Hava karanlik ve yagmurluydu. Sanki rüzgar birşeyler fisildiyordu. Emy ruzgarin karanlık sesiyle birlikte mağaraya doğru ilerlemeye devam ediyordu. Patikanin hemen yanındaki parlak taş dikkatini çekmişti. Emy merakla taşa doğru ilerledi. Taşın yanına geldi; yağmur yüzünden ıslanmış bu parlak taşı eline aldı. Tas aynı bir ay kadar beyaz ve güzeldi. Emy yoluna bu taşla devam etti.
★★★
Patikanin sonunda mağaraya ulaşmıştı. Emy burayı çok iyi biliyordu. Çünkü bu ilk saraydan kaçışı değildi... Karanlık mağaraya doğru bir adım attı. Bir adım daha ve bir tane daha... Sonunda mağaranın sonuna gelmişti. Ama aslında burası bagaranin sonu değildi. Burayı sadece Emy ve "O" biliyordu...
★★★
Emy duvardaki sekilsiz ve yosunlu yaşı oynattı. Hemen taşın yanındaki kaya oynadı ve bi geçit açıldı. Geçitinn diğer tarafında tamamen başka bir evren vardı. Emy buraya "Yeni Dünya" diyordu. Burayı seviyordu. Çünkü burası onu kabul eden tek yerdi. Emy içeriye doğru bir adım attı ve yüzüne vuran sıcak rüzgarın ona sarilmasina izin veriyordu. Beyaz elbisesinin çamurla kaplı olduğunu dahi fark etmemişti Emy...
★★★
Emy yeni dunyasina doğru bir adım attı. İçeride onu bekleyen bir erkek vardı. Oda aynı Emy gibiydi, ailesinden kaçmak için buradaydı. Emy koşarak kucağına atladı. Bu Emy'nin tek arkadaşı Michi. El ele tutustular. Michi Emy'e ona göstermesi gereken çok önemli bir şey olduğunu söyledi ve elinden yakalayıp koşmaya başladı. Emy hala anlam verememişti fakat şikayetçi değildi. Michi durdu ve Emy'nin gözlerini kapattı. "3..2...1..." Dedi ve Emy'nin gözlerini açtı. Devasa bir ağacın yanindalarda. Ağacın etrafında ise bir sürü kelebek uçuşuyordu. Emy'nin gözleri parlıyordu. Michi ilk kez onu bu kadar mutlu görüyordu...