İçeriğe geç

O günü kaybetmek

Bölüm 6 · 2 dk okuma

O günü kaybetmek

Bölüm 6

Bölüm 6: Eski Bir Yara

Hafta sonu geçmişti.

Pazartesi sabahı Gökçe okula gelirken her zamankinden daha sessizdi.

Çünkü dün akrabalarının evinde yine tartışma çıkmıştı.

Sabah kahvaltı hazırlarken yanlışlıkla bir bardağı düşürmüştü.

Bardak kırılınca akrabaları ona saatlerce bağırmıştı.

Gökçe bunlara alışkındı.

Ama bazen insanın kalbi alışmıyordu.

---

Okulda ilk ders boyunca dalgın kaldı.

Defterine bakıyor ama yazılanları anlamıyordu.

Öğretmen tahtada soru çözerken gözleri pencereye kaydı.

Bir an babasını düşündü.

Babası yaşasaydı nasıl olurdu?

Annesi yaşasaydı?

Belki şimdi bambaşka bir hayatı olurdu.

Bu düşünceler gözlerini doldurdu.

Tam o sırada zil çaldı.

---

Öğle arasında kütüphaneye gitti.

Göktuğ her zamanki yerindeydi.

Ama bu kez Gökçe'nin yüzündeki değişikliği fark etti.

"Kötü görünüyorsun."

Gökçe başını çevirdi.

"İyiyim."

Göktuğ birkaç saniye sustu.

Sonra kitabını kapattı.

"Yalan söylüyorsun."

Gökçe şaşırdı.

Çünkü genelde insanlar onun üzgün olduğunu anlamazdı.

Anlasalar bile umursamazlardı.

Ama Göktuğ anlamıştı.

---

Bir süre sessizlik oldu.

Sonunda Gökçe konuştu.

"Bazen her şey çok ağır geliyor."

Göktuğ dikkatlice dinliyordu.

"Evde yine bağırdılar."

dedi Gökçe.

Sesi titriyordu.

"Ne yaparsam yapayım yetmiyor."

Göktuğ masaya baktı.

Kendi geçmişi aklına geldi.

O da yıllarca aynı duyguyu yaşamıştı.

Kimseye yeterli olamamak...

Kimse tarafından gerçekten istenmemek...

---

Bir süre sonra Göktuğ yavaşça konuştu.

"Ben küçükken..."

İlk kez geçmişinden bahsetmeye başlamıştı.

"Gece uyuyamazdım."

Gökçe dikkatle baktı.

"Neden?"

"Karanlıktan değil."

dedi Göktuğ.

"Sabah uyandığımda yalnız kalmaktan korkuyordum."

Gökçe'nin boğazı düğümlendi.

Göktuğ devam etti.

"Sonra bir gün fark ettim."

"Ne fark ettin?"

"Hayatta bazı yaralar hiç tamamen geçmiyor."

Sessizlik oldu.

Göktuğ pencereye baktı.

"Ama o yaralarla yaşamayı öğreniyorsun."

---

Gökçe gözlerini yere indirdi.

Belki de ilk kez biri onun ne hissettiğini gerçekten anlıyordu.

Teselli etmeye çalışmuyordu.

"Boş ver" demiyordu.

Sadece anlıyordu.

Ve bazen bu yeterliydi.

---

Okul çıkışında birlikte kapıya kadar yürüdüler.

Tam ayrılacakları sırada Göktuğ cebinden küçük bir anahtarlık çıkardı.

Eski bir yıldız şeklindeydi.

Gökçe şaşkınlıkla baktı.

"Bu ne?"

"Çocukluğumdan kalma."

Gökçe daha da şaşırdı.

"O zaman neden bana veriyorsun?"

Göktuğ hafifçe omuz silkti.

"Çünkü bana göre artık doğru kişide durmalı."

Gökçe anahtarlığı eline aldı.

Yıldız avucunun içinde parlıyordu.

Uzun zamandır aldığı en değerli şeylerden biriydi.

---

O akşam eve dönerken cebindeki yıldız anahtarlığı sıkıca tuttu.

İlk kez geleceği düşününce tamamen karanlık görünmüyordu.

Belki hayat ona çok şey kaybettirmişti.

Ama yavaş yavaş...

Bir şeyler de kazandırıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.