Bazen en mükemmel ve değerini bilemediğin zamanlar hayatınızın en büyük tesadüfüdür.
-İmkansız olan aşıklara
Her gün olduğu gibi kütüphane sayımıyla uğraşıyordum “Birazcım eğlensek mi kızlar canım sıkıldı saya saya.” “Öf Hazel görevliyiz işte görevimiz bu.” Yine aptalca konuşuyor neyse ona harcayacak zamanım fazla yok. Sayım yapıyorken bir anda kapı sertçe açıldı saygısız “Napıyorsun aptal.” Gerçekten zaten halim yoktu ve bu kimdi? “Kutu oyunu alacağım.” sesi düzgün tonda ilerliyordu ama o kadar çok halsizdim ki dayanamadım. “Hangi öğretmen yolladı pardon bir de sayım yapıyoruz görmüyor musun saygısız.” onun ağzından kelimeler dökülürken konuşmamasını işaret ederek “19” diye bağırdım. Sanki suçlu değilmiş gibi bir de kahkahalarla karışık dalga geçercesine, “Ne 19 duyuyorum işte.” ben de dalgaya vurarak hala bağırmaya devam ettim “19” artık ikimizde şakalaşıyorduk. “ Asher hoca gelmemi istedi, serbest bıraktı.” sonunda açık hale getirebilmişti düzgünce konuşmaya başladık. “O hoca tek bizi mi serbest bırakmıyor gerçekten bu arada hangi sınıftı?” “11-C sizin ki?” nasıl 11-C’ydi. “Seni nasıl göremedim ben, sanki oraya ait değilmişsin gibi.” “Neden bu kadar şaşırdın ve neden oraya ait olamaz mışım?” herkese her şeyimi açmamalıyım. “Boşver önemsiz zaten.” “Gıcıksın gidiyorum ben.” “Çok komikmiş sana meraklıyım sanki görüşmemek üzere.” salak ama iyi çocuk “Kanka bence sana aşık oldu söylemedi deme bak.” “Aşkla uğraşamam Lora bunu sen iyi biliyorsun.” Hazel anlamaz gözlerle bize bakıyordu. “Burda ben de varım ne demek bu şimdi.” Lora biraz alaycı bir tonda “Boşver gereksiz kişiler hakkında konuşmayalım hadi kızlar biz işimize.”
-Ertesi gun*
Okulu cidden çok seviyorum ama okulu sevdiğim için mi Lora’yı seviyorum yoksa Lora’yı sevdiğim için mi okulı seviyorum diye kendi kendime konuşurken Lora karşıma çıktı “İyi insan iyi lafın üzerine gelirmiş girls.” “Üf salak şey.” bizim şaka dilimiz bunun üzerineydi kendimiz de memnunduk halimizden. Dersin bitmesinden sadece 5 dakika geçmişti. “Matematiği seviyorum ama cidden teneffüslere bayılıyorum ya.” Yürürken yandan bir sesin gelmesiyle overthinkimi bozdum. “Kaça kadar saydın?” Bu dün ki çocuktu, şakayı tabii ki anladım. “19” diye bağırdım. Lora, shipinin moöent vermesine sevinmiş gibi çocuktan uzaklaşınca hemen bana yöneldi. “Ben dememiş miydim bu çocuk senden hoşlanıyor bana güven, bak gör.” Yani daha dün tanışmıştık bu kadar hızlı olacağını düşünmüyordum. “Saçmala ya dahs dün tanıştığım birisi ablan ona bakmaz zaten.” “Göreceğiz bakalım Zisel abla.” zil çalmasıyla konuşmamız da bölündü. Bir ders daha bitmişti Lora ile rutinimizi uyguluyorduk.~~~~~~ Gün en sonunda bitmişti yarınlara merhaba.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tekrardan Lora ile beraberiz ve tekrardan okulun etrafında turlarımıza devam ediyoruz ve tekrardan karşımda o çocuk. Aslında çocuğu birkaç gündür çekici bulmuyorum değildi ama tabii ki aşık değildim ya da öyle düşünüyordum. Bir an da söze başladım. “Kanka bak şimdi shiplemeyeceksen sana bir şey itiraf edeceğim ama kesinlikle aşık değilim bak.” biraz alayla “ Tamam hadi söyle.”artık itiraf sırasındaydı. “Şu 19 çocuk varya az çekici gelmiyor değil aslında.” 19 çocuk, artık bizim aramızda bir takma adı vardı. “Aa asla bakmam dediğin 19 çocuk değil mi?” Biraz kahkahalara bölünüyor biraz haklı çıktığı için seviniyordu. “ Tamam evet çekicilik var sma asla aşık olmam.” Kendimi kandırdığım barizdi. “Hıhı tamam öyle diyorsan.” hala alay ediyordu ama bi bakıma haklıydı yani.