Ben Seungmin 18 yaşında lise son sınıf öğrencisiydim aslında hikayeyi en başından anlatmam gerek
.
.
.
.
Yaz tatiline girdik. Evde yatıp bol bol k-drama izlemeyi çok isterdim ama 12. Sınıf olmuştum. Ders çalışmam gerekiyordu. Birkaç hafta dinlenip öyle çalışmaya karar verdim. Sonuçta 11 sınıf zorlu geçti.
1 ay boyunca video oyunları oynadım, k-drama izledim, gezdim... Tabi annem söylenip duruyordu. Bir gün ben yine oyun oynarken ansızın annem odama girdi.
"Oğlum sana matematik özel dersi aldırmayı düşünüyoruz sen ne dersin?"
"Of annee saçmalama nerden çıktı bu şimdi?"
"Sen yine de hemen karar verme. Biraz düşün. Matematik notların berbat. Hem bu sene üniversite sınavına gireceksin. Bu gidişle hiçbir yeri kazanamazsın"
Aslında söyledikleri mantıklıydı. Bir üniversite kazanmak istiyorsam çalışmalıyım. Ve bunun için bir özel derse ihtiyacım vardı.
"Aslında haklısın, matematik özel dersine ihtiyacım var. Bir hoca bulabilir misin?"
"Buldum bilee. İsmi Bangchan. Kendisi Seul'un en iyi matematik hocası. Yalnız bu hoca eve gelmiyor sen onun evine gidiyorsun."
"Vayy her zamanki gibi hazırlıklısın annecim."
"Tabikide, konu oğlum olunca... Bu arada hoca derslere başlamadan önce bizle birlikte öngörüşme yapmak istiyor. Senin de gelmeni istiyor. Yarın saat 20:00'de Specialgarden'da görüşme ayarladık. Haber vereyim dedim. Neyse babanla benim sana güvenimiz tam. Başaracaksın sana inanıyoruz."
"Teşekkür ederim"
Annem yavaşça odamdan çıktı. Bu öngörüşme işi fazlasıyla garipti. Pek umursamamaya karar verdim. İçimde garip bir heyecan vardı yarın için. Düşüncelere dalmışken bir anda saatin çok geç olduğunu fark ettim. Bir an önce sabah olmasını istediğim için yattım
Uyandığımda saat 14:30 du. Annem ve babam memur oldukları için iş yerine gitmiş olmalılardı. Bir şeyler atıştırıp telefonla oynamaya başladım. Saatin kaç olduğuna baktığımda aniden fırladım. Saat 18:00 di. Annemlerin gelmesi an meselesiydi ve ben hazır değildim. Hemen dişimi fırçaladım, üzerime siyah rahat bol kıyafet giydim. Hemen altımda siyah eşofmanı geçirdim ve hazırdım. Annemgil de gelmişti. Onlar da akşam yemeği yediler ve evden çıktık. Arabanın arka koltuğunda dışarıyı seyrediyordum. Heyecanım hala geçmemişti. Acaba nasıl biri, sert bir hoca mı.. sürekli bu tarz sorular geçiyordu aklımdan. Ben bunları düşünürken çoktan gelmiştik. Burası çay ocağı gibi bir yerdi. Bir masa bulup oturduk. Şimdi de hocanın gelmesini bekliyorduk. 15 dakika bekledikten sonra babam uzağa bakıp "Seungmin hocan geliyor" dedi. Fazla heyecan yapmıştım. Görüş alanıma girdiğinde donakaldım. Adeta mest olmuş hocanın buraya gelişini izliyordum. Bu adam FAZLA MÜKEMMELDİ

