İçeriğe geç

Oktralar Brinlere karşı

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Oktralar Brinlere karşı

Bölüm 1

1bölüm

Doğmak◇Yaşamak◇Ölmek

Hayat bu üç aşamamı? Öyleyse neden yaşamayı aşamadık?

1992

Çok fazla , düşündüyümden daha fazla.....Başaramıycağımızı sanmıştım, ölüme kadar gelsek bile buraya kadar gelemeyiz demiştim ve şimdi gidiyorduk. Korkmuyorduk ama ben üzülüyordum.

Karanlıktı ve derindi.Sanırım en derin noktalarına ulaşmıştık,ama Garid "daha derine" diyip şansımızı zorluyordu.Onlardan nefret ediyordu, hepimiz nefret ediyorduk ama o daha fazla ediyordu.Kurtulmalarını istemiyordu ,gözü o kadar dönmüşdü ki, kendisinin bile kurtulamıycağını görmüyordu.

Etrafa baktım, çok fazla kişi diyildik,olmamamızda gerekiyordu.Hepsinin yüzüne baktım.Üzüntü,keder,nefret ve kabullenme....Bazılarının buraya nasıl düştüyünü hatırlamıyordum.Çünki çok fazla zaman geçmişti , hem birlikte hem de birlikte.Ama bir yüz vardı ki ne keder vardı , ne de kabulleniş.Sadece endişe vardı.İçimden gülmek geldi.Böyle bir yerde ölüm endişesi ha?Aramızda en genci ve en safı.Beş dakikadan bir pencereden dışarı bakıyordu.Sanırım bir şeyi kontrol ediyor. Oturduğum yerden ayağa kalktım, yaklaşıp yanına oturdum ve :"Okyanustun yüzeyinden 10925 metre altdayız.Garidin planı bu mesafeyi 10984 kaldırmak."

"Biliyorum.." dedi sadece.Biliyorsa sesindeki bu isyan da ne?Pişman mı?

"Kaç yaşındasın?"dedim.

"22 .......olucaktı."dedi.ALLAHIM daha çok genc.

"Yukarıda yakının varmıydı ?"dedim.Gülümsedi ve kafasını kaldırıp bana baktı:"Sanki şimdiden ölmüşüm gibi konuşuyorsun."Birden gülümsemesi durdu ve yüz ifadesi deyişti:"Bu sinirbozucu"dedi.

"Farkındaysan sen de böyle konuşuyorsun"dedim.

"Biliyorum."dedi.Yüzünü pencereye tutup konuşmaya başladı:"Bu birliye katılmadan önce tek istediyim rahat, uzun bir hayatdı."Pencereye bakmakta devam ediyordu.:"Katıldıktan sonra dileğim uzun bir hayat oldu. "Yüzünü aşağı indirdi.:"Şimdi ise bir hayat..."Hala bir şansımız varmış gibi konuşuyordu.

"Bunun için Garidi suçluyormusun ?"dedim.Bir şey demesini bekledim.Ama o hiç bir şey demedi."Ömrün uzun olup-olmaması önemli değil, asıl önemli olan nasıl geçmesi."Yüzünde alaycı bir gülümseme oluştu.

"Sen kaç yaşındasın?"dedi.Git-gide sinirlendiyi sesinden belliydi ve şuan bu soruyu az önce benim verdiyimi hatırladığımda ne kadar saçma olduğunu anladım.Çünki şu an bu sorunun cevabı hiç bir şey değiştirmiyor.

"57 oldu."dedim.Kafasını kaldırdı ve yüzünü bana çevirip sinirli bir ses tonuyla :"Yani bu cümlenin anlamını anlamak için 35 yıl daha yaşamam gerekiyor değil mi,çünki şuan kurduğun cümlenin ne kadar saçma olduğunu düşünmezdim."dedi.Şaşırdım,haklı olmasınamı? Hayır. Sözlerime bu kadar tepki vermesine.Çünki genelde sakin,soğukkanlı bir kızdır kendisi.Bu sakinliyi bizim gibi yaşlı adamlara bir örnekti.Savaş onu ne kadar da değiştirmiş.

Ellerini kulaklarına koydu ve başını aşağı eyip kısık sesle konuşmaya başladı:"Bitti dedim,kazandık artık , yendik dedim.Bu birliye onlarla savaşıb hepsini yok edib uzun,rahat bir hayat dileğiyle katıldım.Meğerse...."Git-gide sesi yükseliyor ve hıcgırıklara dönüşüyordu:"Meğerse kazanmak hiç bir şey değiştirmiyormuş.Belki bu lanet birliye katılmasaydım....."Hemen elimle ağzını kapatdım ve kulağına yaklaşıb :"Ne dediyinin farkındamısın?Her şey bittikten sonra mı bunları söylüyorsun, kızım?"Pişmandı , deli gibi pişmandı ve bu yaptığım onu tamamen çileden çıkartdı.

Elimi ağzından çekdi ve ayağa kalkıp sinirli bir şekilde hepimize bağırmağa başladı:"Sizi lanet pislikler, benim ne suçum vardı ki , bana bunu yaşatdınız,neden benden sakladınız?"Hem bağırıyor, hem de hıcgıra-hıcgıra ağlıyordu.Az önce onu durdurmam sabrının son damlasıydı ve ben onu da akıttım.

Her kes onun yüzüne baktı ve kimsenin yüzünde şaşırmış bir ifade yoktu.Çünki kimse artık umursamıyordu.Aralarından Araz umursamaz ses tınısıyla yüzünü aşağı tutmuş şekilde cevab verdi:"Bizim suçumuz varmıydı ?"dedi.Sonra yüzünü kaldırıb:"Malesef hayır.O yüzden de sesini kes ve yerine otur , genc bayan."diyip yeniden yüzünü aşağı indirdi.

Bir şekilde sakinleşmesi gerekiyordular.Çünki kayda alınıyorduk.Onun böyle lafları yüksek sesle söylemesi hiç iyi değildi.En azından öldükten sonra.

Onun hakkında aramızda en safı demiştim.Çünki hiç bir şeyden tam olarak haberi yoktu.Ona üstü kapalı şekilde anlatmış,dileklerini gerçekleştirme hayali kurdurmuşduk.Hepsi de ne için?Kazanmak için mi? Hayır, kayp etmemek için.Çünki bu son değildi.

2025

"Bu gün bir değil 2 cinayet vakası ile sizinle birlikteyiz. Kadonda eski bir binada 2 kişinin öldüyü haberi alınmış. 20 yaşında Lara Bensonun annesinin anlatdıklarına göre Lara evine su taşımağa giderken binanın eski beton taşlarından biri üzerine düşmüş ve oradaca can vermiştir.Taş ağır olduğu için hale taşın altından çıkartılamıyor.Annesinin ifadesine göre Laradan son duyduğu şey "anne"kelimesi olmuştur.Detayları araştırıyor ve annesine üzüntülürimizi bildiriyoruz.

Ve diğer kişi 50 yaşında bir kadın.Malesef kimlik bilgilerine ulaşılamıyor ve ne garib ki, kadının neden öldüyü doğrulanamıyor.Çünki üzerine taş düşmedi.Ense kısmında bir kurşun izi var ve kurşunun kendisi yok, yalnızca tahminler var.Dediyimiz gibi detaylar araştırılıyor.ALLAHIN izniyle yakın zamanda kimlik bilgileri bulunur.Ölen kişilerin ailelerine üzüntülerimizi bildiriyoruz."

-Bundan başka....bundan başka ne yapa biliriz? Televizyonun sesini kıstım ve yeniden telefona geri döndüm. -Bak, bu iş bir şans işi . Yeterince çalışman bir şey ifade etmez. Öndeki saçlarımı arkaya atıp ayakkablarımı giymeye başladım. -Sanırım bunu işin başındayken söylemen gerekiyordu. Derin bir nefes alış sesi duydum.Sanırım artık o da her şeyin farkındaydı ve bunu bana söylemek yerine göstermeyi tercih ediyordu. -Tamam, dediyin gibi yapmıycam , ama düşünücem. Telefonu kapatdım .Anahtarlarımı alıp evden çıktım ve bir taksi bulmak için bir az ilerledim.Güneşli ayrıca yağmurlu bir gündü.En nefret etdiyim.Etrafda insanlar hiç yağmur yokmuş gibi yürüyordu.Çünki buralarda sık-sık görülen bir hava durumuydu. Aklımda bir sürü şey vardı, hayatımdaysa yok.Özgürdüm,benden nefret eden insan sayısı parmaklarımdan fazla değil ,yani ayak parmaklarımla birlikte,üniversiteyi bitirmişdim iş bulamasamda , bir evim vardı kira olsa da , bir hayalim vardı gerçek olmasa da.Sanırım elimdekilerden en sağlamı özgürlüyümdü. İlerledikce yağmur da şiddetleniyordu.Sanki bana "geri dön" diyordu. Uzaktan baktığımda bir çift gördüm.Sanırım her zaman karşılaştığım çiftdi.Yaklaştım ve kafamla selam verip yanlarından geçtim.İsimlerini , kim olduklarını hiç bilmiyordum . İlgilenmiyordum bile.Sadece her zaman karşılaştığımız için en azından bir selam verip geçiyordum.Evet, küçük ayrıntıları umursamadan hayatı seviyordum,umursarsam hayatı sevmeyi bırak, yaşamayı nasıl başarıcaktım ki ....

Bölüm sonu

6 yorum