İçeriğe geç

Numara Komşusu (Texting)

Bölüm 21 · 2 dk okuma

Numara Komşusu (Texting)

Bölüm 21

20

Kerem'in anlatımıyla...

Gerçekten de oydu. Pera... Hocayı falan umursamadan sıradan kalktım. Herkesin şaşkınca beni izlediğinin farkındaydım. Ama öğrenmem gereken şeyler vardı. Pera'nın kolunu tutup onu peşimden dışarıya kadar sürükledim. Hoca arkamdan seslense de umursamadım.

Merdivenlere geldiğimizde bir basamağa oturdum. Pera'ya oturması için yanımı işaret ettim. Gece mavisi gözleri şaşkın şaşkın baksa da sözümü ikiletmedi.

''Pera?'' dedim sorarcasına. O olduğundan emin olmak istiyordum.

''Kerem?'' Sesi çok nahifti. Tatlı bir tınısı vardı.

''Geleceğini neden söylemedin bana?''

Gözlerini bacaklarının üzerinde duran ellerine çevirdi. ''Ben de bilmiyordum ki geleceğimi.'' dedi çekingen bir sesle.

''Buralarda mısın artık?'' diye sordum 'evet' demesini umut ederek.

''Öyle görünüyor.'' dediğinde rahatladığımı gösteren nefesimi verdim.

''İyi o zaman. Gidelim sınıfa.'' deyip ayaklandım. Ellerimi cebime koydum ve yavaş adımlarla sınıfa döndüm.

Bizimkilerin bakışları manalı manalı üzerimizde geziniyordu. Buna karşılık gözlerimi devirmekle yetindim. Gözlerimle Pera'yı takip ettim.

Çekingen bir şekilde gözüne batan ilk yere oturdu. Yanında oturduğu kişiye baktım. Okay'dı. Kızım en fazla bu kadar yanlış tercih yapabilirdin.

Bu durumdan memnun olmasam da bir şey demedim. Efe arkasını dönüp yanımda oturan Gökhan'a ''Bu kız geçen Yağız'ın sorduğu kız mı?'' diye sordu.

''Mübarek kafa da zehir gibi. Sen onu nereden hatırladın be yavrum?'' dedi Gökhan alayla.

''Böyle şeyler gözümden kaçmaz. Tanırsın beni. Cevabımı da almış oldum.'' deyip göz kırptı Efe. Ardından önüne döndü. Gözlerim tekrar Pera'ya kayınca Okay'la konuştuğunu gördüm. Gıcık herif. Allah bilir ne anlatıyordu kıza.

Ders nasıl başladı nasıl bitti anlamadım. Ama zil çalar çalmaz ben ve çocuklar soluğu Pera'nın yanında aldık.

''Yenge? Seni görmek ne büyük bir şereftir.'' dedi Mert. Sonra da kıçını masaya yasladı.

Pera ''Yenge?'' dedi şaşkınca. Muhtemelen ne ara o rütbeye ulaştığını sorguluyordu.

''Yüzünü gören cennetlikmiş bacım.'' Gökhan haklıydı. Onu görebilmek için ne kadar çok çırpınmıştık. Pera başını sallamakla yetindi.

''Kantine inelim mi gençlik? Bir şeyler içeriz. Hem Pera'yla tanışırız.'' Yağız'ın teklifini onaylayıp çıktık sınıftan. Pera biraz rahatsız görünüyordu. Ki normaldi zaten. Yeni yeni tanışacağı kişiler vardı çevresinde. Gerilmiş olmalıydı.

Masalardan birine yerleştik. Gökhan'la Mert içecekleri almaya gittiler.

''Vay be hayalet hanım. Bir ara gerçekten de hayalet olabilirsin diye düşünmüştük.'' diyerek takıldı ona Yağız. Pera nazik bir gülümsemeyle karşılık vermekle yetindi.

Gökhan ve Mert gelince tek tek kendilerini tanıttılar. Beni tanıyordu zaten. Yavaş yavaş açılmaya başlamıştı ki telefonu çaldı. Müsaade isteyip kalktı.

Ders zili çalınca doğrudan sınıfa çıktık. Pera ortalıkta görünmüyordu. Sınıfta da olmadığını görünce ona mesaj attım.

Bölüm sonu

4 yorum