Kaan'ın sözleri havada asılı kaldı.
"Sevdiğim kişi Melis değil."
Kalbim öyle hızlı atıyordu ki duyulacağından emindim.
Gözlerimi ondan kaçırmaya çalıştım ama başaramadım.
Sanki bütün dünya durmuştu.
Sadece ikimiz vardık.
"Aylin..."
Sesimi çıkarmaya çalıştım.
Ama boğazım düğümlenmişti.
Kaan hafifçe gülümsedi.
"Şu an çok panik görünüyorsun."
"Sen de."
Bu cevabı beklemiyordu.
Gülümsemesi büyüdü.
"Evet."
İlk kez onu böyle görüyordum.
Savunmasız.
Gerçek.
Rol yapmıyordu.
Alay etmiyordu.
Sadece benimle konuşuyordu.
---
"Bana bir şey sorabilir miyim?" dedim.
"Her şeyi."
Derin bir nefes aldım.
"O zaman neden sürekli benimle kavga ettin?"
Kaan kahkaha attı.
"Çünkü sen de benimle kavga ediyordun."
"İlk sen başladın."
"Hayır, ilk sen başladın."
İkimiz de birkaç saniye birbirimize baktık.
Sonra aynı anda gülmeye başladık.
Aylarca birbirimizden nefret ettiğimizi sanmıştık.
Belki de en başından beri durum farklıydı.
---
Kaan'ın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.
Yerine ciddi bir ifade geldi.
"Aylin."
Kalbim yeniden hızlandı.
"Ne?"
"Galiba senden hoşlanıyorum."
Nefesim kesildi.
"Galiba mı?"
"Tamam."
Başını eğip güldü.
"Kesinlikle senden hoşlanıyorum."
Yanaklarımın yandığını hissedebiliyordum.
Bu gerçek miydi?
Gerçekten bunları duyuyor muydum?
---
Tam o sırada bahçeden yüksek bir ses geldi.
Birinin adı anons ediliyordu.
Ama ikimiz de yerimizden kıpırdamadık.
Kaan gözlerini gözlerimden ayırmıyordu.
"Bir şey söylemeyecek misin?"
Yutkundum.
"Söyleyeceğim."
"Bekliyorum."
Gülümsedim.
Belki de hayatımda ilk kez bu kadar cesurdum.
"Ben de senden hoşlanıyorum."
Kaan birkaç saniye hiç hareket etmedi.
Sanki duyduklarına inanamıyordu.
"Gerçekten mi?"
"Hayır, şaka yapıyorum."
Gözlerini devirdi.
"Kalp krizi geçirecektim."
İkimiz de güldük.
Ama bu kez aramızdaki hisler saklı değildi.
---
Tam her şey güzel giderken telefonuma bir bildirim düştü.
Ekrana baktım.
Bilinmeyen numara.
Kaşlarım çatıldı.
Mesajı açtım.
"Kaan'a güvenme."
Bir fotoğraf eklenmişti.
Fotoğraf birkaç saat önce çekilmiş gibiydi.
Kaan ve Melis birlikte görünüyordu.
Ama asıl sorun bu değildi.
Fotoğrafın altında şu yazıyordu:
"Gerçeği öğrenince çok geç olacak."
Bir anda içimi kötü bir his kapladı.
Kaan yüzümdeki değişimi fark etti.
"Ne oldu?"
Telefonu hemen kapattım.
"Bir şey yok."
Ama yalan söylediğimi ikimiz de biliyorduk.
Ve bilmediğimiz şey şuydu:
Birileri uzun zamandır bizi izliyordu.
Hem de düşündüğümüzden çok daha yakından.