İçeriğe geç

OKUL GÜNLÜKLERİ

Bölüm 10 · 4 dk okuma

OKUL GÜNLÜKLERİ

Bölüm 10

9. BÖLÜM : HAYAL KIRIKLIĞI

Sizi biraz beklettim biliyorum ama bu bölümü biraz daha heyecanlı olmasını istedim. İyi okumalar 🥰

9. BÖLÜM : HAYAL KIRIKLIĞI

En sonunda hastaneye gelmiştik...

Hastaneye girdiğimde görevli olan birini bulmuştum ve Felix'in kaldığı odayı öğrendim. Sergio'nun gelmesini beklemek zorunda kaldım çünkü arabayı koyacak bir yer arıyordu...

Sergio geldiğinde birlikte Felix'in kaldığı odanın koridoruna girdiğimizde ne görüyim annem ve teyzem burda. Ben şokk! Bana büyük ihtimalle kızacaklardı haber vermediğim için.

Tabi şaşırmamam lazım, büyük ihtimalle hastanedekiler aramıştır. Onların yanına geldiğimizde annem ve teyzem bana bakıyordu. Beni suçluyor gibiydiler. "Merhaba anne, merhaba teyze. Felix nasıl?" dedim. "Durumu düne göre iyi." dedi yüzüme bakmayarak. "Anne siz iyi misiniz?" dedim çünkü hiç böyle davranmazlardı. Anlıyordum Felix'e olanlardan sonra üzülmüşlerdi ve yorulmuşlardı. Ama annem bana hiç bu kadar uzak davranmadı hem de hiç...

"Ne dememizi bekliyorsun Millie! Hem bu olanlar senin yanına geldiğinde oldu farkında mısın?" dedi teyzem. "Sen ciddi misin teyze ben böyle olsun ister miydim? Ve benim suçum değil ben kimseye zarar vermem hele ki Felix'e aslaa!" dedim bağırarak. Hayal kırıklığına uğramıştım. "Sakin ol Millie hadi gel biraz otur, su iç" dedi Sergio, beni sakinleştirmeye çalışıyordu ama nafile. Bir kaç dakika geçti hâla annemden tık yok. Sonunda dayanamayıp ayağa kalktım.

"Bravo anne sana sende mi beni suçluyorsun? Tek bir kelime bile etmedin, dur sakin ol Millie böyle birşey yapmaz diyemedin!" Artık o kadar sinirlerim boşalmıştı ki kendimi durduramıyordum. Ben asla Felix'e zarar gelmesini istemem. Annem ayağa kalktı ve bana doğru işaret parmağını bana doğru uzatarak "Millie artık sus! Yeterrr, gerçekten sus artık dayanamıyorum." dedi annem.

"Dayanamıyormusun anne o zaman dayanma anladın mı?!" dedim. Bunlar ne diyor ya sanki ben direk silahı almışım elime ve Felix'i vuruşum gibi konuşuyorlar. Annemi hiç bu kadar bana uzak görmemiştim benden tiksiniyor gibi bakıyordu. Bi anne nasıl bunu yapar ki. Hem de annem benim en yakınım derken...

"Millie yaptığın şeyden pişmanlık duyacağına buraya gelmiş hesap soruyorsun" dedi annem. "Ben ne yaptım anne?" dedim kaşlarımı çatarak. "Ne mi yaptın? Bir de soruyor musun, Felix'e zarar veren kişi sensin ve bunu bize soruyorsun." dedi ve hemen devam etti "Ben seni böyle yetiştirmedim Millie" dedi annem o an sanki dünya durmuştu da ben içinde kaybolmuştum.

"Amber teyze sen ne diyorsun böyle birşey yok. Millie Felix'e birşey yapmadı. Biz ordaydık ama biz yapmadık!" dedi Sergio benim konuşmamı beklemeden. "Nasıl yani Millie yapmadı mı?" dedi annem. Kaşları artık çatık değildi biraz daha sakindi. Teyzem de pür dikkat bizi dinliyordu. "Artık benim yapmamın veya yapmamamın bir anlamı yok. Siz beni Felix'i öldürmeye çalıştığıma inandınız. Bunu nerden çıkarttınız acaba?" dedim ve gözümden bir yaş aktı ama ben elimin tersiyle sert bir şekilde sildim.

"Polisler bizi aradı. Felix'in vurulduğunu ve bunu da senin yaptığını söylediler." dedi teyzem. Artık bana inanıyor gibiydiler, "Polisler mi? Ben söylemiştim Millie bu polislerde bir iş var diye" dedi Sergio bana bakarak. Tabi annemgil birşey anlamamıştı. "Ne oluyor biri bize anlatabilir mi herşeyi?" dedi annem.

Neden bilmiyorum ama annem ve teyzemden ilk defa kendimi ayrı hissettmiştim sanki bir yabancı gibi galiba artık her zaman böyle hissedicektim...

Olan biten herşeyi anlattıyordum ve annemgil ağzı açık bir bir şekilde beni dinliyorlardı. Herşeyi detaylı bir şekilde anlatıp bitirdiğimde annem bana sarıldı. Kollarını bana dolamıştı ama ben ona kollarımı dolmadım sanki oyuncak bebek gibi öyle durdum. Annem bunu farketmemiş olacak ki "Çok özür dilerim kızım" dedi annem ama ben karşılık vermedim sadece dudağımı hafif kıvırarak tebessüm ettim.

"Bende çok özür dilerim Millie senin bunu yapmayacağını düşünmemiz gerekiyordu" dedi teyzem. "Anlıyorum teyze. Buna inanmanız beni çok kırdı açıkcası ama bundan önce bu oyunu kim kuruyor bunu öğrenmem lazım" dedim.

Biz konuşmaya dalmışken bir hemşire geldi. "Felix beyin yakınları siz olmalısınız. Felix bey uyandı şimdi doktor muayene ediyor ve birazdan görüşebilirsiniz." dedi hemşire. Hemen hepimiz ayağa kalktık ve Felix'in odasının penceresinden ona bakıyorduk. O da bize bakıyordu...

Doktor dışarı çıktığında Felix'in iyi durumda olduğunu fakat dinlenmesi gerektiğini söylemişti. Ve odaya teker teker girmemizi söylemişti. İçeri teyzem girecekken hemşire durdu "Felix bey Millie adlı birinin yanına gelmesini söyledi" dedi ve gitti.

Hemen içeri girdim ve kapıyı kapattım. "Nasılsın iyi misin?" dedim yanına yaklaşarak. "İyiyim Millie yani biraz ağrım var ama idare ediyorum. Sen bunu geç seninle çok önemli birşey konuşmam lazım" dedi ve bana pencereyi gösterdi. Perdeyi kapatmamı ima ediyordu ve bende kapattım. Neydi bu kadar önemli olan şey...

"Ne bu kadar önemli olan şey?" dedim ve yatağın yanındaki koltuğa oturarak. Ve dikkatlice onu dinliyordum.

"Beni vuran kişi hakkında, aslında kişiler hakkında..."

Yazar Notu: Hiiiiiiiii. guyyyyssssss 🥰❤️ ✨Umarım bu bölümü sevmişsinizdir.✨

Evet bu bölüm biraz üzüntü içeriyor ama çok güzel oldu. Sizce de güzel mi?

Millie'nin annesi yani Amber ve Millie'nin teyzesi için bir fotoğraf seçemedim bunu sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Bol bol yorum yapmayı unutmayın ve Oylamaya (yani okuduğunuz sayfanın herhangi bir yerine basınca alt solda çıkan yıldız) basarsanız çok sevinirim. Ve profilimi takip edin pleaseeeee 🙏😊❤️

Kendinize iyi bakınn 🫶🏻💗

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.