Herkes sabahın ilk ışıklarının odanın penceresinden perdenin arasınsan sızan ışıkla uyanır yani genellikle yabancılar öyle uyanıyor ama ben kardeşimin saat sabah 06:30'da uyandırılıyorum Telefonla neymiş efendim "Sabahları erken yürüyüş yapmak" sağlıklıymış lan ben daha ayılamıyorum bu sabah yürüşüyü diyor ve gene birgün bunun için sabahın köründe arandım ve ben uyku sersemliğinde telefonu açıp dedimki " ne var Azarbeycan gene ne yürüşü?" dedim sonra bir anda zil sanki takılı kalmış gibi basıldı o an korkuyla yataktan düştüm ve sera elemiş bir şekilde ayağa kalkıp kapıya baktığımda tabikide azarbeycandı karşımda sırıtıyordu sinirle dedimki "bana bak elimin yersin desin bir koydum mu yere yapışırsın he, lan bu saatte yürüyüş ne lan biç" dedim ardından azarbeycan dudağını büzerek "Hadi ama abla sabahları yürüyüş yapmak sağlıklı ama seni bir Türlü erken kaldırmaya alıştıramadım bende napim zile asıla bildiğim kadar asıldım" dedi gülmesini tutmaya çalışarak bende sinirle göz devirip iç çektim ve dedimki "inşaat sesiyle uyansaydım daha iyiydi aw" buna karşılık göz devirip dedıkı "hadi hadi çok konuştun sen üstünü değiştir sonrada çıkalım" dedi ve bende üstüme rahat sportif bir eşofman takımı giydim

;Bu eşofman takımı giydi
Giyindikten sonra kız kardeşim Azarbeycan ile yüzüne çıktık yürüşe çıktıktan 1-2 saat sonra normal bir şekilde konuşup sohbet ediyorduk bir anda benim farkımds olmadan İran'dan gelen bir füze bana doğru geliyordu Azarbeycan bunu fark edip "ABLA DİKKAT ET" dese de kendimi kenara çekemedim ve bir patlama oldu yere düşüp bayıldım en son hatırladığım yanı başımda kız kardeşim ve hayal olduğunu düşündüğüm İspanya vardı
–––––––––––––––––––
1 ay sonra
––––––––––––––––––
Uyandığımda hastane odasında yatakta hastanede pijamaları ile yatıyordum karşı koltukta kardeşim oturmuş huzursuz bir şekilde kahve içiyordu onu gördüm ve gülümsedim ve bir kaç dakika sonra ona seslendim "Azarbeycan...." azarbeycan sesimi duyunca bir anda şıçradı sonda sevinçle kahvesini sehpanın üstüne bırakıp yatağa doğru koşup yatağın kenarına oturdu ve elimi tutup dedıkı " Abla iyi misin? Nasıl hissediyorsun kendini?" dedi bana bende ona yorgun bir sesle "Sanki yıllardır uyuyor muşum gibi hissediyorum öyle yorgun ve bitkin hissediyorum" dedim ve azarbeycan konuşmasına devam etti "Ee haliyle böyle hissetmen çok normal bir aydır koma'dasın" dedi o an şok içinde ona baktım ve şaşkınla dedimki "NE ben 1 aydır uyuyor muyum? Nasıl ne oldu bana" diye ardı ardına soru sordum azerbeycan ise derin bir nefes alıp konuşmaya başladi " hani biz seninle yürüyüş yapıyorduk ya yürüş yaparken bir anda İran'dan bir füze geliyordu o an dikkatli olmak için bağırdım ve az kalsın sana füze geliyordu şükür olsun ki gelmedi ucuz kurtuldun hastaneye gittiğimizde doktor beyin sarsılmasınsan dolayı bir aya yakın komada kalacağını söylemişti öyle işte" dedi ona şaşkınlık ve ile dinledim sonra dedimki "Peki beni kim kurtardı" dedim ve azarbeycan dedıkı "Seni is-" tam bişi dıcek kendine içeri yunanistan girdi bana iyi olup olmadığımı sordu bende iyi olduğunu söyleyip azarbeycan'a dönüp lafını bitirmesini söyledim o sırada Yunanistan dedıkı "Azarbeycan bir dışarı gelebilir misin seninle konuşmak gerekn konular var" dedi azarbeycan da kafasıyla onaylayıp ayağa kalktılar ve oradan çıkıp kapıyo kapattılar
––––––––––––––––
Azarbeycan'dan devam ediyoruz
––––––––––––––––
Yunanistan beni dışarı çıkardığında ona soğuk ve mesafeli bir Şekilde baktıktan sonra dedimki "Ne istiyorsun Yunanistan gene ne var" Yunanistan bir iç çekti ve konuşmaya başladı " bak biliyorum kaç kere senin şirketine hile yapıp batırmaya çalıştım biliyorum ama lütfen Türkiye'ye onun İspanya'nın kurtardığını söyleme" dedi yalvarırcasına ben ise sinirle güldüm ve dedim ki "Neden söylemeyeyim ki?" dedim bunu üzerin biraz sinirlendi ama sakın kalarak konuşmaya devam etti " Ben Türkiye'ye yıllardır aşığım biliyorsun ve eğer söylersen aralarında bir bağ oluşabilir" dedi ben ise alaycı bir şekilde gülüp dedimki " onlar dedelerinden Berr-i düşmanlar nasıl aralarında bir bağ olabilir ki?" dedim o ise gene derin bir iç çekti ve konuşmaya devam etti "Türkiye ne kadar onu düşman olarak görsede içimden bir his İspanya'nın de benim gibi yıllardır ona aşık olduğunu hissediyorum sadece evvelden berri düşman oldukları için ona karşı soğuk ve kaba" dedi ben ise artık sinirlenmeye başlamıştım ki konuşmaya devam ettim "Bak Yunanistan onlar evvelden berri düşmanlar ve büyük ihtimalle İspanya uğraşacak kimsesi olmadığı için kurtardı kardeşimi ayrıca birlikte olsalar ne olur sanki ablamın senin gibi bir sahtekarla olmasındansa İspanya ile olsun daha iyi" dedim bunu der demek sinirlendi artık sinirlerini saklayamıyordu ve bi adım bana yaklaşarak dedıkı "Bak azarbeycan eğer Türkiye'ye söylersen senin ile ablanın arasını bozarım" dedi bende sinirle ona yaklaşıp onu ittim o ise bana doğru adım adım yaklaşıp üstüme geliyordu tam eliyle vuracakken bir anda birisi Yunanistan'ın elini ters çevirip yere fırlattı o an şaşkınlıkla göremedim sonra baktım ki amerika ve sinirli bir şekilde dedıkı "Eğer o el bir daha kalkarsa bak bakalım o Ele ne oluyor?"
≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈≈
Bölüm sonuna geldik umarım beğenirsiniz şimdiki hoşçakalın bayyuu