Ela şu an tam olarak 'mavi ekran verdikten sonra patlayan bir bilgisayar gibiydi -ki böyle bir şey mümkün mü çok emin değilim-' "Yani sen bir katil misin?" Ne! Şakamı yapıyordu. "Hayır tabiki. Şuan polis korumasında olan birinin yanına gitsek, bana hemen teşekkür eder. Çünkü benden öldürmemi istedikleri herkesi kurtardım. Tabi biraz yardımda aldım. Bilirsin benim geldiğim yerde herkes para göz. " Ela suratını buluşturdu. " Bizden bunu neden sakla..." Parmağımı dudağına götürdüm. "Büyük bombayı daha vermedim. Üzgünüm ama yarışmaya katılamayız çünkü..." Elimi itti. "Yarışma umrumda filan değil! Lütfen bana kaçmadığını ve başının dertte olmadığını söyle. " Başımı öne eğdim ve hayır anlamında salladım.
"Karakola gidiyoruz." Kolumdan tutup ayaklandı. " Gidemeyiz onlar her yerde. Kim seye güvenemeyiz. Ve ayrıca bize yardım edebilicek tek poliste davasına kimse inanmadığı için sinirden istifa etti ve şimdi depresyonda. A, söylemeyi unuttum. Bu davaya ne kadar kanıt olsada inanmıyorlar."