Alarmı durdurdum ama gözlerimi açmak çok zor geliyordu. Yine her gün olduğu gibi arkadaşlarımla tüm gece oyun oynamıştık. Yataktan hiç kalkmak istemesemde bugün okuldaki sözlüden geçme ihtmalime karşın kollarımdan kuvvet alarak sırtımı yatağın başlığına dayadım. Saat 6.47 idi ama ben hala sıcacık yorganımın altındaydım. Biraz daha zaman geçtikten sonra kalkıp yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım. Üstümü değiştirip mutfağa geçtim. Buzdolabını açtım ama içi bomboştu, ocağa yönelince dünden kalan biraz yemek vardı bu seferlik onlarla idare etmek zorundaydım. Biraz atıştırdıktan sonra hızlıca çantamı hazırladım ve ayakkabılarımı giyindim. Saat 7.15 hava yavaş yavaş aydınlanıyordu. Bir kat aşağı inince son zamanlarda apartmanın ışığı yanmıyordu daire 5 ve 6. Apartmandan çıkınca okula doğru yürümeye başladım. Okul evimden çokta uzak değildi, yürüme mesafesindeydi. Yürürken kulaklıklarımı taktım ve en sevdiğim playlistte karışık çal tuşuna bastım. Yürürken müzik dinlemek… her şeyi romantize etmemi sağlıyordu ve birazcıkta olsa yaşadığım durumlardan uzaklaşmamı. Sonbaharı seviyordum sokaklardaki soğuk esintilerle dökülen yapraklar adeta bir kartpostalın içinde yürüyordum. Okula yetişmek üzerekyen omzumda bir el hissettim ve refleks olarak aniden titredim. Arkama bakınca endişelenmem gerekmediğini anladım, Naz. “Korkuttum mu?” Dedi mi endişeli bir şekilde, “hayır sadece uykuluyum ve kulaklıklaydım fark etmedim.” Naz sınıftaki en yakın arkadaşımdı. 2 yıldır aynı sırada oturuyorduk, ilk başlarda çok anlaşamamış olsakta o benim açılmamı sağlayan kişiydi. “Çalıştın mı?” Dedi bana dönerek önce biraz duraksadım, çalıştım mı “haa çalışmadım yine bildiklerimle yapmaya çalışacağım.” Harita bilgime güveniyordum bu yüzden coğrafya dersinin sözlülerini seviyordum, derken okula yetişmiştik. Doğruca sınıfa yöneldik, sıramıza oturduk ve kafamı direkt masaya ellerimin üstüne koyup uyumaya çalıştım. Sınıftaki çoğu kişiyle sohbetimiz yoktu, onlar için varla yok gibi bir şeydim. Çokta önemli değildiler benim için, dert etmiyordum. Aradan biraz zaman geçtikten sonra Naz’ın dürtmesiyle uyandım. Sözlü kağıdı önümdeydi çözmeye başladım ve ilk bitiren bendim. Kağıdı verir vermez yine başımı sıraya vurup uyudum, çok geçmeden hoca sınıfa seslendi “süreniz doldu kağıtları herkes getirsin”. Bunu duydum ama kalkmadım. Daha sonra gözümü açtığımda saat 3.20idi okulun bitmesine 5 dakika kalmıştı. Okulda uyuyabildiğim için geceleri evde uyumuyordum, uyuyamıyordum. Tek sebep bu olmasa da okulda rahatça uyuyabiliyordum. Telefonlar dağıtılında kulaklığımı ve kapüşonumu takıp dışarı çıktım. Eve doğru giderken markete uğramam lazımdı. En çok ihtiyaç duyduğum birkaç şeyi alacak kadar param vardı sadece süt ve ekmek aldım ardından evin yokunu tutmaya başladım. Apartmanın önüne geldiğimde çantamdan anahtarı aradım tek elle biraz zorlansamda bulup üst kata çıktım 5 ve 6. Daire sabah hiç yanmayan o ışık şimdi de yanıp sönüyordu 5. Dairenin boş olduğunu biliyordum ama 6. Dairede yaşayan ihtiyar amcayı uzun zamandır görmüyordum. Kapıyı tıklatsam mı diye düşündüm daha sonra neyse boşver diyerek üst kata çıktım. Eve girer girmez üzerimi değiştirip salonda uzandım yine evde kimse yoktu, tektim. Yalnızlığı seviyordum, ya da sadece buna alıştığım için kendimi avutuyordum. Babamı uzun zamandır görmüyorum sesini görünüşünü unutmuştum. Annem desen o da eve bazen uğruyordu, onu da görmüyorum desem yeridir. Var olda da benim için yoktu aslında. Televizyonu açtım kanalları geçerken sevdiğim bir filme denk geldim. İzlerken yine uyuyakalmışım. Daha sonra aşağıdan geldiğini anımsadığım değişik sesler gelmeye başladı; Daire 6
Bölüm 1
Sonbahar sabahı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.