İçeriğe geç

NEBULA

Bölüm 4 · 8 dk okuma

NEBULA

Bölüm 4

KISKANÇLIK

Evet arkadaşlar ben dünkü kadar boktan bir gün yaşamadım hayatımda. Lan bir sorunu hallettik bir oh be diyeceğiz daha oh diyemeden evren Allah boş duranları sevmez deyip yeni sorun güncellemesi yaptı resmen. Okuldan eve geldiğimde artık ,bitti tamam, demiştim ki dışarıdan gelen "Nehir seni seviyorum. Seni isteyeceğim kızım babandan." sesiyle erken konuştuğumu anladım. Samet ortaokuldan beri benim peşimde dolaşıyordu. Kaç defa güzelce konuştuysam da dinletemedim. En son bizim ekip duyunca abimle beraber en az yüz defa çocuğun pekmezini akıtmalarına rağmen, çocuk arsız çıktığı için yine peşimi bırakmadı. Ben hem düşünüp hem de aşağı inene kadar abim çoktan Samet'in yakasına yapışmış kafayı gömmek üzereydi. Tam kolunu yakalayıp ,yapma, diyecektim ki belime dolanan kollar buna engel oldu. Arkama baktığımda beni tutan kişinin Kuzey olduğunu gördüm. Onun da kuzenleri gelip evi işgal edince o da kafa dinlemek için bize gelmiş ki Samet'i bahçede görünce önce göndermeye çalışmış. Ama geri zekâlı çocuk Kuzey'i dinlemeyip bir de üstüne bas bas bağırarak ilan-ı aşk edince abim dışarı çıkıp Samet'i bir güzel silkelemiş. Şimdiyse bu saçma akşamın sabahındayız ve sanki dün o kadar olay yaşanmamış gibi yine üstüme her zamanki okul formamı giymiş aşağı inmekle meşguldüm. Bu gün beni okula abim bırakacağı için mutluydum. İner inmez ana kraliçenin yanağına sulu bir öpücük bırakım abimin yanına gittim.

-"Günaydın abilerin en kaslısı."

-"Günaydın kardeşlerin en yalakası."

-"Ya abi ben sana ne güzel iltifat ediyorum senin dediğine bak vallahi alınıyorum ya!"

- "Tamam be kızım en şekeri diyecektim dilim sürştü."

-"Ee, hadi gitmiyor muyuz abişim?"

-"Hazırsan çıkalım abim? Ben de seni bekliyordum."

-"Hazırım abiş çıkalım hadi." dedikten sonra abimin motoruna bindik. Abim bu motoru aldırmak için annemlere ne ağlamıştı be!! İyi ki içimden konuşuyorum yoksa abim bu cümleden sonra beni iki saat kovalardı. Kendi dünyamdan abimin sinirli sesi ile çıktım.

-"HADİ YA!!"

-"Ne oldu abi? Neden gitmiyoruz?"

-"Sanırım motor bozuldu abicim ama hiç endişelenme Ahmet'i aradım gelip alacak seni."

-"Oley be, Ahmed'im mi geliyor?"

-"Hayırdır küçük hanım çok sevindiniz bakıyorum. Ulan beni o kadar sevmiyorsun be yazıklar olsun!!!"

-"Kız seni sevip ne yapacak Delice. Ne güzel bulmuş benim gibi insanı bir de seni mi sevecek?" Arkamızdan gelen sesle benim yüzümde kocaman bir sırıtış olurken abimin suratı ise her kelimede asılıp kaşları çatılıyordu. Ahmet küçüklüğümden beri hem oyun arkadaşım hem koruyucu meleğim hem de abimdi. Onun bendeki yeri herkesten ve her şeyden ayrıydı. Onun için de ben öyleydim.

-"Sen susacak mısın yoksa ben susturayım mı canım kardeşim ne dersin?"

-"Aman abi iyi ki bir şaka yaptı he, neyse ben geç kalıyorum. Ahmed'im sen neyle geldin?"

-"Motorla geldim çirkin ördek. Gidelim mi?"

-"Gidelim hemen, geç bile kaldık!"

-"Tamamdır güzellik, görüşürüz Delice." Abime görüşürüz deyip hemen Ahmet abimin motoruna bindik. Ben kask takmayı beceremediğim için her zamanki gibi önce benimkini sonra da kendininkini takıp motoru çalıştırdı. Hızlı bir yolculuk sonunda nihayet okuldaydım. Zilin çalmasına beş dakika kalmıştı. Ahmet kaskımı çıkarırken konuştu,

-"Kendine dikkat et güzellik. Dersleri dinle, hedefinden şaşma ve bizimkilerin yanından ayrılma. Onlara da selam söyle ve Pamuk prensese de kocaman sarıl tamam mı güzellik?"

-"Tamam Ahmed'im merak etme sen. Talimatlarınızı aldım ve hemen uygulayacağım komutanım!" deyip güldüğümde o da güldü.

-"Tamamdır Güzellik hadi git geç kalma." deyip yanağımdan öptüğünde ben de kocaman sarılıp koşarak okula ilerledim...

TOPRAK'DAN:

Dünkü "abi" konuşmasından bir kıllanıp, şerefsizlik yapasım gelmedi değil. Hoş Nebula durdurmasaydı yapacaktım da. Acaba ona neden Nebula diyorlar. Pek gizemli bir kıza benzemiyor aslında. Ama kesinlikle çok güzel bir kız; dudakları, gülüşü, sesi hepsi çok güzel. Şaka maka ben Toprak Arslan aşık oldum lan. Hem de beni kurtaran alelade bir mahalle kızına. Neyse neyse okula ne kadar çabuk gidersem o kadar çabuk görürüm yıldızımı. Bir hevesle evden çıktım. Kısa bir yolculuğun ardından hemen sınıfa çıktım. Sınıfta bir kaç kişi vardı ama ne Yıldızımı ne de onun çakma abilerini göremiyordum. Ah bir de Yumuş dedikleri kız vardı tabiki. Dün de aynı üç sene önce olduğu gibi ilk onu koruyorlardı. Sanki kırılmasından korkulan değerli bir vazo gibi. Garip gerçekten garip! Düşüne düşüne sınıftan çıkıp aşağı bahçeye indim. Önce 3P dedikleri çocuk sonra da Tuğra geldi. Ekibin hepsi gelmesine rağmen Uğur Yıldızımı göremeyince önce bir endişelendim ama sonra onu gördüm. Motordan iniyordu. Kafasında klasik model siyah bir kask vardı. Öndeki adamı abisi sandığım için rahattım. Ama sonra adam önce kendi kaskını sonra da Nebula'nın kaskını çıkarınca abisi değil de üç yıl evvel kıl olduğum çocuk olduğunu gördüm. Gel de dövme şimdi bu lavuğu!!! OFF OFFF Çocuk Nebula'nın kaskını çıkardıktan sonra uzaklaşmak yerine aynı mesafede durup gülerek konuşmaya başladı. Allah'ım bana sabır ver de şu lavuğun sırıtan suratını dağıtmayım Yarabbim. O lavuk güldükçe Nebula'nın yüzündeki gülümseme de genişliyordu. En sonunda çocuk sustuğunda bu sefer Yıldızım gülerek konuşmaya başladı. Nebula gülerek o lavuğa konuştukça dişlerimi daha da sıkıyordum. Hele yumruk yaptığımı fark etmediğim elimi de iyice kasınca dışarıdan kesinlikle her an saldırmaya hazır bir köpek gibi göründüğüme emindim. En sonunda Yıldızım asker selamı verip kahkaha attığında gözümün önü kararmaya başlamıştı. Hele o lavuk zaten arada olmayan ve beni çıldırtan mesafeyi de kapatıp yanağını öptüğünde gözümün önü tamamen karardı. Tam o piçi çıktığı yere geri sokmaya gidiyordum ki koluma dolanan büyük ellerle durup arkama baktığımda Cenk olduğunu gördüm. Daha ona burada ne işi olduğunu soramadan tekrar kafamı o lavuğa çevirdiğimde Nebula'nın o piçe kocaman sarılıp kafasını da göğsüne yasladığını gördüm. Hemen sonrasında ise ayrılıp koşarak okula girdi. O piç ise Yıldızım okula girene kadar bekleyip sonra da kaskını takıp gitti. YEMİN EDERİM BEN BUNU GEBERTİRİM LAN!! KİM LAN O DA BENİM SEVDİĞİM, TOPRAK ARSLAN'IN SEVDİĞİ KADINA DOKUNUYOR, ONU ÖPÜYOR!! ÖLDÜRÜRÜM LAN ONUUUUU!!!!!! Bir sinirle derse girmek yerine arabama atlayıp spor salonuna gittim. Çünkü şu anda bu sinirle önümde iki seçenek vardı. Ya gidip o lavuğu yumruklayacaktım ya da boks torbasını, ben de zoraki ikinci seçeneği seçtim. Yoksa bu piç gidip Yıldızımı bana karşı zehirliye bilirdi ama şu anda böyle bir şey olmasına izin veremezdim. Hele Uğur Yıldızımı kendime bir aşık edeyim sonra ben onun yedi sülalesini kâinatla beraber... Küfür ede ede geçen bir yolculuğun ardından nihayet üye olduğum spor salonuna geldim. Arabayı park edip üstümü bile değişmeden kendimi torbaların olduğu bölüme attım ve önüme gelen ilk boks torbasını deli gibi yumruklamaya başladım. Hem yumruklayıp hem de küfür ettiğim bir buçuk saatin sonunda nihayet sakinleşip kendime gelmeyi başarmıştım. Yok yok bu böyle olmayacak benim bu deli kızı kendime hemen aşık etmem lazımdı ama önce çakma abilerini kendi tarafıma çekmem lazımdı yoksa ben Yıldızımı rüyamda bile göremezdim. Ben böyle kendi kendime konuşurken bir ayrıntıyı atladığımı fark ettim. O anda benim kolumu tutan Cenkti ve Cenk'in orada ne işi vardı? Hızlı bir duşun ardından arabama binerken Cenk'i aradım.

-"Lan senin orada ne işin vardı oğlum?"

-"Sana da günaydın kardeşim be. Evet, çok iyiyim sorduğun için teşekkürler. Sen nasılsın?"

-"Cenk başlatma sorundan! Orada ne işin vardı dedim sana?"

-"Senin yokluğuna dayanamadık arkandan biz de geldik be yavrum. İyi etmişiz demi?"

-"Biz derken Cenk sakın düşündüğüm şeyi deme bana!!"

-"Eğer düşündüğün şey bütün ekipi toplayıp yengeyi kendine aşık etmene yardım etmek için yengenin okuluna gelmekse, evet bebişim tam olarak öyle yaptık."

-"Bebekler siksin seni Cenk. Lan nasıl izin verirsin buna?"

-"Kendi özgür irademiz değil mi kardeşim sana ne? Hee bu arada yengenin ne çok taliplisi varmış lan. Biri yanağından öper diğeri sokak ortasında ilan-ı aşk eder işin zor vallahi kardeşim."

-"İlan-ı aşk derken?"

-"Kardeşim yenge arkadaşlarına anlatırken duydum dün çocuğun biri yengenin evlerinin önünde bağıra bağıra ilan-ı aşk etmiş. He sonra abisi çıkıp dövmüş o ayrı. Hatta şimdi konuşurken Tuğra dedikleri bir çocuk "Ben bu Samet'i iyi sikemedim bundan böyle yalama oldu bu piç, dur ben bunu okuldan sonra bir ziyaret edeyim." dedi."

-"Helal lan, Tuğra'ya bak sen. Ben bunun çakma abilerine kıl oluyordum falan ama yok harbi adamlarmış. Başka bir şey oldu mu?"

-"Yok knk abisi iyi bir dövmüş işte ama yengenin perti çıkmış, bunu anlattıktan sonra bir de Tuğra dedikleri çocuğu sakinleştirmek için uğraştı. En son da vurdu kafayı yattı. Hee bu arada sabah onu bırakan herifin ismi Ahmet'miş. Yengeye bugün seni kim bıraktı diye sorduklarında Ahmet'im dedi. Bir de bir şey diyeceğim ama sakin ol tamam mı?" Ahmet'im ne lan. Sen benimsin kızım anladın mı? Az kaldı siktirecek bana "Ahmet'ini".

-"Söyle Cenk!"

-"Knk yengenin bu gün keyfi yok diye arkadaşları Ahmet dedikleri herifi aradılar. Duyduğum kadarıyla yenge akşam Ahmet'le bir yere gidecekmiş. Hatta yengenin ne zaman morali bozulsa Ahmet'le ikisi gizli bir yere gidiyorlarmış sonra geldiklerinde yenge yenilenmiş gibi oluyormuş. Amam bu yeri yenge ve o lavuktan başka kimse bilmiyormuş. Kimseye söylemiyorlarmış."

-"NE DEMEK KİMSE BİLMİYORMUŞ LAN!! NE DEMEK KİMSEYE SÖYLEMİYORLARMIŞ? NE BOK YİYORLAR AMK BUNLAR YANLIZ BAŞLARINA O "ÇOK GİZLİ YERDE" VE O KADAR İNSAN GEBERDİ DE MORALİNİ TEK YÜKSELTEN İNSAN O PİÇ Mİ KALMIŞ!!!"

-"Vallahi abi ben de bilmiyorum. Sen ne zaman geliyorsun?"

-"Geldim aşağıdayım. Kapa hadi."

"Tamam canım hadi bayyyyy" Allah'ım sen benim akıl sağlığıma mukayyet ol. Benim gerçekten elimi çabuk tutmam lazım yoksa ya o Ahmet piçi kandıracak kızı ya da o sokak ortasında kıçını yırtan lavuk. Yarabbim benim günahım neydi de beni aşık ede ede inatçı, asi ve benim kıskançlıktan kendimi yememe sebep olacak bir kıza aşık ettin. Allah'ın sopası yok işte Toprak bey. Ee sen o kadar kızları peşinden koşturursan Allah'ta seni böyle köpek eder. Hakkettin oğlum sen! Söylene söylene sınıfa çıktım. Dördüncü derse yetişmiştim. Sınıfa girdiğimde Cenk'in dediği gibi Yıldızım uyuyordu ve sınıfta kimse yoktu. Ben de bundan istifade Yıldızımın önündeki sıraya oturup onu izlemeye başladım. Melek gibiydi lan, ölürüm ben bu güzellik için. Of be kızım beni kapında köpek ettin be. Ama sonunda bu melek benim kucağıma düşecek. Benim adım da Toprak Arslan'sa bu kız benim olacak aga!!!

Selamlar efendim, normalde bu bölüm Toprak'ın ağzından yazmayı düşünmüyordum. Ama fark etmeden tamamen bir kıskançlık bölümü yazınca olmazsa olmaz dedik. Ayy neyse uzun uzun konuşmayı hiç sevmemişimdir:):) ÖPÜLDÜNÜZZZZZ

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.