşar,sosis,mısır,tatlı,çubuk kraker ve en önemlisi su"
Resmen kantin yağmalanmıştı.
Çatıya zorlukla çıkmalarıdan sonra küçük bir merdiven vardı ve hiç sağlam değildi.
Önce Arda indi sapasağlam
Sonra Zeynep ondanda sonra Aslı en sonda herkes indi sadece Ali kaldı Ali merdivenlere iki adim attı ve dengesini kaybedip kafa üstü yere çakıldı. Her yer kan oldu.
Aslı " ÖLDÜ VE ÜSTÜME KAN GELDİ AH HAYIR ÖLMEK İSTEMİYORUM BEN DAHA ÇOK GENCİM HERKES ÖLSÜN BEN ÖLMEYİM İSTEMİYORUM." Bağırdı Elif sinirle Aslı'ya dik dik baktı ve cebindeki hançeri çekti. "Ya kes sesini yada onun yanına git anladın mı korkak böcek"
Aslı göz yaşlarında bogulurcasina ağlamaya başladı.
Zeynep "onu orda bırakın da biz şuraya geçelim."
Uzun bir süre sonrasında hava kararır ve uyumaya başlarlar İlkay hariç. Elif ağır bir uykuya daldığında cebindeki hançeri alıp arkada bahçeye gidip kendi kendine "bunu yapmalıyım benden kurtulacaklar ama ondan kaçamazlar. Son sözleri buydu ve kalbine hançeri saplayip çıkardı ve ikinci hamle olarak sol elini koparircasina kesti ve karnına saplayip gözlerine kan indi ve o şekilde öldü.
Aslı ise ortada yoktu.
