"Megil! Buraya gel!_ Diye bağırdı kabilenin lideri. "Evet efendim?"
"Masum rolu oynama Megil!" Dedi bağırarak. Daha sonra arkasındaki yavru tilkileri gösterdi.
Sırılsıklam olmuş yavrulara bakıp gülmemek için zor dayandım.
"E- e şe- şey kendimi tutamayacagım." Yüksek sesli bir kahkaha attım. Kabile lideri beni susturarak
"Bu minik yavruları suyun içine atıp üstüne üstlük kuyruğun ile onları rahatsız etmen affedilemez!" Diye bağırdı.
Bir an için sustum ve "Ne?" Dedim. "Gerçekten komik duruyorlardı. "
"Megil bunu bir daha görürse-"
"Birdaha görürseniz beni kabileden atacaksınız biliyorum."
"Doğru tahmin! Bu 1 haftada yaşattığın 18. Sorun!"
Sinir bozucu bir gülüş attım ve seke seke ormana bir tura çıktım. Gezinirken hiç görmediğim bir yer buldum. Burası çok dar ve basıktı. Biraz ilerledikten sonra kocaman bir alan beni karşıladı.
Başka bir tilki sürüsü buradaydı fakat sadece yavrular içerideydiler. Biraz daha ilerleyip yavruları inceledim. Kulaklarını dikip beni gözleriyle takip etmeye başladılar. Bir süre sonra bir ses duydum. Hemen koruma moduna girip yavruların önüne geçtim. Giren kisiler bu yavruların evebeyinleriydi. Bana bakıp ağızlarındaki yiyecekleri yere bıraktılar ve sende kimsin! Dediler. Merhaba? Dedim fakat liderleri bana bir tokat geçirdi. Sinirlendim ve karşılık verdim. Bu sefer tüm kabile savunma moduna girdi. Etrafımı sarıp beni sıkıştırdılar. Kulaklarım ve kuyruğum aşağı indi. Bu teslim olma ifadesiydi. Fakat tilkilerin durmaya niyeti yok gibiydi. Git gide yaklaştılar ve beni bir güzel patakladılar. İşlerini bitirdiklerinde. Yattığım yerden kalktım ve yürümeye çalıştım. Patilerim kan içeridindeydi. Tüylerim yapış yapış birbirine girmişti. Kan yüzünden bulanık görüyordum.
Yuvaya kadar yürümeye çalıştım. Düşe kalka gitmeyi başardım. Kabiledeki diğer tilkiler bana baktı. Hepsi kenara çekildi ve lidere yol açtılar. Beni bu halde gören lider
"Şaka yapma artık demedim mi ben sana!"
Diye bağırdı. Dengem bozuldu. Yere yığıldım. Gözlerimi açtığımda tilki revirindeydim. Kalktım ve dışarı baktım. Kavga ettiğim kabile buraya kadar gelmişti. Korktum. Dışarı çıktığımda kabile liderimiz yaralanmıştı ve diğer kabile gitmişti. Liderin yanına koştum. Koşarken patilerim acımıştı. Lider acıdan dolayı yanlışlıkla insan formuna girdi. Herkes şaşkındı. Kimisi bakmadı, kimisi dedikoduya başladı, kimisi ise yeni lider ben olacağım diye tartıştı. Lider kalktığında insan formunda olduğunu gördü. Bir çığlık attı ve gardiyan tilkileri çağırdı. Atın şunu kabileden! Diye bağırdı yüksek ve ağlamalı bir sesle. Dilim tutuldu. Hiçbirşey diyemedim. Ben şok içerisindeyken kabilem beni şehire bırakmıştı bile...
1. Bölüm sonu
Agagagag hikaye pek içime sinmedi çünkü kimse okumadı 🤧
Ama çok eğleniyorummmm devamı kısa süre içinde gelir genellikle perşembe-cuma bölüm atacağım. Görüşürüz canlar 💝
