İçeriğe geç

Öksüz Aile

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Öksüz Aile

Bölüm 2

ACI

Alev

Nedir aile? Bunu bu çatı altında ki kimse bilmez. Bu çatı altında iyi aile yok. Kimsesizler var sadece burada.

Bade ağladı. Onu alıp götürdüler ve yan odadan Bade'nin adımızı haykırarak ağlama sesleri geliyordu.

Bizim elimizden hiç birşey gelmiyordu.

Efsun yanımda oturuyor, başını omzuma yaslamış ağlıyordu. Açelya ayakta volta atıyordu.

Kapının bir anda açılmasıyla bakışlarımız kapıyı buldu. Bade'yi içeri attı müdire. Bade'nin yanına kalbimde büyük bir sızıyla koştum ve çöktüm. Bade öyle kötü ağlıyordu ki gözlerim dolmuştu. Diğerleri de ağlıyordu. Artık bıkmıştık. Burada yaşayan herkes bıkmıştı. öfke ve üzüntü kaynıyordu içim. Bize bunları yapmaya hakları yoktu! Bize nasıl bunları yaparlardı? Aklım almıyordu.

Polisler yetimhaneye denetim için gelmişti ve müdire hanım kimliğini gizlemişti. Polisler bizle konuşurken yediğimiz tehditlerden dolayı birşey demiyorduk. Lakin ben ve erkeklerden Kuzey, hep baş kaldıran olmuştuk. Fakat sonunda yine dayak yine ceza. Kuzeyle o kadar yakın değildik. Konuşmuyorduk.

Bade'yi yatağa oturttuk.

"Açelya, koş su getir!" Dememle Açelya sürahiden bardağa su doldurup Bade'ye verdi. Efsun Bade'ye sarıldı.

Bade

Artık bu işkencelerden herkes gibi bıktığım için gözümden akan yaşlarla yemeğe bakıyordum. Kızların da iştahı yoktu. O kadar kötü şeyler yaşamıştık ki sanki önümüzde yemek değil de cam parçaları vardı. Ben ayağa kalktım.

"Odaya çıkıyorum." Kızlar da arkamdan ayaklandı ve peşimden geldi. Merdivenleri kızlarla tırmanırken müdire ile göz göze geldik. Onunla göz teması kurmamaya dikkat ediyordu Alev.

Öyle bir bakışı vardı ki... öyle bir ürperir ki insan...

"Alev!" Diye gürlediğin de Alev ona baktı.

"Efendim?" Alev güçlü bir kızdı sadece gücünü saklıyordu.

"Neden benimle göz teması kurmaktan kaçınıy,orsun?" Dedi tiksindirici sesi ile. Kim onunla göz teması kurmak ister ki?

Alev derin bir nefes aldı.

"Şuan kuruyorum Yeter hanım. Bir isteğiniz mi olacaktı?" Dediğin de müdire kolundan tutup merdivenden sürüklemeye başladı.

"Alev! Nereye götürüyorsunuz onu?"

"Kes sesini!"

Alev

Korku? Yoktu. Endişe? Yoktu. Acı? Vardı.

Beni rutubetli, küçük ve ortasında sadece bir sandalye olan bir odaya attılar. Müdire izliyordu iki tane adamın ise ellerin de kemer ve sopa vardı.

"Beni bununla mı korkutacaksınız?" Diye sordum.

"Hayır, canını yakacağım. Başlayın!" Diyerek odadan çıktı. Koluma çarpan kemerin izi çıkmıştı.

Ah hayır ben bunun için ağlamıyordum ki.

7 sene önce

Annem ve babamdan gelen sesleri duyup odamdan titrek adımlarla çıktım. Kapıyı sessizce kapattım. O adamın duymasından korkuyordum. Titreye titreye iniyordum gıcırdayan merdivenlerden. Salona indim. Kalbim dehşet içinde atmaya başladı. Tir tir titriyordum. Soğuktan mı? Korkudan mı?

Babam, bir elinde kemer bir elinde ise sopa ile annemi dövüyordu. Annemin üstü başı dağılmıştı dayak yemekten. Babamın üstü başı dağılmıştı dövmekten...

Korkuyla çırpınan kalbim, titreyen dizlerim ve durmak bilmeyen göz yaşlarımla;

"Anne!" diye bağırdım. Babam bana öyle bir baktı ki ürperdim.

Bana doğru koşar adımlarla gelince merdivenleri hızlıca tırmanmaya başladım.

Günümüz

Ben gelecekte bile geçmişi yaşıyordum. Bir oyun muydu bu?

Bir sopa kolumda, bir kemer belimde öbür kemer bacağım da.

Burnumdan akan kanı silmeden başımı kaldırdığım da bir adam saçlarımdan tutup yere savurdu beni.

"Kalk ve defol!" Deyip çıktılar.

Ayağa sendeleyerek kalktığım da herşey etrafım da dönüyordu. Odanın duvarları gri, rutubet kokuyor ve bir sandalye vardı tam ortasında.

O sandalye herkesin kabusuydu.

Herşey etrafım da dönerken bir adım daha atınca sendeledim. Duvara tutunarak yürürken öyle kötü dövmüşler ki... Her yerim kan revan içindeydi.

Kapıyı yavaşça açtığım da kapının önünde beni endişe ile bekleyen ve ağlayan Açelya'yı gördüm.

"Alev!" Deyip koşarak bana sarıldılar.

Onlardan ayrılınca ayakta duracak gücüm kalmamıştı.

"Ne yaptılar sana Alev?" Dediğin de boğazımda ki yumru büyüdü.

"Annemi yaptılar Efsun. Annem yaptılar be..." diyerek dizlerimin üzerine çöktüm ve ellerimi yere basarak kan kusmaya başladım.

Boğazım parçalanıyordu sanki. Keskin bir cam sürtüyorlardı boğazıma. Kalbime...

"Alev, iyi misin nolur cevap ver!" Dedi Bade.

"Annem iyi değildi ki." Dediğim de etrafa karanlığa büründü. Ve tek görebildiğim şey, annemin acı çeken suratıydı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.