- Abi tek sorunu cevapla kapatayım .
- Zeyno.
- Efendim .
- Abi hem sen, hem Murat, hemde Berkcan. Her üçunüzü çok seviyorum. Şimdi sor.
- Hangisi daha kötü? Ölüm mü? Yaşam mı?
- Yaşam.
- Hoşça kal abi.
- Hoşça kal Zeyno.
Bu diğerlerine garip göründü ama hayır. Zeyno akıllı insandı.
Bu bizim grubun bir şifresiydi. Eğer tehlikedeysek , ve konuşamıyorsak bu soruya "yaşam" deriz. Bu şey bizi defalarca kez kurtarmıştı. Şimdi beni kurtarıcaktı. Geldik. Bir dakika lan! Ben şimdi farkettim. Bunlar türk türkçesinde konuşuyo. E biz azerbaycan türkçesinde konuşmamalımıyız? Noluyo awk! Tam bu anda arabadan inip bir eve doğru ilerledik. Eve geldiğimde karşımda birinin oturduğunu farkettim. Adam aynı bana benziyordu. Bi dakika. Ben bu anı bir yerden hatırlıyorum.
- Oğlum.- dedi sevgiyle
Geriye doğru bir kaç adım attım. Bu sahne bana bir yerden tanıdıktı ama nerden? Bilmiyorum.
- Sen kimsin.
- Ben Poyraz. Gerçek baban .
- Benim babam Ali. Ali Bondarenko.
- O herifin ismini söyleme.
- Kes sesini hadsiz! Sen kimsinde benim babama hakaret ediyorsun ha?
Gülümsedi.
- Bence beni hatırlıyorsun.
Kafamı aşaği eğdim.Evet . Hatırlıyordum