İçeriğe geç

NEFRET'E TUTSAK

Bölüm 1 · 11 dk okuma

NEFRET'E TUTSAK

Bölüm 1

-BÖLÜM 1-

Kendi öz babam benim organlarımı satmak için bir gece an sızın beni bir yere kaçırmiştı . Herşeyden habersizdim o zamanlar . Kaçırıldığımı anladığımda bir şekilde oradan kaçmıştım fakat etrafımı arabalar çevirmişti . Adamların ellerinde silahlar vardı .

"Baban seni istiyor " demişti babamın en yakın koruması . Evet babam bir organ mafyasıydı ve kızının da organlarını istiyordu. Bu çok korkunç bir şeydi . Baban tarafından öldürülmeye çalışmak...

Adama doğru yaklaşıp " gelmezsem naparsın ?" Demiş ve bir anda bacak arasına sağ dizimş geçirip elindeki silahı alıp hepsini tam kafalarından vurmam 1 dakikamı bile almamıştı.

Mermisi biten silahı yere fırlatıp hızlıca ormana dalmıştım çünkü zaman kaybetmemeliydim babamın adamları peşimdeydi .

Arkama bakmadan koşuyorum kaç saat, kaç dakika olduğunu bilmeden yalnızca koşuyorum ardıma bakmaksızın .

Arkamdan 3 el silah sesinin gelmesiyle korkuyla titremiştim lakin bu beni durdurmadı .

Arkama bile bakamıyorum. Zik zaklar yaparak koşuyorum. Az daha dayanmalıydım. Karşımda bir yol vardı oraya varırsam otostop çekip kurtulurdum ne de olsa. Hızımı arttırdım ve izimi kaybettirdiğimden emin olup yolun ortasına korkusuzca atlayıp arabalara durmaları işaret ediyordum fakat kimse durmuyordu hatta bir tanesi ezecekti beni son anda kurdulmuştum . Ümidimi yitirip arkama dönüp yolun kenarına oturdum ve ağlamaya başladım . Ne yapmalıyım nereye gitsem bulurdu beni . Omzumda hissettiğim el ile irkilip bir anda omzumdaki eli çevirip kırmakla yüzüme sağlam bir yumruk atılmasına gözlerim karardı...

****

Here yerim ağrıyordu fakat umursamadan gözlerimi açtım. Lanet ! Yine ... yine başaramadım beni buldu ölecektim bunu biliyordum.

Sandalyedeydim ellerim ve ayaklarım sımsıkı bağlanmıştı fakat aptal adamları ağzımı bağlamayı akıl edememiş olacaklar ki ağzım bağlı değildi.

"Hey hangi it bağladı beni adamsanız teke tek gelin lan!"diye bağırmamla kapı açıldı ve içeri benim elini kırdığım Adam ve birdürü adam içeri girdi hepsinde takım elbise vardı.

" bacım bak niyetim sana yardımcı olmaktı iyi misiniz diye sormaya geldiğimde elimi kırınca ve düşmanca bakınca bende sana vurdum ve bayıldın bende senin konuşturmak için patrona sorup buraya getirdim kusura kalma " dediğinde yere tükürdüm ve " senin patron dediğin benim babam,pezevenk ayrıca nereden senin bacın oluyorum yavşak,senin dilin mi yok niye insan gibi silahla öldürü vermiyorsunuz anlamadım gerçi organlarımın taze taze alınması lazım ama bendeki de saflık işte "dediğimde "bacım dediklerimi dinlemiyor musun yoksa türkçe mi anlamıyorsun. Banane be ne uğraşacam ayrıca ne babası "diyip hepsi kahkaha atmaya başladı .

" bacım patron evli değil ama sen göz koydun anladıkta bari baba yerine kocam de"yine kahkaha attıklarında her şeyi anlamıştım. Bir anda kafama dank etti.

"Bakın ben yeni anladım herşeyi bir yanlışlık olmuş kusura bakma elin için,ben seni başka biri sanmıştım." Dediğimde yüzleri ciddileşti " bacım bana kalsa bırakırım ama patron artık bırakırmı bilmem "der demez kapı sökülürcesine açıldı ve içeriye devasa bir varlık girdi . İnsan olamayacak kadar yakışıklı , büyük ,uzun bir yaratık.

Allahım ,adamın elini kırdığım anı sil Yarabbim. Adam kaşları çatık bir şekilde bir elini kırdığım adama bir bana bakıp "bu mu senin elini kırdı Babil " dediğinde başını salladı adının Babil olduğunu öğrendiğim adam.

Yaratık bana bakıp " niye elini kırdın bayan ?"dediğinde yüzüne aval aval bakıp "yeter lan sanki silahla vurduk bırakın beni,yetti yani ayrıca bayan sensin ben kadınım! "diye bağırmamı beklemiyor olacak ki kaşları kalktı .

Yüzüme boş bir şekilde bakıp" ya söylersin ya söylersin " dediğinde sinirlenmiştim sonunda.

Herşeyi baştan sona anlattığımda "çözün şunu "demesiyle adamları elimi ve ayağımı hemen çözmüşlerdi . Bileklerimi tutup " hayvan gibi sıkmışsınız ya bileklerimi" diye sızladım. Yaratık gorili " bidaha karşıma çıkarsan bu işin içinde başka bir şey olduğunu düşünürüm ve bu sefer bu kadar çabuk kurtulamazsın çocuk "dediğinde " sensin lan çocuk siktirip gitmek istiyorum zaten niye karşına çıkayım andaval beni çıkar buradan şimdi " dediğimde biraz abarttım farkettiğide çok geçti herşey için . Bir anda kafamı tutup kendine çekti ve " çıkışı kendini bul o halde "diye kulağıma fısıldadı . Hemen göğsünden ittirip odadan çıkıp çıkışı bulmaya çalıştım fakat burası labirent gibiydi çıkışı yarım saattir bulamıyorum.

Kendimi çok rezil ve aptal hissettim bir çıkışı bile bulamıyorum.

Arkamdan " ne o bulamadın mı çıkışı" diyen yaratığa dönüp " yok evi geziyorum " diyip pişkince gülümsedim.

" izin almadın gezmek için " dediğinde " sende beni adamına kaçırtırken izin almadın ,ödeştik işte " dediğimde cevabım onun sırıtmasına sebep olmuştu.

" lanet kapı nerede sıkıldım artık zaten yorgunum kapı nerede?"dediğimde arkasını dönüp benim çıktığım odaya girdi. Onu takip ettim ve odaya girdiğimde yerde bir kapı olduğunu görmekle ağzım açıldı "siktirin ya insan bi söyler ." diye mırıldandığım kimsenin duymayacağı bir sesle .

Aşağıya uzanan dik merdivenlerden inerken oldukça yorulmuştum . Merdivenden indiğimde arkamdan da o inmişti . Kendimi yorgunlukla yere attım. " bu merdiveni işkence için mi kullanıyorsunuz be öldüm resmen "dediğimde başını çevirdi ,bu nediyor der gibi .

"Kalkarsan seni evine bırakacağım " dediğinde hızla ayağa kalktım.

Evinin içinden çıkıp arabasına bindim ,sağ ön koltuğa. Arabayı çalıştırdı şempanze görünümlü şey . Adamın adını bilmeyince hitap şeklim komik gelince kendi kendime güldüm . Adını öğrenmeme gerek yok bir daha karşılaşmayacağız ne de olsa.

Evime gitmemeliydim babam ilk oraya bakardı çünkü. Adama rastgele bir otelin adını verdiğimde nedenini sormamıştı çünkü her şeyi anlatmıştım. Otelin önünde arabayı durdurduğunda teşekkür edip ineceğim sırada kartını uzattı. Bir kartına bir de ona bakıp kartını almadan arabadan indim. Keşke alsaydım da neyse iş işten geçmişti . Arabasıyla hızlıca yanımdan geçip gitti .

Otelin resepsiyon bölümüne gidip bir oda tuttum ardından yanımda hiç kıyafet olmadığı için alışveriş yapmak için en yakın mağazaya gidip kendime iç çamaşırları ve rahat kıyagetler alıp otele dönüp odama çıktım. Hemen üstümdeki pis kıyafetleri çıkarıp çöpe attım ve odanın içindeki jakuzinin içine uzanıp suyu açtım .

2 saat sonra vicudumu durulayıp üstümü giyinip aşağıya akşam yemeği yemek için restorant bölümüne gittim . Tabağımı yiyeceğim yemekleri koyup bir masaya oturdum. Yemeğimi yerken çok rahatsızdım , burada benden başka kimse yoktu . Çok ürkünçtü.Hızla yemeğimi bitirip burada güvende olmadığımı hissettiğim için odama çıkmak için asansöre vardığımda önüme bir adam belirdi elini beline götürdüğünde silah çıkarcağını anlayıp kafasına tekme atıp eşyalarımı almak için odaya girdim. Koşarak eşyalarımı alıp odadan çıkacağımda başka bir adam karşıma çıkmıştı silahını hızla elinden alıp silahın kabzasını boynuna olabildiğince sert şekilde geçirdiğimde adam sendeledi ve bana yumruk attığında hemen savuşturup ona yumruğumu geçireceğimde bileğimi döndürmesiyle acıyla inleyip adama kafa attım .

Adam yere düştüğünde ayağımdaki

Topuklu ayakkabımın topuğuyla kafasına defalarca vurup bayılınca koşarak otelden çıktım. Etrafımda 4 koruma vardı ve ortalarında da her şeyin suçlusu ve katil olan babam vardı.

" güzel kızm silahını bırakıp babacığının kollarına gel hadi yavrum" dediğinde ne kadar pislik olduğunu bilmesem ağlayarak yanına gider sarılırdım ama bu pek mümkün görünmüyordu.

"Neden benim organlarımı istiyorsun baba NEDEN ,BEN SENİN KIZINIM İNANAMIYORUM NASIL BU KADAR CANAVAR OLURSUN NASIL BİR CANA KIYARSIN!" Diye bağırdığımda

" yanıma gel kızım sadece fazla organlarını alacağım yaşamaya devam edeceksin . Tadını merak ediyorum annenin tadı gibi güzel misin sadece ona bakacağım" dediğinde kahkaha atmıştım yamyam olduğunu anlamıştım ve bu komik ve iğrençti.

Bana doğru yürümeye başladığında " UZAKDUR YOKSA SENİ TAM KAFANDAN VURURUM!"dediğimde vuramayacağımı bildiği için dibime kadar geldi ve elimdeki silahı almak için uzandığında havaya ateş ettim . Korkmamıştı . Bana sarıldı . Ondan tiksiniyorum ama böyle yaptığında eski babam geri gelmiş gibi hissetmiştim ...

Adamlarının bana yaklaşmasıyla onu öyle bir ittim ki yere düştü . Adamlarının onu kaldırmak için yanına gitmesini fırsat bilerek koşmaya başladım . Yollardan geçtim. Son hız koşuyordum ve artık koşmaktan çok yorulmuştum arkama bakarak yoldan geçerken ayağım takıldı . Yere düşmüştüm. Yoldaki arabalar korna çalarak şerit değiştirip küfredip gidiyordu bir araba bile yardım için durmamıştı . Adamlar yanıma neredeyse varmıştı ve ayağa kalkamıyorum bacaklarımda hâl kalmamıştı. Pembe renkte bir araba durduğunda araçtan çok güzel sarışın zayıf bir kız indi . Beni yerden kaldırdı ve arabasına bindirip hızla sürücü koltuğuna oturup arabayı gazladı. Arkamızdan silah sesleri geliyordu fakat hiçbirini isabet edememişlerdi.

Makyajlı güzel kadın bana kısaca bakıp " merhaba ben irem senin adın ne?" Dediğinde nezaketen cevapladım.

"Bende Bahar size çok teşekkür ederim yardım etmeseydiniz ..." konuşmama devam etmeme fırsat vermeden " biz kadınlar birbirimizi daima koruyup kollamalıyız lafı bile olmaz Bahar" dediğinde gülümsemiştim . Dünyada hâla böyle iyi insanlar var mıydı ? Yoksa şüphelenmeli miydim ? Şuanda güvenmeyi tercih ediyordum şüpheli bir şey yapana kadar. " seni nereye bırakmamı istersin?" Dediğinde düşünmeye başladım . Nereye gitsem bulurdu beni...

" beni rastgele bir otele bırakırsan çok memnun olurum" dediğimde kaşlarını çattı. " yok öyle şey olurmu belliki başın dertte ailenin evi daha güvenli olur " dediğinde gülümseyip " zaten bana zarar vermeye çalışan kendi ailem ..." dediğimde kadın bana üzülerek bakıp " şimdi sana bir teklif yapacağım Bahar. Benim kaldığım evde kalabilirsin istersen çok kişi olmaz evde zaten birsürü oda da var evde odanın birinde istediğin kadar kalabilirsin evin etrafı korumalar dolu ve hepsi sağlamdır yani güvende de olursun ne dersin?" Diye sormuştu büyük bir umutla .

" b-ben ,hiç gerek yok böyle bir şeye kabul edemem senin de bir düzenin var rahatsızlık vermeye hakkım yok yeterince yardım ettin zaten " dediğimde bana darılmıştı, gözlerini devirdi.

" ne rahatsızlığı kızm hem ben koca evde tek kalıyorum benim de sadece kardeşlerim var başka kimsem yok . Hem kardeşim de senden rahatsız olmaz evde misafir olmasına mutlu olurlar zaten 1 abim var onun da yüzünü haftada bir ya görüyorum ya görmüyorum o yüzden itiraz kabul etmiyorum" dediğinde konuşmaya başlayacaktım fakat kelimeler boğazıma dizilmişti . Gözlerim dolduğunda ağlayacağımı anladığım için başımı çevirdim kimsenin beni ağlak olarak görmesini istemiyordum.

" Peki bu durumda en mantıklısı bu tekrar sağol irem." Dediğimde gözümden yaşlar akıyordu .

" iyi misin diyeceğim de nasıl iyi olasın ... seni çok iyi anlıyorum benim babam da hapiste... " dediğinde " üzüldüm " dedim

Gözümdeki yaşları silip doğruldum. " Bir gün bana yaptığın yardımlarının karşılığını alacaksın " dediğimde " ben karşılık için yapmıyorum ki" demişti.

Evine varana kadar bir daha konuşmamıştık.

Araba kocaman bir kapının önünde durduğunda arabadan indi. Bende ardından indim . Güvenliğe kapıyı açıp arabasını otoparka koymasını söyleyip benim omzumdan tutup kapının diğer tarafına geçtik . Arazi neredeyse koca bir orman büyüklüğündeydi . Galiba biraz zenginler . Şey baya da olabilir tabii. Böyle evim olsa bende herkesi davet ederdim . Bu evse bizimki ne acaba kümes mi? Halbuki ben kendimi zengin bilirdim. Ne de olsa annemden kalan miras vardı. Annem herşeyi, herkesi bırakıp Almanyaya gitmişti ve tüm herşeyini bana bırakmıştı . Henüz 15 yaşındayken bırakıp gitmişti . Babamın yaptıklarından sonra fazla bile dayanmıştı gerçi ama beni yanında götürmediği için ona fazlasıyla öfkeliydim.

Burası 4 katlı bir evdi ve evin önünde koca bir havuz ,etrafta rengarenk çiçekler,ağaçlar, arazinin en uç kısmında müştemilat bile vardı. İrem önden ben arkadan kapının önüne gittik. Kapıyı çaldığımızda kapıyı hizmetli bir kadın açtığında içeri girdik. " hoş geldiniz " demişti hizmetli. " Güz abla bu Bahar bir süre bizimle kalacak istediğini eksik etmeyin lütfen " dediğinde kadın gülümseyip " İçin rahat olsun İrem hanım" dedi

İrem" hadi gel sana odanı göstereyim " diyerek merdivenlere yönelmişti.

Arkasından onu takip ediyordum. Koridor boyunca ilerlemiş ardından hemen sağdaki kapıyı işaret ederek " odan burası" diyip ellerini çarpmıştı. Oldukça heyecanlı görünüyordu. Pek anlamlandıramamıştım ama sorgulamadım. Odanın kapısını açtığımda odanın bembeyaz ve çok ferah olduğunu farketmiştim. Oda yeni temizlenmiş olmalı ki temizlik kokuyordu. Odada çift kişilik yatak , gardırop , makyaj masası , boy aynası ve ebeveyn banyosu, kısaca bir odada olması gereken ne varsa vardı. Odanın balkonuna doğru yürüdüğümde manzarada ağaçlar vardı ve odada perde olmaması dikkatimi çekmişti .

" odada neden perde yok acaba " dedim çekinerek .

" camlarda film var dışarıdan içerisi görünmüyor ama içeriden görünüyor " demişti gülerek . " tamam anladım teşekkürler çok beğendim odayı" dediğide bir anda sarılmasını beklemiyordum.

" istediğin bir şey olursa çekinme ben çalışanlara sana uygun kıyafet almasını söylerim şimdi yarım saate getirirler" diyerek sarılmasını bitirip odadan çıktı.

Ay rahatlamıştım üstümdekileri çıkartıp elimle yıkadım ardından kurutmaya atıp kendim de banyoya girdim.

İşim bitince kurutmadan kıyafetlerimi çıkarıp giyindim ardından saçlarımı taramıştım. En sonunda yorgunlukla kendimi yumuşak yatağa atıp uyudum.

****

İREM'DEN

Bugün ki misafirim için abimi ve kız arkadaşım Bade'yi çağırmıştım. Bahar ile yeni tanışmamıza rağmen onu sevmiştim ve ben insanları kolay kolay sevmem .

Neredeyse akşam olmuştu. Abim henüz gelmemişti ama Bade geleli 2 saati geçiyordu. Bahar uyuyordu büyük ihtimalle bu yüzden yemek hazır olana kadar onu uyandırmayacaktım.

Yemeği bahçede yiyecektik ve masa hazır olmak üzereydi ama abim gelmemişti henüz.

Abimi aradım 2.çalışta açtı.

" Abi ne zaman geleceksin ya herkes bekliyor " hemen gelmesi için ufak bir yalandan birşey olmazdı sonuçta değil mi?

" geldim irem kapıdayım " dediğinde koşup kapıyı açıp abime sarıldım en son 2 hafta önce görmüştüm ve çok özlemiştim abimi .

Ben sarılınca oda kollarını bana doladı ve sıkı sıkı sarıldık .

Ayrıldığımızda " tuturdun gel gel misafirim var diye al geldim bu kadar işin arasında memnun musun küçük hanım" diyip yanaklarımı sıktı ." Öf bu yanak sıkma olayını yapma kendimi küçük hissediyorum." Dediğimde " Çünkü küçüksün " demişti gıcık olduğu için . " Bir git ya bidaha çağırmıyacağım seni " dememle elini omzuma atıp " sen bilirsin tabii ama önce kim şu misafir onu söyle" dedi

"Sonra anlatırım ama kıza kibar davran senin bi odun olduğunu hemen anlamasın dimi abicim " dediğimde " Hm tabi tabi yer cücesi" demişti bana takılmak için ama ona aldırmadım bu kez. " ben çağırırım şimdi yazık kız yorgunluktan uyuya kalmıştır." Diyip hemen üst kata çıkıp kapısını tıkladım ama ses gelmemişti. Biraz daha vurdum sonucunda yine ses yoktu . Aceleyle gül abladan yedek anahtar istedim açmaya çalıştımda kapı açılmamıştı . Abim endişeli halimi görünce anahtarı elimden alıp kapıyı açtı . Açar açmaz Bahara koşup baktığında kaşlarını çatmıştı ama ifadesini anlamamamı istemiş olmalı ki hemen gizledi. Sanki görmedim hah. Abim Bahar'a seslenmesine rağmen kız ölü gibi uyuyordu yada bayılmıştı bilmiyorum. Bahar'ı kucaklayıp aşağı indireceğinde Bahar irkilerek uyandı.

Bölüm sonu

2 yorum

  • 1.bölüm olmasına rağmen çok iyi ama küfürleri biraz azaltabilirsiniz bence onun dışında kurgusal olarak gerçekten güzel.

    1Yanıt
  • 1.bölüm olmasına rağmen çok iyi ama küfürleri biraz azaltabilirsiniz bence onun dışında kurgusal olarak gerçekten güzel.