— "Min-jun!"
Bu Yuna'ydı.
Koşarak yanlarına geldi.
— "Seni her yerde arıyordum."
Min-jun şaşkın görünüyordu.
Yuna ise Seo-ah'a dönüp tatlı bir şekilde gülümsedi.
Ama o gülümsemenin altında başka duygular saklıydı.
O gece Seo-ah telefonuna gelen anonim bir mesaja baktı.
📩 "Min-jun'a güvenme. Onun hakkında bilmediğin şeyler var."
Seo-ah'ın kalbi hızla atmaya başladı.
Mesajı kimin gönderdiğini bilmiyordu.
Ama bir şeylerin değişmek üzere olduğunu hissediyordu...
Seo-ah, telefonundaki mesaja tekrar baktı.
📩 "Min-jun'a güvenme. Onun hakkında bilmediğin şeyler var."
Kalbi hızla atıyordu.
Bu mesajı kim göndermişti?
Ve neden göndermişti?
Ertesi gün okulda Seo-ah'ın aklında sadece bu mesaj vardı.
Ders boyunca dikkatini toparlayamadı.
Teneffüste Min-jun yanına geldi.
— "İyi misin?"
— "Evet."
Ama sesi pek ikna edici değildi.
Min-jun endişelendi.
— "Bir sorun mu var?"
Seo-ah bir an düşündü.
Mesajdan bahsetmeli miydi?
Sonunda vazgeçti.
— "Yok, sadece biraz yorgunum."
Öğle arasında Yuna arkadaşlarıyla otururken uzaktan Seo-ah'ı izliyordu.
Tam o sırada Yuna'nın telefonu titredi.
Bir mesaj gelmişti.
💬 Bilinmeyen Numara: "Mesajı gönderdiğim kız şüphelenmeye başladı."
Yuna'nın gözleri büyüdü.
Hemen telefonu kapattı.
Kimsenin bunu görmesini istemiyordu.
O gün okul çıkışında Sonbahar Balosu Komitesi bir duyuru yaptı.
📢 "Okul Kraliçesi adayları yarın açıklanacak!"
Koridor bir anda heyecanla doldu.
Herkes kimin aday olacağını konuşuyordu.
Yuna emindi.
Bu yıl da aday olacaktı.
Ama sonra duyduğu bir şey onu şaşkına çevirdi.
— "Bence Seo-ah kesin aday olur."
— "Evet, bütün okul onu konuşuyor."
Yuna'nın yüzü gerildi.
İlk kez tacını kaybedebileceğini düşündü.
Akşam olduğunda Seo-ah okul dolabını açtı.
İçinde küçük beyaz bir zarf vardı.
Şaşkınlıkla açtı.
İçinden bir fotoğraf çıktı.
Fotoğrafta Min-jun bir kızla birlikteydi.
Ama fotoğraf eski görünüyordu.
Arkasında tek bir cümle yazıyordu:
"Gerçeği öğrenmek istiyorsan yarın çatıya gel."
Seo-ah'ın elleri titremeye başladı.
Kim onunla oyun oynuyordu?
Ve o fotoğraftaki kız kimdi?