Tuğçe, bilinmeyen numaradan gelen mesaja dakikalarca baktı.
Tuğçe: “Semih neden benden ayrıldı?”
Karşı taraf uzun süre cevap vermedi.
Sonra yeni bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara: “Çünkü Merve'nin sana anlattığı her şey doğru değil.”
Tuğçe'nin kafası iyice karışmıştı.
Tuğçe: “Ne demek istiyorsun?”
Bilinmeyen numara: “Yarın saat 17.00'de eski parkta ol. Sana her şeyi anlatacağım.”
Tuğçe telefonu yatağın üzerine fırlattı.
Sabaha kadar uyuyamadı.
---
Ertesi sabah okulun koridorları her zamankinden daha kalabalıktı.
Herkes Merve'nin elindeki kayıtları konuşuyordu.
Öğrenci: Tuğçe'nin okuldan atılacağını söylüyorlar.
Başka bir öğrenci: Ben zaten onun Merve'yi kıskandığını biliyordum.
Tuğçe hiçbir şey söylemeden sınıfa girdi.
Ama sırasının üzerinde bir kağıt vardı.
Kağıdı açtığında sadece tek bir cümle yazıyordu:
“Saat 17.00. Parkı unutma.”
Tuğçe kağıdı buruşturup cebine koydu.
Tam o sırada Semih sınıfa girdi.
Göz göze geldiler.
Semih birkaç saniye durdu.
Semih: Tuğçe...
Tuğçe: Ne?
Semih: Dün söylediklerin hakkında düşündüm.
Tuğçe umutlandı.
Tuğçe: Ve?
Semih derin bir nefes aldı.
Semih: Seni affedemem. Ama seni dinlemeden de karar vermek istemiyorum.
Tuğçe'nin gözleri doldu.
Tuğçe: O zaman bugün bana gel. Sana her şeyi anlatacağım.
Semih başını salladı.
Semih: Tamam.
---
Saat 17.00 olduğunda Tuğçe parka gitti.
Etrafta kimse yoktu.
Bir süre bekledi.
Sonra arkasından bir ses geldi.
???: Geldin demek.
Tuğçe yavaşça arkasını döndü.
Karşısındaki kişiyi görünce donup kaldı.
Tuğçe: Sen?!
???: Evet. Beni beklemiyordun, değil mi?
Tuğçe geri adım attı.
Tuğçe: Senin burada ne işin var?
Karşısındaki kişi telefonunu çıkardı.
???: Çünkü Semih'in Merve'den neden ayrıldığını sana anlatabilecek tek kişi benim.
Tuğçe'nin sesi titredi.
Tuğçe: Söyle.
Kişi telefonu Tuğçe'ye uzattı.
Ekranda eski bir mesajlaşma vardı.
Mesajların birinde Merve'nin adı görünüyordu.
Tuğçe okumaya başladıkça gözleri büyüdü.
Tuğçe: Hayır...
???: Evet. Gördüğün her şey gerçek.
Tuğçe: Merve bunu neden yaptı?
Tam o sırada Tuğçe'nin telefonu çaldı.
Arayan Semih'ti.
Tuğçe telefonu açtı.
Semih: Tuğçe, neredesin?
Tuğçe cevap vermeden önce karşısındaki kişi fısıldadı:
“Sakın ona gerçeği söyleme.”
Tuğçe'nin eli titredi.
Çünkü artık iki seçenek vardı:
Ya Semih'e her şeyi anlatacaktı...
Ya da Merve'nin sırrını sonsuza kadar saklayacaktı.