sadık bir adam, yakışıklı veletlerden daha çekicidir.
yaz tatili bitmişti keşke hiç bitmeseydi.Ders çalışmak yeni kişlerle tanışmak hiç istemiyordum sonra hatırladımki kumsalla tekrar görüşebilirdik yaz tatilinin başından beri görmemiştim acaba değişmiş midir? acaba hala benle arkadaş olmak istiyor mudur? of kafamdaki sorular gene başladı bu durumdan nefret ediyorum.Bi ariyim belki açar diye düşündüm yanimdaki ahşap küçük sehpaya elimi uzattım ve telefonumu aldım eskiydi heryeri kırılmış zor çalışıyordu bi işe girmeliydim en sonki işimden sebepsiz yere kovuldum oysaki çok çalışıyordum. Neyse bu düşüncelerimi bi kenara bırakıp kumsalın numarasını rehberden bulup aradım. Çalıyordu ama açmıyordu. Endişelenmiştim kumsalla bunca senedir arkadaşim hiç açmamazlık yapmazdı telefonu yerine bıraktım başıma sanki biri kafama iğne saplıyormuş gibi bi ağrı girdi yataktan hafif doğurldum sonra aklıma ilacım geldi. Ayağı Kalktım başım dönuyordu etraf bulanıktı ağır ve yavaş adımlarla mutfağa yöneldim sonra bi anda gözüme bir karanlık geldi. Uyandığımda hastanedeydim yanı başımda kumsal seruma bağlanmış bir şekilde duruyordum. şaşırmıştım bana nolmuştu? kumsal "Sonunda uyandın!" diye bağırdı. Doktor odaya girdi uyandığımı görünce bana doğru döndü. Doktor "Merak etme,gayet iyi durumdasin sadece açlıktan bayılmışsın" "Açlıktan mı?" diye sordum kendime kumsalda benimki kadar şaşkındı. Pekiya kumsal nezamman gelmişti? niye gelmişti?. Kumsal " Emre, salakmısın neden yemek yemiyorsun!,gene?!" "kumsal, sen nezaman geldin? " kumsal endişeli bakışlarla "Sana sonra anlıtırımda sen iyimisin!" "Kumsal biraz sakinmi olsan acaba?" "ah,pardon özür dilerim" "özür dilemene gerek yok." Aradan biraz zaman geçtikten sonra hastaneden ayrıldık. Eve varmiştim Kumsalı eve göndermiştim çünkü o an hiç halim yoktu. Eve geldiğim an yatağa attım kendimi zaten direk uyumuşum.
Telefonumdan gelen saçma sesle uyandım bu alarmdı hiç istemeyerek kalktım. Bugün ilk gündü dolabı açtım evdeki eşyalar eskimişti annemden kalma bi evdi.Dolapta gördüğüm ilk kıyfetleri aldım ve üstüme geçirdim. Kahvaltı yapmak dahi istemiyordum fakat doktor tembihlemişti yemek zorundaydim ama bişeyi unutmuştum dolap bombostu. yumurta kalmıştı biraz onları aldım ve hemen pişirmeye başladım bulaşıkları yıkamaya üşeniyordum o yüzden herşey kirliydi aldırış etmedim ve yedim. dışarı çıktım tam yürüken karşıma kumsal çıktı kumsal "Aa!emre gelsene beraber gidelim." "bilmem,olur." . Beraber yürümeye başladık okula yaklaşmıştık. Birsürü yeni kişi gelmişti kumsal birine baktı ve koşarak gitti. Kim olduğuna baktım bu kumsalın arkadaşıydı aldırış etmedim ve kampüse doğru yurudum. Sınıfıma girdim ve çantamı bıraktım hala hoca gelmemişti. Bende yakındaki markete gitmeye karar verdim tam çıkarken kapıda biriyle karşılaştım. Tanımıyorum ama buyuk ihtimalle bir öğretmendi "pardon" dedim " sorun değil öğrencimsi galiba?." dedi "galiba evet." diye karşılık verdim sonra suratıma bakıp beni süzmeye başladı " ee?gitmiycekmisin" dedi birşey demeden çıktım. Çok aldırış etmedim evet ama o ses bi değişikti hiç bukadar kalın bir ses duymamıştım.Markete varmıştım en sevdiğim kahveyi görmüştüm tek bitane kalmıştı şansıma aldım ve kasaya yöneldim. Artık kahveyle kahvaltı yapıyordum çunku bişeyler yemek bana göre değildi. Sınıfa girdiğimde herkes ordaydı geç kalmıştım bi insanın hem sosyal anksiyetesi olup hemde geç kalması bi felaket kapıyı tıklattım ve içeri girdim "Geç kaldiğim için özür dilerim,girebilirmiyim?" profesor "Nekadar önemli bi işin varmışki geç kaldın,neymişki bu iş acaba bukadar önemli?" sinirlenmiş ve panik olmuştum salak saçma konuşuyor beni rezil etmeye çalışıyordu sinirli bi ses tonuyla "Girebilirmiyim?" diye sordum "Gir bakalım diye" karşılık verdi çantamı koyduğum yere gittim yanimda bi kız vardı insanlarla bukadar yakın oturmayı sevmem ama bişey diyemedim. Kız profesere parıltılı ve aşık gözlerle bakıyordu çok korkunçtu bu insanları rezil eden zorba hocayı severki?Aklım almıyordu "çocuklar çıkabilirsiniz ama ondan önce,kendime yardımcı öğrenci arıyorum düşünürseniz ofisime uğrayabilirsiniz." nasıl yani kendine hizmetçimi arıyordu
evet yakışıklıydı ama bukadarıda fazlaydı tamam bütün kızlar senin?.
Bahçeye çıktım elimde kahvem ve çantamda bulduğum krakerle biyere oturup kitabımı açıp ders çalışmaya başladım,evet inektim ders çalışmayı seviyordum.Okadar odaklanmıştımki etrafımdaki hiç biseyi görmüyordum sadece sorular ve kitaplar "Şey,sen emre olmalısın profesör alex seni ofisinde bekliyor söylememi istedi" bunu diyen bi kız sesiyle irkildim profesör alex'te kimdi? kız tam yanımdan uzaklaşırken "Bekle! profesör alex'te kim?" diye kıza bağırdım kız arkasını dönerek şaşırmış bi ifadeyle "bugün dersine girdiğin hoca?hatırlamadınmı?" ney omu benimi çağrıyormuş bunları düşünürken kızın suratına biraz fazla uzun bakmışımki kız artık dönup uzaklaştı sorun şuki ben o adamın ofisini bilmiyodumki? bildiğim bitane ofis vardı ilk olarak oraya gitmeye karar verdim. Ofise vardığımda kapıda alex yazdığını fark ettim, evet doğru tahmin etmiştim bu onun ofisiydi.Kapıyı tıklattım içerden kalın bir sesle "gir" dedi çok ciddiydi içeri girdim beni görunce yüzündeki ciddiyet gitti ve onun yerine tatlı bi gülümseme geldi "otur bakalım" dedi bişey demeden oturdum "Beni çağarmışsınız.bi sorunmu var?" "hayır bir sorun yok,sadece benim yardımcı öğrencim olmanı istiyorum" "Benmi?!" "BENMİ?!!" "ben ne alaka okadar kişi varken?" ne olduğunu anlamamıstım bana "Aslında neden sen bende bilimiyorum,sende bisey var ve bu beni sana cekiyor" ıhg sapığın teki galiba "Bence naskasını secin." "hayır,öyle bişey olmicak" oflaya puflaya kabul ettim ama hala aklım almıyodu neden ben neden özelikle ben? bunları kafaya takmak istemiyordum yapicak bişey yok artık onun "yardımcısı" bi nevi kölesiydim resmen. eve yürürken kumsalla karşılaştım en yakın arkadaşımdı ama artık bana karşı soğuk ve uzaktı. "Emre!" diye bi bağırış duydum kumsal değildi. bi erkek sesiydi arkamı döndum ve bağıran kişi.....
.....devam edicek,bu bölumu biraz daha uzatıp yeni bölume gecicemm.....