delidürdane:@siz
Delidürdane: saydımda seni biz tam 2 ay 2 gündür kim olduğunu bilmiyoruz
Berk:okadar olmuş mu lan
Erdem:harbi lan
Savaş:artık bize gösterecek misin kendini?
Mizra:harbiden
Siz: bilmem uzun mu sürdü inanın bana sizle takılmak bende istiyorum.
Delidürdane:sen kendini bana gösterirsen belki altımdaki r6 binme şansın olur.
Siz:ah ama ben bunu tehdit olarak algıladım
Berk:sjsjjs
Erdem:jsjs
Özgür:tamam ozaman buluşalım bugün olur mu Altındağ parkında aynı yerde naz'lı sende gel inanki bende merak ediyorum seni.
Siz:oke
Siz:arel lavivamı unutma
Delidürdane:barış barış
Delidürdane:en son aldığımda gelmemiştin naz'lı
Siz:bu sefer gelicem arel
Delidürdane:yaw barış barışş😮💨
Siz:jzdjdj
Telefonu kapatıp üstüme beyaz bir crop altımada siyah bir eşoman geçirdim üstüme hırka alıp cebime telefon ve cüzdanımı sıkıştırdım saçımı düzelttim Dudaklarıma gloss sürdüm.
Ve evden çıktım
Altındağ parkına gitmek için otobüse bindim. Herzamanki kalabalıktı ne olurdu şu arabaya haddin den fazla insan almasalardı. Ayakta giderken bacaklarım uyuşmaya başlamıştı haraketsizlikten ama ben ineceğim yere gelmiştim ve inmiştim. Bulunacaklarını yeri biliyordum o yüzden oraya doğru yürümeye başladım.
Telefonum çalmaya başladı
Arayan mizraydı.
"Efendim mizra"
" Senin kafana da kask takalım herkesin orda açık olcak kaskını ben açarım olurmu"
"Tamam"
" oraya gelmeden önce yakında bir çeşme var onun arkasına gel orda takayım kaskını"
Dediğinde yüzüme kapattı telefonu
O çeşmeye doğru yürüdüğümüz mizrayı orda gördüm elinde kask vardı yanına gider gitmez kaskı kafama geçirdi
"Hadi gidelim"
Dediğinde farklı yöne yürüdü,bende farklı bir yere
En sonunda bizimkileri gördüm
Yanlarına gittim
Özgür homurdanmaya başladı
"Ah hadi ama nazlı görelim artık seni"
Mizra " kaskını ben çıkartayım mı"
"Olur"
Demiştin arkama geçti ve kaskı yavaş yavaş kafamdan çıkardı
" sen o kızsın arel'in kavga ettiği çocuğun yanındaki kız..." Dedi Savaş
Berk"ayrıca arel'in aşık olduğu kız"
Dediğinde pat diye bir ses gelmişti herkes birbirine bakarken arel'in yerde gözleri kapalı bir şekilde yatarken bulduk
Yanına gidip başının olduğu yere eğildim
"Arel iyi misin arel?"
Erdem"şoktan bayıldı"
Mizra elinde kolonya ile gelip kolanyayı koklattı Elimle hafif hafif yanaklarına vuruyordum gözlerini hafif araladı
"Gerçekten sen misin naz'lı"
"Benim arel"
Berk"gerçekten şok yaşadı hoşlandığı kişi aslında anonim olarak konuştuğu nazlı çıkınca"
Arel yerden doğrultusunda ve cebinden birşey çıkardı
Laviva
"Sana almıştım naz'lı"
"Amelya diyebilirsin arel"
Özgür"arel motorun anahtarı o"
"Barış barış" Dediğinde kıkırdamıştım
Bana döndüğünde gözlerimin içine baktı biraz bakıştıktan sonra
Elini tekrar cebine attı
"Al bakalım"
Dediğinde herkesin motorunun arelin arkasındaki köşede olduğunu gördüm hepsini tek tek aldım gizlice arel in elindekinin kaptım
Ve ayağa kalkıp hepsini gösterdim
"Bunları kiminmiş acaba"
"Lan!" Diye bağırdı Özgür
arelse oturmuş beni izliyordu
"Onları ne ara aldın ver çabuk "
"Yoo" deyip koşmaya başladım
Arel hariç hepsi beni kovalıyordu ve ben hepsinden de sıyrılıyordum
Arel de ayağa kalkmıştı
"Haksızlık var 1 kişiye hücum etmeye utanmıyor musunuz?"
"Anahtarı almasaydın etmezdik"
Erdem ise"nazlı hadi ama ya vallahi çok yoruldum"
Hala koşuştururken birden kendimi yerde buldum
Arel ise üstümde duruyor elleriyle iki yanımı kapatıyordu.
Elimdeki anahtarları sıkı bir şekilde tutuyordum
Arel gözlerime kitlenmiş arada gözleri dudağıma kayıyordu ama sonra gözleri tekrar gözlerimle buluşuyordu.
Savaş "öpüşürlerse kusarım"
Dediğini duymuştum
"O anahtarları alayım güzelim kapana kısıldın"
Dediğinde inatçı bir şekilde kafamı iki yana salladım
" arel üstümden hafif kalktığında hücum!
Diye bağırdı ve anlamadığım şekilde gülme krizine girdim herkes beni gıdıklamaya başlamıştı gözlerimden yaş geldi ve "Tamam siz kazandınız alın"dediğimde elimi açıp anahtarları bıraktım"
Savaş" söyleyin karamımı asla bırakmam "
"O ne be"
"Motorumun adı" Dedi Savaş ve piknik yapacağımız yere oturduk herkes yemek yerken arelin bana baktığını gördüm mizra da koluyla beni dürttü
"Sana aşık olduğunu bildiğini var sayıyorum"
Dediğinde savaş"arel yesene bişiler "
"Amına koyacam bak barış barış!!!"
"Sakin ol arel" Dediğimde bana hiç bişi demedi
Savaş"yana kaysana"dediğinde mizraya doğru kaydım mizarada bana öyle Dediğinde sıkılmıştım ve arel'in yanına oturdum
Ortadaki sohbet o kadar iyiydi gülme krizlerine giriyordum
Erdem "e yenge yarın ne yapmayı planlıyorsunuz arelle"
Dediğinde affallamıştım
Ama ben de arelden hoşlanıyordum bunu kimse bilmesede...
Azda görsem onu görünce garip oluyordum. Uykum gelmişti kafamı onun omzuna koymaya çalıştım ama nafile çok uzundu şerefsiz
Kafam onun göğsüne gelmişti.
Gözlerimi kapatmıştım ve acayip üstüme yorgunluk düşmüştü.
"Sen bana yardım et "
Diye bir ses duydum
Savaş "niye lan ne oldu"
"Öpmemek için kendimi zor tutuyorum zalım'ın kızı çok güzel"
Karnımda kelebekler uçuşmaya başlamıştı ama yorgunluk üstüme Bir kaya gibi düşmüştü Ve uykuya yenilerek bilincim kapanmıştı.
Uyandığımda ise bir yatak odasındaydım ve yatağın içindeydim. Gözlerimi etrafta gezdirmeye başladım. Simsiyah bir yatak takımı karşımdaki cam yerden tavana kadar Dı ve yerden tavana kadar uzun lacivert bir perde vardı yatağın tam karşısında bir çalışma masasına benzer bir masa ve bilgisayar vardı yanında ise bir kapı ve sonra Aynalı bir büyük dolap vardı. Yataktan çıktım ve dolabın yanındaki kapıya doğru yürüyordum tam kapıyı açacakkrn karşımda saçını havluyla kuruluyan ve banyodan yeni çıkmış Areli gördüm
"Arelll" diye bir çığlık atıp arkamı döndüm
"daha uyanacağını sanmıyordum erken kalktın"
"üstünü giy hemen!" diye çığlık atmıştım yine. Ve arkam dönük bir şekilde odanın duvarlarına ve odadaki tablolara baktım
Yatağın kafa tarafında büyük bir tablo vardı ve motor potresiydi
"giyindim dönebilirsin"
Arkamı döndüğümde altında sadece eşofman vardı üstüne de birşey gitmemişti ve havluyla saçını kuruluyordu
Gözlerim vicutunda geziyordu ve bana baktığında göz göze geldik
" altımdaki r6 gene binemedin naz'lı"
"ben nasıl geldim buraya hem burası neresi?"
"evime hoşgeldin öncelikle,özgür motorla eve gitti sonra arabayla geri geldi öylece seni eve bıraksaydık annen yanlış anlardı bende bana getirdim seni naz'lı"
Odayı tekrar gözümdrn geçirdim ve çalışma masasına doğru ilerledim etraf çok güzeldi arel'e geri döndüğümde duvara yaslanmış beni izliyordu gözlerimle tekrar onu süzdüğümde kas yığıntısı olduğunu anlamıştım
" hoşuna mı gitti" deyip bana göz kırptı
"üstüne ne zaman bir şey giyiceksin acaba diye düşünüyorum" diye lafı kıvırmıştım
Masanın köşesinde duan küçük bir potre vardı küçük bir oğlan bir adamla çimende oturmuşlar ve gülümsüyorlardı
Diğer küçük resim potre de de aynı çoçukla bir kadın pastayls beraber fotoğraf vardı ama iki çerçevedeki fotoğrafın da camı çatlaktı
Arel yanıma gelip elimdeki resimleri aldı
"şu benim yanımdaki de babam tatile gitmiştik piknik yaparken çektirdi Babam" dediğinde elindeki tabloyu elinden düşürür gibi bırakmıştı ve çatlak olan camı daha çok çatlamıştı
"şu da annem burda doğum günümü kutluyorlar o zaman çektirdik" dediğinde aynı şekilde onuda yere doğru bıraktı ve çatlak olan camı daha çok çatlattı
"neden onları yere atıyorsun kırılacak ya"
"kırılsın umrumda değil"
Dediğinde arkasını döndü ve büyük dolabın yanına gidip kapağını açtı ve sportif bir tshırt çıkartıp giydi
Yere eğilip o küçük çerçeveli resimleri alıp aldığım yere koymuştum.
"odan güzelmiş"
"kahve içer misin ne ikram edeyim sana?"
"Çilekli süt var mı?"
"var var gel aşağıya inelim"
Onu takip etmeye başladım büyük bir salona çıktık ve salonda 3 tane daha kapı vardı merdivenden aşağıya indik ve koskocaman bir oturma odası karşımıza çıktı ve oturma odasının sağından mutfağa girdik.
Yerden tavana kadar cam olan bir köşe vardı ve bahçeye bakıyordu Arel in r6 su oradaydı ve cama doğru hızlı hızlı yürüdüm ve motora baktım kafamı hafifçe kaldırdığımda 6 tane daha motor gördüm sıralıydı resmen
"buyrunn"
Dediğinde çilekli sütü bardağa koymuş bana vermişti
Kedi de orta masadaki kadehin şarap dolduruyordu
"çok güzeller değilmi her sabah kahvaltı yaparken onları izliyorum"