NOVA NİN ANNESİ
Sabah Nova çıktıktan sonra temizlik yapmak için işe koyuldum. Genelde temizlik yaparken arkada ses olsun diye televizyonu açık bırakırdım. Yine aynısını yaptım. Haberler açıktı.
Kendimi işe kaptırmıştım. Bir anda televizyondan alarm sesleri çalınca ürperdim. Odağım tamamen dağıldı. Televizyonda bir anons yapılıyordu. Hemen dönüp baktım. Haberlerde bir virüsün yayıldığı, bizim ülkemizde de bazı insanlarda görüldüğü ve hızla yayıldığı yazıyordu.
Ne yapacağımı şaşırdım. Hemen kocamı arayıp kızımızı almasını istedim ve...
Kapı çaldı.
Bir daha...
Bir daha...
Tak tak tak.
Tak tak tak.
TAKKK! TAKKK! TAKKK!
Kocam telefonda arka planda bir şeyler söylüyordu ama artık hiçbir şey duymuyordum. Kapıya doğru yanaştım. Ortalık sessizdi. Kapı deliğinden baktım.
Tam o sırada telefondan bir ses geldi. Hemen telefona baktım. Şebeke kesilmişti.
TAK! TAKKK! TAKKK!
Bir anda korkudan yere düştüm. Ellerim titriyordu. Gözlerim istemsizce doldu. Kapının zorlandığını duymaya başladım. Koşarak kapıya yanaştım ve hemen kilitledim.
Tekrar kapı deliğinden bakmaya cesaret ettiğimde yine kimseyi göremedim.
Tam o sırada bir anda biri ortaya çıktı.
"Yardım edin!"
Kadının üzeri kan içindeydi. Bağırmasıyla birlikte binada bir anda koşuşturma sesleri duyuldu. Bir sürü kişi kapının önüne doluştu. Kadının üzerine yığıldılar. Kapıya çarpıp duruyorlardı.
Gözlerimden yaşlar boşalıyordu. Ellerim titriyor, bir elim ağzımda, olanları anlamaya çalışıyordum.
Hızla telefonuma sarıldım ama boşunaydı. Ne internet ne de şebeke çekiyordu.
Kocam kızımızı almaya gitti. Peki buraya gelebilecek mi?
Aklıma bir sürü soru geliyordu.
Sonra komşunun çocukları geldi aklıma. Kadın iki çocuğunu evde bırakıp pazara gitmişti. Acaba dönmüş müydü?
Balkona çıksam mı, çıkmasam mı diye düşündüm.
Sonunda çıkmaya karar verdim.
Balkona çıktım. Komşumun dairesi bizimkiyle dip dibeydi. Bu yüzden balkonlarımız da birbirine oldukça yakındı ama arada yine de bir boşluk vardı.
Gözüm aşağıya kaydı.
İnsanlar adeta akıllarını kaybetmiş gibiydi.
Bir süreliğine ortalık sakindi. Bir adam sessizce binadan çıkıp arabasına doğru yönelmeye çalışıyordu. Arabanın kilidini açmak için düğmeye bastığı anda çıkan sesle birlikte yine aynı şey oldu.
Bir sürü zombi, yani televizyonda söyledikleri isimle o insanlar, adamın üzerine doğru koşmaya başladı.
Gerçi artık insan gibi görünmüyorlardı.
Adam hemen arabaya bindi ama kapısını kapatamadan üzerlerine atladılar.
Aşırı derecede korkuyordum.
Umarım adam iyidir, diye düşündüm.
Kendimi balkon kapısına dayadım.Nefes alış verişini kontrol edemiyorum.
Beş dakika geçmişti.
Tekrar ileri doğru baktım.
Adam hâlâ aynı yerdeydi ama zombiler ortalıkta yoktu.
Sonra adam hareket etmeye başladı.
Beş dakika boyunca gözümün önünde olanları düşünmüştüm. Ama şimdi karşımdaki adam, az önce gördüğüm adam değildi.
Gözleri ve bakışları tamamen değişmişti. Duruşu bile farklıydı.
Etrafa bakıyordu.Kafası garip bir hareket ile benim olduğum kısıma döndü.
Bir anda gözleri bana doğru döndü.
Kafasını yavaşça bana çevirdi ve çığlık atıyormuş gibi garip bir ses çıkardı.
Sonra balkona doğru koşmaya başladı.
Tam o sırada diğer komşunun kapısı açıldı.
Oradan biri çıktı.
O da zombiydi.
Hızla balkon kapısını açıp içeri girdim ve kapıyı kilitledim.
Zombi bizim balkona doğru zıplamaya çalıştı ama aşağı düştü.
İçeri girdim ve yere çöktüm.Elim hala o anın tedirginliğiyle kapı kolunda kalmıştı.
Ağlıyordum.
Bence artık ağlamalıydım.
Her biri balkona ulaşmaya çalışıyordu. Biri düşüyor, diğerinin yerine bir başkası geliyordu.
Artık perdeyi kapattım ve balkondan uzaklaştım.
Yere oturup dizlerimi kendime çektim. Gözlerimi kapattım ve Nova'yı düşündüm.
Şu anda nerede olduğunu bilmiyordum.
Ama tek bir şeyden emindim.
Kızım eve dönene kadar ne olursa olsun burada bekleyecektim.
