İçeriğe geç

Notalarda Kelebek

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Notalarda Kelebek

Bölüm 1

Karanlık

Biz birbirimizi cennette değil, kıyammette keşfettik.

Oğuz Çağlar

Yaklaşık on dakikadır takip ettiğim orta yaşlı adama baktım. Yürümeye devam ederken sarıya yakın saçları ve sergilemeyi seçtiği kasları yüzümü buluşturmaya sebep oldu. Adam tam bir şerefsizdi.

Anlık şaşkınlığımın ardından elim bıçak büyüklüğündeki kahraman kaydı. Bir kızın kolundan tutmuş, onu evine gelmesi için zorluyordu.

"Beyefendi, bakın beni bırakın yoksa buna gerçekten pişman olursunuz."

"Çok tatlısın bebeğim, benimle geldiğine pişman olmazsın. "

Daha fazla izleyemeyeceğimin farkına vardığımda zaten üzerinde olan elim yavaşça pantolonunun yanındaki, tişörtümle kapattığım kabzamın içinden kelebek bıçağımı çıkardım.

Kız son kez uyarı yaptığında ve adam işi daha bel altına yorduğunda kız bıkkın bi nefes verip ağzındaki alkolün kokusunu olduğum yerden alabildiğim adama baktı.

Tek bir hamlede adamın küçük hapishanesinden kurtulduğunda gözlerinde başka bir duygu belirdi ve bu duygu kaşlarımı çatlama neden oldu.

İğrenme.

Adama rastgele gönderdiği tekmelerin her birinin hedefine ulaştığını gördüğümde gizlemeye çalıştığım duygular iyice şu yüzüne çıkıyordu.

Şaşkınlık.

Hayranlık.

Son hamlesinden önce kurduğu cümle hoşuma gidip keyiflenmeme neden oldu.

"Ben senin bebeğin değilim. Git ve kendine başka aptal bebekler bul. Çünkü bilmediğin bir şey var. Ben," dedi ve san bu ana ölümsüzlük katmak ister gibi iyice yaklaştı ve tane tane devam etti.

"Aptal," ayağıyla hafifçe onu sıktığında aralarında bir metre vardı.

"Değilim." Son kez ayağıyla karnına tekme attığında zaten yerde olan adam acıyla inledi.

Kafasını kaldırdığında bal rengi gözleri nefesimi mi kesmişti?

Bana dikkatlice baktığında güzel gözlerini benden saklamak ister gibi kısıyordu her saniye. Anlamak istiyordu. Birine haber verip vermeyeceğimi anlamaya çalışıyordu.

Bal rengi gözleri ve kiraz tonu dudakları bile dikkatimi toplamama engeldi. Ama arkasındaki şerefsizin ayağa kalktığını göremeyecek kadar değildi. Biraz eğlenmenin benimde hakkım olduğu bahanesiyle bal gözlerin sahibini es geçip arkasındaki adama yöneldim. Kelebek bıçağını rutin olarak elimde oynadığımda keyfim yerine gelmişti. Aklımda kurmaya başladığım senaryolardan rastgele birini seçtiğimde adamın suratınsaki ifade pişmanlığın saf bir yansımasıydı. tam soluk nefesinde kilitlenen gözlerimin adamın gözlerine yansıdığına emindim. Kelebek bıçağının saplandığı yer orasıydı. Oluk oluk akan kanın kokusu burnuma geldiğinde adamın en fazla otuz saniyesi vardı. Bu otuz saniyede adamın can çekişini zevkle izleyecek kadar psikopat olabilir miydim?

Tabiki hayır, çünkü zaten öyleydim. sonunda adam can verdiğinde ne kadar uğraşsa da alamadığı nefesleri hatırladım, o nefesleri soludum, ve güldüm. Sonrasında aklıma gelen bir şeyle yüzleştim ve kulaklarımı dolduran çığlık sesiyle baş başa karşı karşıya kaldım.

Merhaba canlarımmm. Bu beniim ilk kurgum ve sizlerin görüşlerini almak istedim. Cuma günleri yazmayı düşünüyorum tabi tutarsa. Şimdi size birkaç sorum var...

Sizce Oğuz bu kıza ne yapacak???

İnstagram: Pr4d.a_ buradan bana görüşlerinizi iletebilirsiniz.

Sizden bir iyilik isteyeceğim. Acaba bana güzel bir kapak resmi tasarlayabilir misiniz? Bu konulara hiç yeteneğim yok da.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.