Ezgi kutsal sınavdan(LGS)Atatürk Lisesine gitmeye hak kazanmış olmaktadır. İlk günden önceki gece çok heyecanlıydı çünkü ilk gün yani ne bekliyon. Ama Ezginin heyecanlanmasına hiç gerek yoktu.Çünkü o çok havalı, kaslı,mükemmel,zeki,çalışkan bir Army di. Ama çok mal olduğu için stresliydi hem de üzgündü çünkü dünyanın en mükemmel harika insan Nazlı farklı bir okula gidiyodu.Katı kuralları,disiplini ve başarısıyla bilinen Demir Kolejine Tam burslu bir şekilde kazanmıştı. Ezgi okulun ilk günü sabah bayıldığı için okula geç kalmış.Okula vardığında nefes nefese bir şeklide kapının önüne geldi ve kapıyı tıklattı. Hoca dahil herkes ona bakıyodu.Hoca tebessüm ederek Keremin yanına oturabileğini söyledi. Ezgi sınıfı süzmeye bile cesaret edemedi ve hızlı adımlarla boş yere oturdu ve elini alnına dayıyarak uyukluyodu.soluna döndü Çocuk aniden gözlerini ondan çekti"aslında baya yakışıklıymış"diye içinden geçirdi.Kerem yakışıklı,sporcu, iyi yemek yapan, gezmeyi seven ,Kdrama izleyen yarı koreli yani tam Ezgi nin ideal tipi fakat tabikide Ezgi nin bunlardan daha haberi yok. Ezgi, hocaya ayıp olmasın diye başını sıraya koymamaya çalışıyodu ama başı çatlıyodu. Tenefüszili çalar. Hoca sınıftan gittiğinde Ezgi tam başını sıraya koyucak bi anda kafası zonkluyor ve başını tutuyor.Ardından aklına sabah babasıyla ettiği kavga gelir. Ne kadar babasının onu düşündüğünü bilse de uzun zamandır bayılmamasına rağmen onu bayıldığı için azarlaması çok koymuştu. Sınıfta kuru bir gürültü vardı ve o kendini çok yalnız hissediyordu .Bu okulun ilk günü senaryosunu kafasında defalarca kurmasına ve böyle olucağını tahmin etmesine rağmen berbat hissediyordu. Ezgi nin bi an gözleri doldu ve çevresindekler anlamasın diye başını ellerinin arasına alarak gözlerini kapattı. Tek istediği uyumaktı. Sonra dışarıdan boğuk bir ses duydu"İyi misin" başını kaldırmadı taki omzuna dokunulana kadar. Ona seslenen Beral'di .Ezgi gözlerini kısarak kişiyi netlemeye çalıştı.Beral tekrar sordu"iyi misin" Ezgi durumu anladığı an tebessüm ederek iyi olduğunu sadece başının ağrıdığını söyledi.Ardından Beral elini uzattı"ben Beral" Ezgi de elini uzatarak karşılık verdi"Ezgi". Beral kısa boylu,zayıf,küt saçlı insanlarla konuşurken hep tebessüm eden fakat genelde yorgun ve halsiz görünen bir kızdı. Beral "Bir ihtiyacın olursa gelebilirsin" Ezgi gülümseyerek teşekkür eder. Beral tam gidicekken Ezgi kollarının arasında, önünde bir parol farkeder ve Berel'e seslenir. Parolü uzatarak"gerek yok,teşekkür ederim " der fakat Beral kendisinin vermediğini söyler ve gider. Ezgi bi an kendisinin çıkartıp çıkarmadığını sorgular ve çantasını açar. Parolünün orda durduğunu görür. Başını kaldırır ve gözü direk sırada başını gömerek yatan yanında ki Kerem'e kayar. Ezgi'nin kafası karışır .İlk baş ona sormayı düşünür sonrada vazgeçer ve parolü sıranın altına koyar. Hala başı ağrımasına rağmen kendisini çok enerjik ve huzurlu hisseder. Ezgi Beral gelmeden önce ne düşündüğünü hatırlamaya çalışır ancak hatırlayamaz. Beral'e bakar . Beral kafasını koymuş yatıyodur. İlk baş bir şey olup olmadığını merak eder .Sonrasında sınıfın yarısının yattığını,diğerlerininde gürültü bir şekilde sohbet ettklerini farkeder ve yanına gitmekten vazgeçer.
Ezgi yata kalka lisesinin ilk gününü atlatır.