Beni kollarımdan sürükleyerek arka bahçeye getirmişti.
" Şimdi seninle biraz eğlenelim."
Arkadaşlarına döndü.
" Kaybolun."
İkisi de anında yok oldular.
" Eee Leyla. Baksana sana ne diyeceğim. Belki sende annenin babamı ağına düşürdüğü gibi beni ağına düşürürsün ha! Ne dersin? Bence annenden bu konuda taktik alabilirsin."
" Doğru konuş."
" Konuşmazsam?"
" Bende baban hakkında ileri geri konuşurum."
" Dilini keserim."
Nedense bunu yapacak kadar deli bakıyordu.
Ürkerek sesimi kestim.
" Ne o korktun mu?"
Sessiz kaldım.
Ve konuyu değiştirdim.
" Derse gidelim lütfen. İlk günden adım çıksın istemiyorum."
" Biliyor musun? Amacım tam olarak da bu."
" Yapma bunu. Lütfen."
" Ayaklarıma kapanmayı dene bir de. Belki işe yarar."
Göz devirmemek için kendimi zor tuttum.
Çünkü bir daha göz devirirsem neler olacağını biliyordum.
" Saçlarını keserim " demişti.
O beni hep tehdit ederdi zaten.
" Benden korkuyorsun."
Bu düşünce hoşuna gitmiş gibi sırıttı.
" Neden daha çok korkmayasın ki?"
Beni öğretmenlerin arabalarının olduğu garaj kapısına yasladı.
" Ne yapacaksın bana? Çekil üzerimden lütfen."
Daha da yaklaştı.
" Bekle sen. Bu daha başlangıç."
Yanağıma değen dudaklarla donup kaldım.

