23. BÖLÜM — “Yarın” 🖤
Odada kimse konuşmuyordu.
Bilgisayar ekranında yalnızca tek bir dosya vardı:
“TUĞÇE — GERÇEKLER”
Tuğçe ekrana bakarken elleri titremeye başladı.
Tuğçe: Ben bunun ne olduğunu bilmiyorum.
Semih hemen yanına geçti.
Semih: Sana inanıyorum.
Emre: Dosyayı açmadan hiçbir şey bilemeyiz.
Merve: Açın.
Semih fareyi eline aldı ve dosyaya tıkladı.
Ekranda bir video açıldı.
Görüntüde karanlık bir oda vardı. Kameranın karşısında yüzü görünmeyen biri oturuyordu.
Ses değiştirici kullanılmıştı.
Gizemli kişi: Eğer bu videoyu izliyorsanız, planımın ilk kısmı tamamlanmış demektir.
Tuğçe: Plan mı?
Gizemli kişi: Tuğçe'nin kaçırılması sadece başlangıçtı.
Semih'in yüzü gerildi.
Semih: Çık karşıma!
Gizemli kişi: Semih... her zaman olduğu gibi öfkelisin. Ama öfken seni gerçeğe götürmeyecek.
Video birkaç saniye dondu.
Sonra ekranda yeni bir görüntü belirdi.
Bu kez Merve vardı.
Merve kameraya bakıyordu.
Merve: Tuğçe, eğer bunu izliyorsan sana bir şey söylemem gerekiyor.
Tuğçe'nin gözleri doldu.
Merve: Seni suçlamıyorum.
Tuğçe şaşkınlıkla ekrana yaklaştı.
Tuğçe: Ne?
Merve: O gece beni bıçaklayan kişi sen değildin.
Semih derin bir nefes aldı.
Semih: Biliyordum.
Merve: Ama sana benzeyen biri vardı.
Emre: Ne demek istiyorsun?
Merve: O kişinin üzerinde Tuğçe'nin kıyafetleri vardı. Bilekliği de takmıştı.
Tuğçe kendi bileğine baktı.
Tuğçe: Beni taklit etmişler...
Merve: Evet.
Video tekrar değişti.
Bu kez güvenlik kamerasından bir görüntü vardı. Koridorda yürüyen kişinin yüzü hâlâ görünmüyordu.
Ama yürüyüşü Tuğçe'ye çok benziyordu.
Semih: Bu imkânsız.
Emre: Demek ki bütün bunları Tuğçe'nin üzerine yıkmaya çalışıyorlar.
Merve: Ve bunu yapan kişi sizi çok yakından tanıyor.
Bir anda videonun sonunda bir isim belirdi.
“EMRE.”
Odada sessizlik oluştu.
Emre'nin yüzü değişti.
Tuğçe: Emre...?
Semih şüpheyle ona baktı.
Semih: Neden senin adın yazıyor?
Emre geri adım attı.
Emre: Ben bilmiyorum.
Merve'nin gözleri büyüdü.
Merve: Abi...
Emre: Merve, yemin ederim benim bununla hiçbir ilgim yok.
Tam o sırada hastanenin ışıkları söndü.
Tuğçe korkuyla Semih'in elini tuttu.
Tuğçe: Semih...
Koridordan bir kapının kapandığı duyuldu.
Güm!
Semih: Herkes burada kalsın.
Telefonunun fenerini açtı.
Ama koridora çıktığında yerde küçük bir kâğıt gördü.
Kâğıtta yalnızca bir cümle yazıyordu:
“Gerçeği öğrenmek istiyorsan yarın gece deniz kenarına tek başına gel.”
Semih kâğıdı sıktı.
Semih: Bu sefer kaçamayacaksın.
Tuğçe onun yanına geldi.
Tuğçe: Tek başına gitmeyeceksin, değil mi?
Semih ona baktı.
Semih: Hayır.
Tuğçe: İyi.
Semih: Çünkü bu kez birlikte gideceğiz.
Uzakta gök gürledi.
Ve ikisi de bilmiyordu...
Yarın gece, bütün sırların ortaya çıkacağı gece olacaktı. 🌊🖤