Ceren e baktım şaşkındı, gözüm tekrar televizyona kaydı sunucu kadına "Peki Pınar hanım kızınızı bulsanız ona ne söylemek isterdiniz" Dedi. Kadın devam etti "Kızım beni bulursan Aşağıdaki numarayı ara sana herşeyi anlatacağım
Ceren telefonu çıkardı ve kulağına götürdü."Alo Ceren sen misin"
"Even benim Pınar hanım yani annenize veriyorum"
"Kızım"
"Anne" dedi Ceren
"Kızım neredesin"
"İstanbul'a arkadaşımlayım"
"Tamam sen gelebilecek misin" dedi Pınar hanım.
1 saat sonra
Salona vardığımızda sunucu bizi karşıladı. Pınar hanım olanları
Anlattı "Kızım şimdi beni iyi dinle" dedi ve devam etti.
18 YIL ÖNCE ARALIK 2006
Pınar in anlatımıyla
Bebeğim doğmuştu kucağımda idi hastanede idim bir süre sonra doktor geldi "merhabalar ismim temel Kotil Çocuk bakım uzmanıyım. Bebeği uyutmaya götüreceğim sonuçta vip hizmeti aldınız bebeği alabilirmisiniz.?"
Mart 2024
Pınar in anlattıktan sonra biraz daha konuştular ve dışarı çıktım. Cerenle bir parka oturduk. Daha sonra bana döndü. "Ailemi de bulduk" ve devam etti. "Keşke beni kaçıran kişileri de bulsak." Telefonu çıkarıp suat'ı aradım
"Alo suat hemen konuya giriyorum
"Şöyle cemal"
"Suat Ceren'i kaçıran kişiyi araştir" telefonu kapattım.
Suat'ın cevabını beklerken, Ceren'in gözlerindeki kararlılık dikkatimi çekti. "Ne olursa olsun, bu işin sonuna kadar gideceğim," dedi. "Ve sen, Cemal, her zaman yanımda olacak mısın?" Ona baktım, gözlerimdeki cevap her şeyi anlatıyordu.
Birkaç dakika sonra Suat'tan gelen mesajla irkildik. "İpucu buldum, takip ediyorum," yazıyordu. Hemen ayağa kalktık ve Suat'ın belirttiği adrese doğru yola çıktık. Şehrin arka sokaklarına dalarken, her bir köşe başında umut ve endişe arasında gidip geliyorduk.
Nihayet, eski bir depoya vardık. Suat bizi bekliyordu. "Güvenlik kameralarını inceledim," dedi. "Ceren'i buraya getiren bir van gördüm." Kapıyı açtığımızda, içerisi karanlık ve sessizdi. Yavaşça ilerlerken, Ceren'in elini sıktım. Bu, beraber yürüdüğümüz en zorlu yol olabilirdi.
Derinlerden gelen hafif bir sesle durduk. Suat önde, biz arkada, sesin geldiği yöne doğru ilerledik. Ve orada, bir köşede, Ceren'in kaçırılmasına neden olan adamı bulduk. Gözleri şaşkınlıkla açılmıştı; kaçacak yeri yoktu.
Ceren adama doğru yürüdü. "Neden?" diye sordu. Adamın cevabı, Ceren'in geçmişiyle ilgili şaşırtıcı gerçekleri ortaya çıkardı. Bu, sadece bir kaçırılma olayı değil, aynı zamanda bir aile sırrının açığa çıkışıydı.
O gece, her şey açığa çıktıktan sonra, parka geri döndük. Ceren, "Artık korkacak bir şeyim kalmadı," dedi. Ona yaklaştım ve ellerini tuttum. "Ve benimle olduğun sürece, asla yalnız olmayacaksın," dedim. Ay ışığında, birbirimize yaklaştık.Ay ışığının altında, parkın sessizliğinde. Gözlerimiz birbirine kenetlenmişti, sanki dünyadaki her şey bu an için durmuştu. "Ceren," dedim, sesimde hafif bir titremeyle. "Seninle geçirdiğim her an, hayatımın en değerli hazineyi biriktirmesi gibi." Ceren'de bana baktı, ve o an bir ses duydukO gece parkın sessizliğinde, Ceren'in ellerini tutarken, dünyanın tüm karmaşası uzaklaşmış gibiydi. Gözlerimizdeki parıltı, yıldızların ışığını kıskandırıyordu. "Ceren," dedim, "seninle her an, bu karanlık dünyaya ışık tutan bir yıldız gibi."
Birden, o sakinlik içinde, uzaktan gelen hafif bir melodi duyuldu. Merakla sesin geldiği yöne doğru ilerledik. Parkın öbür ucunda, eski bir gramofonun yanında, bir sokak sanatçısı hüzünlü bir şarkı çalıyordu. Müziğin büyüsü altında, Ceren'le dans etmeye başladık. Her dönüşümüzde, etrafımızdaki yapraklar hafifçe uçuşuyor, ay ışığı şarkının ritmine göre parlıyordu.
Dansımız sırasında, Ceren'in gözlerindeki derinlikte kayboldum. Onun gözlerinde, geçmişin hüzünlerini ve geleceğin umutlarını görebiliyordum. "Ceren," dedim, "seninle dans etmek, zamanın ötesine geçmek gibi."
Şarkı sona erdiğinde, sessizlik yeniden çöktü. Ama bu kez, o sessizlik içinde bir sıcaklık vardı. Ceren, gözlerini kapatıp başını omzuma yasladı. "Bu gece," dedi, "hayatımın en güzel melodisi oldu."
Ve o an, parkın ortasında, bir yıldız kaydı. Ceren'in gözleri parladı ve dileğini fısıldadı. Ama dileğini söylemedi. "Bir dilek tuttum," dedi, "ama sana söyleyemem, yoksa gerçekleşmez."
Gülümsedim ve ona sarıldım. "O zaman, senin dileğin benim de dileğim," dedim. "Ve umarım, her neyse, ikimiz için de gerçekleşir."
Birden, parkın ötesinden gelen seslerle irkildik. Gökyüzünde, renkli ışıklar parlamaya başlamıştı. Bir havai fişek gösterisi başlamıştı. Göz kamaştırıcı renkler, geceyi aydınlatıyordu ve biz, bu sihirli anın içinde, birbirimize daha da sıkı sarıldık.
"Ceren," dedim, "bu gece, seninle birlikte, hayatımın en parlak anlarını yaşıyorum."
Ceren, gözlerini bana dikti ve gülümsedi. "Ve ben," dedi, "seninle olduğum sürece, her gece bir bayram gibi olacak."
Havai fişeklerin son patlamasıyla, parkın üzerinde bir sessizlik çöktü. Ama bu kez, o sessizlik, yeni başlangıçların müjdecisiydi. Ceren'in elini sıkıca tuttum ve birlikte, yeni bir hikayenin ilk adımlarını atmaya hazır olduğumuzu hissettik.Havai fişeklerin son patlamasıyla birlikte, parkın üzerindeki sessizlik içinde bir heyecan dalgası yayıldı. Gözlerimiz hala birbirine kenetlenmişken, Ceren'in yüzünde bir ışıltı belirdi. "Bak!" dedi, parmağıyla gökyüzünü işaret ederek. Gözlerimi yukarı kaldırdığımda, gökyüzünde bir mesaj beliriyordu. Havai fişeklerle yazılmış, "Ceren ve Sen, Sonsuza Dek" yazıyordu.
Kalbim hızla atarken, Ceren'e döndüm. "Bu senin eserin mi?" diye sordum. Ceren, sırıtarak başını salladı. "Hayır, bu senin dileğin," dedi. "Seninle birlikte olmak istediğim her an için, gökyüzüne bir yıldız eklemek gibi."
O an, parkta yalnız olmadığımızı fark ettim. Etrafımızda, sessizce bizi izleyen ve bu sihirli anın tanıklığı yapan bir kalabalık toplanmıştı. Onların alkışlarıyla, Ceren'in yüzündeki gülümseme daha da genişledi. "Bu geceyi unutulmaz kılan her şey için teşekkür ederim," dedi. "Seninle her şey bir mucize gibi."
Ve o anda, parkın ötesinden gelen bir ses duyduk. Ceren'in adını haykıran bir ses. Dönüp baktığımızda, Ceren'in ailesi ve arkadaşları, ellerinde çiçekler ve balonlarla bize doğru yürüyorlardı. Ceren şaşkınlıkla onlara baktı. "Bu geceyi daha da özel kılmak istedim," dedim, "ve onlar da bize katılmak istediler." Evet aslında bunu dün gece Suat'a söylemiştim ama Suat etkinliği tam zamanında ayarlanmıştır.
Ceren, gözyaşları içinde, ailesine ve arkadaşlarına sarıldı. Onların sıcak kucaklamaları arasında, Ceren bana döndü ve "Bu gece, hayatımın en büyük sürprizi oldu," dedi. "Ve seninle birlikte, her şey mümkün."
Parkın ışıkları yeniden yandı ve müzik çalmaya başladı. Hepimiz, Ceren ve benim etrafımda dans etmeye başladık. Gökyüzü artık sadece yıldızlarla değil, aynı zamanda sevgi ve mutlulukla da parlıyordu. Bu gece, gerçekten de, hayatımızın en heyecanlı ve unutulmaz anlarından biri olmuştu.Müziğin ritmi yükseldikçe, parkın her köşesi coşkuyla doldu. Ceren'in ailesi ve arkadaşları, ellerindeki çiçekleri havaya fırlatarak, bu özel anı kutladılar. Gökyüzündeki yıldızlar sanki bizimle birlikte dans ediyor, havai fişeklerin ışığında parıldıyordu.
Ceren, gözlerini bana çevirdi ve "Bu geceyi sonsuza kadar hatırlayacağım," dedi. "Seninle yaşadığım her an, bir ömür boyu sürecek bir hikayenin parçası gibi." Onun bu sözleri, kalbimde derin bir iz bıraktı. Ceren'e sarılarak, "Ben de seni asla unutmayacağım," dedim. "Seninle geçirdiğim her an, hayatımın en değerli anılarından biri."
Aniden, parkın karşı tarafından gelen bir gürültü dikkatimizi çekti. Bir grup müzisyen, ve sanatçı el yapımı enstrümanlarla parka girdi ve hemen bir konser vermeye başladı. Müzik, parkın her yanını sardı ve biz de onların etrafında dönmeye devam ettik. Ceren'in kahkahaları, müziğin melodisiyle birleşerek, geceye eşsiz bir neşe kattı.
Dansımız sürerken, Ceren'in gözlerindeki sevinç ışığı daha da parlak hale geldi. "Biliyor musun," dedi, "bu gece, hayallerimin gerçekleştiği gece." Onun bu sözleriyle, göğsümde bir sıcaklık hissettim. Ceren'in hayallerinin bir parçası olmak, benim için en büyük onurdu.
Müzik sona erdiğinde, parkta bir kez daha sessizlik hakim oldu. Ama bu kez, o sessizlik, mutluluğun ve aşkın sesiydi. Ceren ve ben, birbirimize sıkıca sarılmış halde, parkın ortasında durduk. Gökyüzündeki yıldızlar, sanki bu anı onurlandırmak için daha da parlak yanıyordu.
Ceren, elini göğsüme koydu ve "Bu gece, seninle birlikte olduğum için çok mutluyum," dedi. "Seninle her şey daha güzel." Onun bu sözleriyle, dünyadaki tüm zorluklara rağmen, her şeyin üstesinden gelebileceğimizi hissettim.
Ve o anda, parkın kenarından gelen tatlı bir melodi duyuldu. Ceren'in en sevdiği şarkı, radyodan yükseliyordu. Ceren, şaşkınlıkla etrafına baktı ve sonra bana döndü. "Bu şarkıyı nasıl buldun?" diye sordu. Gülümseyerek, "Sana sürpriz yapmak istedim," dedim. "Ve bu gece, senin için en güzel şarkıyı çalmak istedim."
Ceren, gözyaşları içinde, "Bu gece, hayatımın en büyük hediyesi oldu," dedi. "Ve seninle birlikte, her an bir mucize." Onun bu sözleriyle, parkın her köşesinde sevginin ve umudun ışığı parladı. Bu gece, gerçekten de, hayatımızın en büyülü ve unutulmaz anlarından biri olmuştu. Ve o an sanatçı kürsüye çıktı ve şarkıyı söylemeye başladı
Gökyüzünde parlayan yıldızlar gibi,
Senin gözlerin aydınlatır geceyi.
Her anın kıymetli, her anın bir hediye,
Seninle geçen zaman, en güzel melodi.
Rüzgarın şarkısı, yaprakların dansı,
Seninle her şey mümkün, seninle her şey farklı.
Kalbimdeki bu sevinç, sana olan aşkım,
Sonsuza dek sürecek, bitmeyecek hiçbir zaman.
Ayın ışıkları altında, el ele,
Bu geceyi kutlarız, sevgiyle, neşeyle.
Seninle birlikteyken, dünya daha güzel,
Bu şarkı senin için
Ve şarkı bitti. Ceren bana baktı. "Çok teşekkür ederim aşkım." Ne! Aşkım mı.? "Bir daha söyler misin.?" Dedim ve o anda Ceren bana göz kırptı "Aşkım."
Ve "Cemal" diye ses duyduk. Arkamı döndüm. Gelen Suat idi Suat'a doğru eğilip "Suat teşekkürler nasıl tam zamanında ayarladın." Suat cevap verdi "Aslında siz parkta otururken bende oradaydım".