2. BÖLÜM : GİZEMLİ HAREKETLER
Bir anda karşımıza Jackson oturdu o anda Sergio ayağa kalktı. Çok korktum yine kavga edecek diye ama bana söz vermişti.
"Selam Jackson. Naber?" Dedi gülümseyerek ve yanımızdan uzaklaştı. Jackson'da şaşırmıştı bu duruma "Selam" dedi kısık tonda.
"Merhaba" dedim çünkü ne diyeceğimi bilemedim, sabah ki olan olaydan sonra hiç konuşmamıştık. Etrafa karşı bu kadar sert olan bir insan neden benim yanıma gelince yumuşuyordu bilmiyorum. Daha yeni tanışmıştık bir gün bile olmamıştı.
Ama içimden bir his ona güvenmemi söylüyordu, o kadar süreden sonra birine güvenmek mi? Emin olamıyorum...
Ben öyle bi dalmıştım ki Jessie'nin yanıma gelmesiyle kendime geldim "Sen ne yapmaya çalışıyorsun acaba, daha seni uyaralı ne kadar oldu?" Dedi ve beni oturduğum yerden aşağı itti ve yere kapaklandım canım yanmıştı.
Ben ne yapmıştım ki bana böyle davranmıştı? Jessie'nin ne kadar kötü olduğunu bilsem de bir sebebi olmadan birine böyle davranmayacağını biliyordum. Ben ayağa kalktım ve birşey demeye kalmadan Jackson, Jessie'nin kolundan tutarak yemekhane dışına götürdü.
Ne alakası vardı bu ikisinin birbiriyle?? Bu düşünceyi kenara attım çünkü şu anda bunu düşünmeye halim yoktu sabahtan beri zaten aklım darman dumandı .
Neyse ki Sergio'yla aramız düzelmişti. Tam bunu düşündüğüm sırada yanıma Sergio geldi." Kızım sen başını belaya sokmadan duramıyor musun?" dedi saçımı karıştırarak. "Yok duramıyorum yaa... Daha ne yaptığımı bile bilmiyorum ama yakında kokusu çıkar ortaya" dedim umursamaz gibi ama içten içe bişey yiyordu beni...
Sonunda ilk okul gününü bitirmiştim. Sergio beni eve bıraktı ve evin kapısına doğru ilerledim, annem çalıştığı için kapıyı çalmadım, çantamdan anahtarımı aldım ve içeriye girdim. Çantamı odama bırakıp banyoya girdim. Önce bir güzel duş aldım, çıktım. Üstüme rahat birşeyler geçirip yatağa uzandım.
Telefonu elime aldım ve biraz bakındım... Alarmımı kontrol ettikten sonra komodinin üstüne bırakıp uykuya daldım çünkü bugün baya yorulmuştum ne ara uykuya teslim oldum anlamadım.
~ Diğer gün
Gözlerimi açtığımda daha güneş doğmamıştı, örtümü üstümden çektiğimde soğuk hava vücuduma çarptı bir anda titredim. Terliklerimi giyip mutfağa indim evde annem yoktu. Neden yoktu anlamamıştım, aramamıştıda. Büyük ihtimalle iş için kalmak zorunda kalmıştı. Benim için hiç durmadan çalışıyordu. Hayatımda ki iyilik meleğiydim...
Okula gitmeme üç saat vardı uyku da tutmamıştı bu yüzden erkenden kahvaltı yapmak için dolabı açtım ama canım sabah sabah bir şey istememişti. Hemen gidip acı bir kahve yaptım. Fincanı alıp televizyonun karşısına oturdum. Filmimi açıp izledim, film izlemeyi çok seviyorummm.
Kapının açılma sesiyle hemen televizyonu kapattım ve ayaklandım. Yavaşça kapıya doğru yürüdüm. Elimde olan kahve fincanını sıkı sıkı tuttum ve kapıya doğru bağırarak fincanı fırlattım
"Sen kimsin beee!!" diye bağırdım. "Aaahhh!!" diye inledi annem. Maalesefff anneme fincanı fırlatmıştım. Bacağını tutarak yere oturdu " Kızım bu saatte niye ayaktasın ve neden fırlattın fincanı" dedi annem, annemin yanına yerime oturdum.
"Anne seni hırsız sandım." dedim omzunu yukarı aşağı haraket ettirerek. " Özür dilerim canını yaktığım için" dedim yanağından öptüm ve kolundan tutarak yerden kaldırdım.
"Bu fincanda baya sağlammış. Bacağımı deldi geçti resmen ama kırılmadı. Bundan biraz daha alalım" dedi gülerek bende güldüm her olaya pozitife çeviriyordu benim kraliçem...
"Anne neden bu saatte geldin normalde bu kadar geç gelmezdin. Neler oluyor?" dedim ciddi bir şekilde gözlerine baktım. Annem gözlerini benden kaçırdı ve odasına doğru yöneldi " Çok uykum var Millie sonra konuşalım" dedi ve yanımdan kaçar gibi gitti.
Bu işte bir iş vardı annem hiç böyle hareketlerde bulunmazdı. Benden birşeyler saklıyor olmalı. Bende Millie'ysem bu işin peşini bırakmam...
sɪᴢᴄᴇ ᴍɪʟʟɪᴇ'ᴅᴇɴ ɴᴇ sᴀᴋʟᴀɴıʏᴏʀ?? sᴇʟᴀᴍᴍᴍ ᴀʀᴋᴀᴅᴀşʟᴀʀʀʀ... ɪ̇ʟᴋ ʙᴏ̈ʟᴜ̈ᴍᴅᴇɴ sᴏɴʀᴀ ʙᴜ ʙᴏ̈ʟᴜ̈ᴍ ʙɪʀᴀᴢ ᴅᴀʜᴀ ᴍɪʟʟɪᴇ'ʏʟᴇ ᴀʟᴀᴋᴀʟı. sɪᴢᴄᴇ ɴᴀsıʟ ʙɪʀ ᴅᴜʀᴜᴍ ᴍɪʟʟɪᴇ'ʏɪ ʙᴇᴋʟ
ɪʏᴏʀ ʙᴜʀᴀʏᴀ ʏᴀᴢᴀʙɪʟɪʀsɪɴɪᴢ...