Selam, bu benim bu uygulamada yayınladığım ilk kitabım. Buralarda biraz yabancıyım, ve kitappad uygulamasında yazdığım bir kitap var. Yazar ismi:buglw_stay26
Kitap ismi:Sessiz aşk. Şimdiden sağolun.
Keyifli okumalar...
(Asenanın gözünden)
Karakolun floresan lambaları gözümü yakarak açtırdı. Giydiğim ceket omuzlarımdan aşağı kaymıştı. Başımı koltuğun arkalığına yaslamıştım. Yavaşça, tutulan boynumu tutarak hafifçe doğruldum. Etrafıma baktığımda, masada duran dosyalar gözüme çarptı. Birden fazla dosya, kırmızı kalemle alınmış notlar, üstü çizilmiş resimler... Ekip olarak yine burada sabahlamıştık...
Merhaba, ben Asena Yalçın. 24 yaşında bir polisim. Babamdan bana kalan bu mesleği aşkla devam ettiriyorum...
Elimi boynumdan çekmeden, diğer elimle yanımda uyuyan büşranın omzuna uzandım. Güneşte parlayan sarı saçları yüzüne düşmüştü. Neredeyse ağzına girecekti. Omzundan tutup hafifçe sarstım, yorgun bir sesle;
"Büşraa, büşraaa. Kalk hadi"
Dedim. Büşra anlamsız mırıltılar çıkararak bir şeyler söyledi. Biraz daha yanına sokuldum, tekrar sarstım ama bu sefer sertçe. Tekrar seslendim;
"Büşraa, kalk yine burda sabahlamışız"
Büşra gözlerini yarım açtı, neredeyse ağzina girecek saçlarını yüzünden çekerken diğerlerine baktım. Elimi boynumdan çekip ayağa kalktım. Avuç içlerimi birbirine çarpıp, yüksek bir sesle;
"Heyy, kalkın hadi. Ayaklanın kendinize gelin! Bakmamız gereken dosyalar var" gözlerimi kolumdaki saate çevirdim, sonra aynı tonda tekrar seslendim;
"Ama ilk olarak Eren beyin odasına gitmemiz lazım. Kalkın hadi!! "
Saat 09:30 du. Herkez yavaş yavaş uyanırken tekrar koltuğa oturdum,birkaç dosyayı elime alıp tekrar baktım.
Üç farklı vakaydı, ama detaylar korkutucı bir şekilde birbirine fazla benziyordu. Aynı dar sokaklar, benzer saatler, aynı izler...
Omzumda hissettiğim el ile gözlerimi dosyadan çevirip yukarı baktım. Arastı, Aras Bora Çelik. Kumral saçları alnına düşerken, alaycı bir ifadeyle bana baktı;
"Hadi kalk cimcime, gidiyoruz" benden büyük olduğu için böyle şakalar yapmayı seviyordu. Dosyaları masaya fırlattım, gözlerimi devirip ayağa kalktım, hafifçe güldüm ve dudaklarımı araladım. Alayci bir tonla;
"Tamam dedecim".dedim, off anlamında kafasını salladı, sandalyede asılı duran ceketi alıp omzuna geçirdi.
Eğilip masadan birkaç dosya alırken, gözüm karşı koltuktaki Mete ye takıldı.
Mete Yaman.
Ekibin enerji ihtiyacını o karşılıyordu. Dosyaları birkaç kez masaya vurup düzelttikten sonra, koltukta hala uyuyan Mete'ye adımladım.
Omzundan tutup sertçe sarsarken;
"Hişt, uykucu. Kalksana. Burda kalıcaksın yoksa"
Bir eliyle gözlerini ovarken hafifçe esnedi. Uykulu bir sesle bana döndü:
"Abla saat kaç? " benden küçüktü. 2 yaş. Bana abla diyordu o yüzden. Gözlerimi kolumda duran saate çevirdim, sonra tekrar Mete'ye döndüm;
"09:35 ablacım, kalk hadi. Başkomiser ın odasına gıdıcez" dediğimde hızla ayağa kalktı. Sanki az önceki uykulu mete yoktu, kaybolmuştu. Gülerek kafamı salladım, kapıya doğru ilerledim.
...
Başkomiserin odasına geldiğimizde, hiç görmek istemediğim o ela gözlerle karşılaştım...
Mert Karaboz...
Muhtemelen bizden önce uyanıp, kahvaltısını felan edip buraya gelmişti. Bakışlarımı yere indirdim, benim için ayrılan koltuğa attım kendimi. Eren baba(kendi aralarında öyle diyolar, iyi bi insan) daha gelmemişti.
Elimdeki dosyaları masaya koyduğum gibi, sıla uzanıp kaptı masadan. Arka arkaya koyarak incelemeye başladı.
Sıla Toprak.
Siyah, omzuna düşen saçlarını omzundan geriye attı. Dosyalara bakmaya devam etti.
Aras'ın burda olmadığını farkettim, yanımda oturan büşraya döndüm;
"Aras nerde? "
Mavi gözlerini bana çevirdi, tam konuşacaktıki. Aras içeri girdi. Elinde bir poşet vardı. KAHVE POŞETİ.
Dudaklarımın kenarı keyifle kıvrılırken ayağa kalktım. Herkez kahvelerini alıyordu. Kahvemi alıp tek elimle olabildiğince arasa sarıldım;
"Tam bi iyilik meleğisin ha, bi kanatların eksik"
"Tabi olm" der gibi bir bakış attığında bende dahil herkez gülmeye başladı. Yerime geçip oturdum.
...
Eren baba gelmişti, neredeyse 3,5 aydır bir katili yakalamaya çalışıyorduk. Bu kadar zor olan neydi? Neden onu bulamıyorduk bilmiyorum. Ama hepimiz elimizden geleni yapmaya çalışıyorduk.
Burda bitiriyorum, gece 02:58 de bölüm yazdım değerimi bilin(!)
(02:58 de yazdığım doğru)
Neyse nasıldı kitabımm? Yorumlarda yazın lütfenn
Bide bana hyunlix fic önerinn
İyi günler🤍✨


