İçeriğe geç

Nefretin tam karşısı

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Nefretin tam karşısı

Bölüm 1

ZORLA ÖDEV

Gözlerini devirme sırası Lara’daydı. Sandalyesini gürültüyle geriye doğru çekip oturduğunda, ahşap zeminden çıkan o tiz ses kütüphanenin yüksek tavanında yankılandı. Masanın diğer ucunda, kollarını göğsünde kavuşturmuş ona bakan Aras’ın dudaklarında her zamanki o sinir bozucu, yarım tebessüm belirdi. Bu tebessüm, Lara için okulun ilk gününden beri yürüyen bir meydan okumaydı. Tarih projesi için eşleştikleri panoda isimlerini yan yana gördükleri andan beri havada biriken elektrik, şimdi bu dar kütüphane masasının üstünde somut bir ağırlığa dönüşmüştü.

"Gözlerin yuvalarından fırlayacak, az kalsın unutuyordum," dedi Aras, sesindeki alaycı tonu hiç gizleme gereği duymadan. Öne doğru eğildi, ellerini masaya dayadı. "Eğer projeyi tek başına yapıp bütün övgüyü toplama hayallerin varsa, üzgünüm Lara. O nota benim de ihtiyacım var ve senin o kontrol delisi yöntemlerine katlanmak zorunda değilim."

"Kontrol delisi mi?" Lara hızla nefesini verdi, defterini masaya o kadar sert vurdu ki yan masadaki birkaç kişi dönüp onlara baktı. Lara umursamadı. Bakışlarını Aras’ın meydan okuyan gözlerine dikti. "En azından benim bir yöntemim var! Senin gibi her şeyi son dakikaya bırakıp şansla sınıfı geçmeye çalışmıyorum. Seninle aynı grupta olmaktansa bu dersten kalmayı tercih ederdim Aras, ciddiyim."

"Ne büyük tesadüf," dedi Aras, yaklaşarak sesini fısıltı seviyesine indirdi ama kelimelerindeki keskinlik azalmadı. "Ben de seninle aynı havayı solumak yerine kütüphanedeki tüm tozlu kitapları yutmayı tercih ederdim. Ama buradayız. Bu yüzden o mükemmeliyetçi çeneni kapatıp kaynakları bölüşmeye başlasan iyi edersin."

Aralarındaki bu nefret yeni değildi; sınıfta atılan laflarla, sınav sonuçları açıklandığında birbirlerine ters ters bakışlarla, öğretmenlerin gözüne girmek için girilen o anlamsız yarışlarla aylar içinde beslenip büyümüştü. İkisi de geri adım atmayı zayıflık sayan, gururundan ödün vermeyen birer kale gibiydi. Masanın üzerindeki notlar, kitaplar ve kronometre gibi tıkırdayan saat, aralarındaki o bitmek bilmeyen savaşın yeni cephesiydi.

Ancak Lara, hırsla açtığı kalın kitabın sayfalarını çevirirken de; Aras, elindeki kalemi parmaklarının arasında öfkeyle döndürürken de henüz farkında değildi: Zoraki paylaşılan bu saatler, kaçamak bakışlara; hırslı tartışmalar, birbirlerinin zihnindeki derinlikleri keşfettikleri uzun sohbetlere devrilecekti. Birbirlerini yok etmeye çalışırken, aslında nasıl da tamamladıklarını anlamaları zaman alacaktı. Ve kabullenmesi en zor şey, nefret ettikleri o gözlerde kendilerini aramaya başladıkları an olacaktı. Butik bir felaketin ortasında, hikayeleri işte bu öfkeli bakışmanın tam kalbinde başlıy

ordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.