İçeriğe geç

NERDESİN!

Bölüm 6 · 4 dk okuma

NERDESİN!

Bölüm 6

YAKTIN BENİ

Karşımda duran kişi kesinlikle o idi, kanlı canlı karşımdaydı.

"Tanıdın mı beni çingene kız."

demiştim ya, bir yarım seni istiyor, bir yarım gelme diye dualar ediyor. Karar verdim sen yine de gel.

"Sensin!" ellerim yavaşça yanağımdaki yara izine gitti, aynısı onun yüzünde de vardı, fakat aradan 4 yıl geçmesine rağmen onun yarası yeni gibiydi. Sanki vicdan azabından yüzündeki yarayı kazıyormuş gibi, ıslak saçları nemli yüzü, kesinlikle hastaydı, yüzü çok solgun, saçları darmadağındı. Baktıkça içim geçiyor, üzülüyordum ona. "Bartu, iyi misin sen?" Aşk böyle bir şeydi miydi? Ya da ben büyük bir kumara mı girdim, çıkışı olmayan.

"Bartu sen, sen cidden iyi misin cevap ver!" bana bakıp burukça gülümsüyordu, sanki bana sırıtırken kaburgaları kırılıyormuş gibi bir ifadesi vardı.

"Ben iyiyim çingene kız, sana sarılabilir miyim?"

koşarak koynuna atladığımda biraz garip bir görüntü oldu, aşkmış adı ner'de bileyim böyle zulüm olur mu gözünü seveyim.

"Bartu ner'desin sen!"

"Buradayım, hep buradaydım."

HASTANEDE

"Meral buraya gelmek zorunda mıydık cidd-"

"Kapa çeneni hastasın sürekli öhö öhö öhg. diye akciğerlerini yerlere akıtıyorsun!"

"Ama Meral, yani ben büyüdüm, kocaman adamım, yani 29 yaşına girdim."

"Eee yani, neydi bu konuşmanın ana fikri, iğnelerden mi korkuyorsun?"

"Ne, nerden çıkardın, neden korkayım iğneden, neden korkayım, neden, niçin?"

"Anlaşıldı! Korkuyorsun." Yanımıza çok tatlı pembe üniformalı bir hemşire geldi.

Kadın, "Evet anlaşılan iğne var."

"Evet Bartu Alaca değil mi?"

"Anladım, peki siz, karısı mısınız?" kadın tatlı falan ama biraz boş boğaz yani.

"Hayır arkadaşıyım."

"Ah özür dilerim, Bartu bey siz şuraya geçin." Bartu masum masum emir kuluymuş gibi sedyeye geçti.

"Şimdi kalçanızı sıyırır mısınız?"

"Ne!" Bu cidden o kadar komikti ki kendimi yerlere atarak güldüm, yani gülerken kafam bir yere çarptı ve gülmemin yarısını yerde tamamladım.

Olanlar oldu derken Bartu'nun yarasına dikiş atacaklarını söylediklerinde birazcık kudurmuş olabilir, fakat yine de dikiş işleminde yanında olmamı istedi, bir yandan benim uzun isteğim üzerine bütün vücuda anestezi yaptılar, Bartu'ya içiremediğim onu böyle yoklayacaktım...

20 DAKİKA SONRA

"Bak Bartu, bu kaç? Görebiliyor musun?"

"He evet görüyorum 11!"

"Bartu benim 11 parmağım yok!"

"E o zaman bu ne?" gösterdiği şey yanıma koyduğu parmağıydı, 11. parmak sözde kendi parmağıydı.

"Bartu o senin kendi parmağın!"

"Aptal o senin parmağın!"

"Yoo senin parmağın!"

"Yeter Bartu!"

Onu yokladım ama ağzı o kadar sıkı ki! Tek kelime etmedi benim hakkımda, yani onu daha tamamen affetmedim, o da beni affetmemiştir büyük ihtimalle, bendeki yara izinin aynısı ondada vardı. Son olarak kadına izin kalacağı ihtimali alıp oradan çıktık, yani ne kadar affetmek istemesemde zorundayım, aynı yarayı bende ona yaptım bu şekilde ikimizde de yara izi var. Yani biraz adaletsiz oluyor.

14 SAAT SONRA

"Bartu neden!"

"Çal Müslüm Baba Çal!"

"Bartu! Hemen bana cevap ve-"

Evet sonuç olarak ikimizde vermut tekledik, yani ben ısrar etmedim tamamen o istedi, hızlı içtiğimiz için çok çabuk sarhoş olmuştuk, bir yandan tadı harikaydı, tatlı tadıyla resmen içimdeki bütün dertleri hop diye almıştı, E bir yandan Bartu kendi kafasında Müslüm Gürses dinliyordu. Ben ise neden Bartu'yla bu kadar yakın olup bu kadar uzak olmamla alakalı bağırıp çağırıyordum. Ne de olsa benim asıl işim bu, bağırıp çağırmak zaten o yüzden her şeyimi o yüzden kaybettim. Neyse zaten o konuyu açtığımda geri kapatamıyorum. Asla vermut gibi tatlı içkileri bar gibi yerlerde içmem, genelde tatları tatlı diyerek bağırıyordum, bu benim normal halimdi. Bu kez ilk defa barda içmiştik, neden bilmiyorum düşündüğüm kadar kötü değildi, gayet güzel ve eğlenceliydi, yeni arkadaşlar bile edindim. Ah cidden arkadaş derken Bedir'e noldu, onun dışında Mehtap? Ah çok umrumda hepsi beni terk etti hepsinin canı cehenneme, sosyal medyada hep neden onlarla küstüğüm konuşuluyor, herkes bu konuyla ilgili benim kibirli biri olduğumu konuşuyor, çünkü Bahar benden habersiz hakkımda açmadık dedikodu bırakmamış, bakmayın Bahar'ın cici kızı oynadığına kendisi 12 ülkede aranan azılı bir hacker, evet onun arkasını ben topladım, benim sayemde bütün sicili temizlendi. Fakat ne kadar ona bu işleri bırakmasını söylememe rağmen o benle arkadaşken az da olsa bu pis işlere bulaşıyordu, ben onlarla konuşmayı bıraktığımda bu işlere tekrar girmiş olmalı,

benim hakkımda fahişe, metres gibi bazı söylentileri bile vardı, ve sıkıntı bunlara Bedri, Mehtap, Mert'inde katılması. Evet bu lakapları üzerimden atmak kolay sürmedi, hala sosyal medyada benim hakkımda #fahişe söylentileri hala var ve bunları üzerimden atmak cidden çok uzun sürmüştü, tabii yılın 2028 olması bazı şeyleri getirdi, çoğu uygulamaya artık vpn ile bile giremiyoruz. Bu yüzden artık Discord ile YouTube yayınlarımı yapamıyorum. Malesef bazı şarkılarda ülkede yasaklandı, yani bu şarkılar bazı siyasi içerik içeren şarkılar. Ceviz ağacı, Bella ciao, Forever young, Kufi ve benzeri şarkılar yasaklandı, dinleyen ve bunlarla ilgili paylaşım yapan kişiler 5 yıldan başlayan hapis cezası alıyor. İstanbul Saraçhane 3 yıl önceki olay yüzünden hurdalık halde, bu yüzden İstanbul nüfusu çokça azaldı, Saraçhane artık Hurdalık Şehir olarak biliniyor. Çok şükür ki Mersin'e hiç bir şey olmadı.

"Bartu! Ben çok sıkıldım, bir şeyler yapalım."

"Meral! Acilen bana bakmalısın ayaklarım yok!"

YORULDUM AYOL BU KADAR İLE YETİNİN SONRAKİ BENİMİ PAZAR ATARIMM

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.