İçeriğe geç

Okuldaki guzli kuyu

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Okuldaki guzli kuyu

Bölüm 8

8. Bölüm

8. Bölüm: Büyük Keşif ve Korku

​Son ders zili çaldığında, öğrenciler hızla okuldan ayrılmaya başladı. İşçiler de günlük mesailerini bitirip araçlarına binerek alandan ayrılmışlardı. Qədir dayı ise kontrolünü tamamlayıp okul binasına girmişti.

​Hava kararmak üzereydi. Kızlar için beklenen an gelmişti.

​Mələk çantasından çıkardığı küçük bir çekiçle, dün buldukları paslı kutunun kilidine vurdu. Birkaç denemeden sonra paslı kilit kırıldı. Kutunun içinden sararmış bir kağıt ve eski, demir bir anahtar çıktı. Kağıdın üzerinde okulun krokisi ve deponun hemen arkasındaki sarmaşıklı duvarın altında bir geçit olduğu yazıyordu!

​— "Kuyu burada değilmiş!" dedi Mələk heyecanla. "İşçilerin beton döktüğü yer sadece bir tuzak veya eski bir bölmeymiş. Asıl kuyu deponun arka duvarının altındaki gizli geçitte!"

​Üç arkadaş hızla sarmaşıklı duvara doğru koştular. Yağmur elindeki feneri yaktı ve sarmaşıkları kenara çekti. Duvarın alt kısmında, toprağa yarı gömülü duran demir bir kapak belirdi. Mələk kutudan çıkan eski anahtarı kapağın deliğine soktu ve zorlukla döndürdü.

​GICIRRRRR...

​Metal kapak büyük bir gürültüyle açıldı. İçeriden yüz yıldır hapşırılmış gibi nemli, soğuk ve tozlu bir hava dışarı yayıldı. Fenerin ışığını aşağıya tuttuklarında, dibi görünmeyen, dikey ve derin bir taş kuyu gördüler. Taş duvarlarda yosunlar birikmişti ve derinliklerden garip, yankılı bir rüzgar sesi geliyordu.

​Kuyu işte tam karşılarındaydı!

​Ancak o an, üç kızı da devasa bir korku kapladı. Kuyunun karanlığı ve o soğuk hava öylesine ürkütücüydü ki, hiçbirinde içeri adım atacak, ya da aşağıya inebilecek cesaret kalmamıştı.

​Sude titreyen sesiyle geri çekildi:

— "Ben... ben aşağıya inemem. Çok karanlık ve orada ne olduğunu bilmiyoruz. Ya aşağıda bir şey varsa?"

​Yağmur bile o heyecanlı tavrını kaybetmişti. Feneri tutan eli titriyordu:

— "Sude haklı... Bu kadarını beklemiyordum. İçerideki hava nefes almayı bile zorlaştırıyor."

​Mələk kuyunun derinliklerine baktı. Kalbi hızla çarpıyordu. Keşfetmek istiyordu ama arkadaşlarını tehlikeye atamazdı. Üstelik yanlarında halat ve yeterli teçhizat yoktu.

​— "Tamam," dedi Mələk kapak kenarındaki demirden tutarak. "Şimdi girmeyeceğiz. Bu gece eve dönüp daha iyi hazırlanacağız. Fenerler, ipler ve koruyucu maskeler getireceğiz. Bu işi yarın çözeceğiz."

​Kızlar birleşerek ağır demir kapağı tekrar kuyunun üzerine kapattılar ve üzerini sarmaşıklarla gizlediler. Kuyuyu bulmuşlardı ama onun karanlık derinliklerine inmek, ertesi güne bırakacakları çok daha büyük bir cesaret gerektirecekti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.