İçeriğe geç

Numara Komşusu (Texting)

Bölüm 45 · 2 dk okuma

Numara Komşusu (Texting)

Bölüm 45

44

Kerem + Pera

Kerem: Pera

Arka bahçeye gelir misin

Seninle bir şey konuşmak istiyorum

Pera: Olur tabii

Geliyorum

Pera, Kerem'in söyleyeceklerini merak ederek arka bahçeye gitti. Kerem arkasını dönmüş, kıpırdanıp duruyordu. Üşüyor olmalıydı.

Pera'yı farkedince derin bir nefes alıp sakinleşmeye çalıştı. "Ne konuşmak istiyordun Kerem?" Pera merakını gizleyemiyordu.

"Geçenki olay hakkında konuşmak istedim. Yanlış anlamanı istemiyorum. Öylesine yapılmış bir şey değildi. Pişman falan da olmadım. Sadece nasıl davranmam gerektiğinden emin olamamıştım. O yüzden garip davrandım. Özür dilerim."

"Sorun değil Kerem. Ben de karşılık vermiştim. Yani seninle aynı hisleri paylaşıyorum."

Kerem, Pera'ya yaklaşıp ellerini tuttu. Bu hareketi Pera'yı şaşırtsa da geriye çekilmek gibi bir hamlede bulunmadı.

"Pera... Sana mesaj attığım gün bu ağır hislerin kalbime yerleşeceğinden habersizdim. Seninle zaman geçirdikçe sana çekildim. Zamanla sana ait olan her şey bana büyüleyici gelmeye başladı. Saçların, gözlerin, gülüşün... Sana bakmaya doyamıyorum artık. Nadide bir sanat eseri gibisin. Her baktığımda farklı bir yönünü keşfediyorum. Gözlerimi senden alamıyorum. Pera... Ben galiba sana çok pis aşık oldum."

Kerem'in sözleriyle Pera herkesin bahsettiği o kelebeklerin karnında uçuştuğuna bizzat tanık oldu. Kerem şu an gözüne öyle tatlı geliyordu ki.

Pera cevap vermeyince Kerem gerilmeye başlamıştı. Elini çekip uzaklaşmaya çalışınca Pera izin vermeyip omuzlarına tutundu. Ardından dudaklarına varla yok arası bir öpücük kondurup geri çekildi.

"Ben sana zaten çoktan aşığım Kerem. Hayal edebileceğinden bile daha uzun süredir aşığım."

Kerem öpücüğün etkisinden hâlâ çıkamamış, şapşal şapşal bakıyordu.

Pera bu haline kıkırdayıp devam etti. "Okula kayıt yaptırmaya gittiğimiz gün seni gördüm. Arkadaşlarınla şakalaşıp gülüyordun. O güzel gülüşünden etkilenmemek her yiğidin harcı değil. Ben de ilk o gün 'ne güzel gülüyor' diye düşündüm. O günden sonra da aklımdan çıkmadın. Hep aklımdaydın. Tek bir kez görmüş olsam da her detayın hafızama kazınmıştı. Sen bana yazınca elim ayağıma dolaşmıştı. Ama bu işin asla yürümeyeceği bilinciyle olabildiğince soğuk davranmaya çalıştım. Ki zaten babamla yaşadığım sorunları biliyorsun. Yani kısaca ben de sana aşığım galiba."

Kerem sonunda girdiği şoktan sıyrılmayı başardı. "Sen beni seviyor musun şimdi? Hem de uzun zamandır?"

"Evet Kerem. Seni seviyorum. Hem de çooook uzun zamandır."

Kerem'in gözlerindeki ışıltı görülmeye değerdi. Yüzüne kocaman bir sırıtış kondurup Pera'ya sıkı sıkı sarıldı. Başını saçlarına gömüp derin bir nefes alarak mis gibi olan kokusunu içine çekti.

"Kokun cennetten gelmiş gibi. Huzur kokuyorsun."

Başını geriye çekse de bedenini Pera'dan uzaklaştırmadı. Kızın yüzündeki gülümseme içini sıcacık yaparken gülüşünden öptü.

"Hep gül güzelim. Gülmek sana çok yakışıyor."

Tekrar dudaklarına eğilince nefesleri birbirlerine karışmaya başlamıştı. Kerem daha fazla dayanamayıp Pera'nın alt dudağını kavradı. Pera karşılık verince daha da hırçınlaşıp kızın alt dudağını sertçe emmeye başladı. Dişlerini Pera'nın dudağına geçirince içindeki alevi harlayacak bir inilti kaçtı kızın dudaklarının arasından. Kerem, elini Pera'nın beline yerleştirip kendisine daha da bastırdı. Pera da kollarını boynuna dolayınca tek bir beden haline gelmişlerdi.

Öpücüğü daha da derinleştirdiklerinde onları durduran bir ses duydular. Yavaş yavaş birbirlerinden ayrılıp sesin geldiği yöne baktılar. Bir kedi bahçedeki kovaların üstüne atlayıp hepsini düşürmüştü.

Kerem "Bu kediyle artık sorunlarımız var." diye söylendi.

İkisi de bu duruma kıkırdayıp el ele konağa girdiler. Onları bekleyen zor günleri bilmeden gülümsemeye devam ettiler.

Bölüm sonu

6 yorum