İçeriğe geç

ODA

Bölüm 1 · 4 dk okuma

ODA

Bölüm 1

Bölüm 1

Bileklerimdeki acıyla zorla da olsa gözlerimi açmaya çalıştım, ellerim bağlanmıştı. Etraf fazlasıyla karanlıktı, sadece incecik bir ışık sızması vardı; sanki kırmızı bir ışık?

Neredeyim bilmiyorum, niye buradayım onu da bilmiyorum. Kafam allak bullak. Tek hatırladığım, dün arkadaşlarımla olduğum; sanki bazı şeyler cızırtı gibi beynimde dönüyor. Ben bunları düşünüp hatırlamaya çalışırken ayak sesleri geldi. Hastane koridorunda biri yürüyor gibiydi. Tık tık tık… yavaş ama sert ses gittikçe yaklaşmaya başladı ve kapının önünde durdu.

Bir süre sessiz bir şekilde durdu, sonra kapı kolunu sanki kimse duymasın diye davranarak sessizce açtı. O kapıyı açtıkça sızıntı şeklinde odaya giren kırmızı ışık daha da arttı. Karanlığa alışan gözlerim ışıktan kamaştı. Kapı tamamen açılınca karşımda uzun yapılı bir erkek olduğunu gördüm sanki… sanki gözüm bir yerden ısırıyordu?

Dün gece

Gözümün önünden bir anda dün gece film şeridi gibi geçti:

“Off Rüya, hadi artık saat kaç oldu, club’a geç kalmazsın ya.”

“Tamam, dedim rujumu seçemedim. Sakin ol, bir geldim işte.”

“Nasıl olmuşum?”

“Vay, bu gece kız kıza takılmak biraz zor olacak galiba.”

“Ahahaha aman Yasmin ya, yeme beni. Biliyorsun zor bir dönemden geçtim, daha yeni yeni toparlıyorum kendimi. Tekrar iyi hissetmek cidden çok zor.”

“Aşkım, ayyaşın tekiyle uğraşırsan ilişki diye diye böyle olur ha.”

“Neyse, hadi hadi taksi çağırdım, inelim.”

“Geldim!”

Ayrılıktan sonra onunla ilk kez dışarı çıkıyorduk.

Yasmin… benim her şeyimdi. Bu şehre geldiğimden beri her anımda yanımdaydı.

Okulun ilk günü tanışmıştık. Üzerinden iki yıl geçti.
Bazen düşününce, buradaki en büyük şansımın o olduğunu fark ediyordum.

“Nereye karar verdin bu arada, hangi mekâna gidiyoruz?”

“Aşkım sen kendini Yasmin’in kollarına bırak ve sadece tadını çıkar. Barlar Sokağı’na yeni bir yer açılmış, baya videolarını gördüm. İyi bir yere benziyor, bir bakmış oluruz.”

“İyi, bakalım öyle olsun.”

İçeri girdik ve boş bir masaya doğru ilerledik. Ortam techno club tarzıydı, pek benim tarzım değil aslında ama Yasmin baya beğenmiş anlaşılan. Birer kokteyl söyleyip eğlenmeye başladık. Alkol kana karıştıkça her şey ekstra eğlenceli gelmeye başladı. Arada bizim masayı kesenlerle de göz göze geliyorduk.

Yani hoşuma gitmedi diyemem.

“Yaso, ben bir tuvalete gidiyorum, bekle.”

“Gideyim mi bebeğim?”

“Yok yok, eşyaların yanında kal sen, belli olmaz.”

“Tamamdır.”

Çok zıpladım herhalde, midem bir garip oldu bir anda.
Tuvalette de öyle bir sıra vardı ki beklemek cehennem azabı gibi.
İçeri girdim ve kendimi bir kabine attım. Hemen kusmadım ama biraz oturmak iyi geldi. Dalmışım, kapının yumruklanmasıyla ayıldım.

“Alo, tuvaletten çıksana geri zekâlı, uyku tulumu değil o.”

Kusura bakmayın deyip çıktım. Tuvaletten Yasmin’in yanına gidince çoktan biriyle öpüştüğünü gördüm. Bozuntuya vermemek için barın önüne gittim. Bir su içsem iyi olurdu herhalde.

“Merhaba, soğuk su alabilir miyim?”

“Tabii, buyurun.”

Gözlerimle teşekkür ettim ve suyu içtim. Derken yanıma biri oturdu. İri yapılı biriydi. Göz ucuyla bakarken onun da bana o şekilde baktığını gördüm.
Barmenden bir kadeh istedi. Yabancı değil gibiydi tavırları ama sanki yabancıydı; rahat takılmaya çalışıyor, buralardanmış gibi. Baya özgüvenliydi. Garip, soğuk bir duruşu vardı. Çok düşünmemeye çalışıp Yasmin’e döndüm, bana doğru geliyordu.

Kulağıma doğru eğilip:

“Rüya, bir şey diyeceğim ama kızma tamam mı?” dedi.

“Niye kızayım aşkım, ne oldu?”

“Kanka şu bizim masadaki çocuk var ya…”

“Ee?”

“O işte Antalya’dan, benim üniversiteye gelmeden önce ayrıldığım çocuk vardı ya, o işte. Buralardaymış, benim story’mi görünce de gelmiş. Biliyorsun severek ayrılmıştık. Bu gece onda kalmamı istedi, gitsem bozar mı seni ya?”

Biraz sinirlensem de ilişki konusunda yaşadıklarımı düşünerek bir şey demedim. Zaten midem pek iyi değildi.

“Olur aşkım, ne olacak. Ben de zaten midemi bozdum biraz, eve geçerim.”

“Yok yok, Buğra’ya söylerim, bırakır seni. Tek gitme şimdi.”

“Sağ ol aşkım ama tek gitsem daha iyi.”

“Peki madem, kusura bakma aşkım cidden.”

Deyip yanağımdan öptü ve koşa koşa çocuğa gitti.

Önüme dönünce barmenle göz göze geldik.

“Satış ha?”

“Yok canım, Yasmin öyle biri değil. Zaten ben de yalnız kalsam iyi olur biraz.”

“Al bakalım, benden olsun bu.”

“Çok sağ ol ama midem aşırı kötü.”

“Merak etme, alkolsüz. O iyi gelir diye.”

“Teşekkür ederim.”

Biz laflarken çoktan gitmişti yanımda oturan adam.
Barmene sordum ama bana:

“Yok, ilk defa gördüm. Gerçi burası yeni açıldı zaten ama eskiden az ilerideki mekânda çalışırdım, oralarda da hiç görmedim. Belki yeni gelmiştir,” dedi.

Garipsedim, kafama da takıldı açıkçası. Sanırım psikoloji okumanın yan etkisi de bu; insanları gereğinden fazla yorumlayıp dikkat ediyorum sürekli.

Bir 15 dakika daha oturup çıkmak istedim. Kapıya doğru gittim. O sırada onun da orada olduğunu gördüm. Tek başına duruyor, içeriyi izliyordu.

Ne garip biri. İnsanlarla tek kelime konuşmayıp eğlenmeden de öylece duruyor. Asosyal ucube.

Çıktım ve barlar sokağının çıkışına gittim. Arkamdan birinin yürüdüğünü fark edince yol vermek için kenara geçtim. Benimle beraber çıkmış??

Ne alaka amına koyayım, umarım bana sarkıntılık yapmaz. Hiç çekemem.

O önden, ben arkadan yürüyorduk. Sokaktan çıktık ve ana yola geçtik. Burası sokağa göre daha sakin, tek tük sayılı insan olan bir yerdi. Sarhoşlar dışındakileri görmek çok mümkün değildi.

Durdu, istemsizce ben de durdum. Arkasına baktı ve bana doğru bir adım attı. Zaten aramızda çok kısa bir mesafe vardı. Numaramı falan ister diye düşündüm. Tam o sırada elini kaldırdı ve koluma hızla bir şey sapladı. Gözüm kararmaya başladı ve vücudumun kontrolünü kaybettiğimi hissettim.

Günümüz

Tabii ya, dank etti bir anda kafama. Her şey… neden hiçbir şey hatırlamadığımı, neden onu tanıdık gördüğümü şimdi hatırladım. Peki ne alaka, niye buradayım? Ben derdi ne bu hastanın?

İçeri girdi, öylece bana bakıyordu yine. Elinde bir iğne vardı sanırım. Dün gece de koluma sapladığı şey bir iğneydi.

Birkaç adım daha yaklaştı ve benim hizamda eğildi.

“Hoş geldin, Rüya”

Bölüm sonu

1 yorum