İçeriğe geç

Naya Effect

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Naya Effect

Bölüm 1

Benden Geriye

Bugün lisenin ilk günüydü. Kimsenin o eski halinden eser kalmamıştı. Kimi tanınmayacak şekilde değişmiş, kimi ise hiç değişmemişti. İçimdeki ses, benim de tanınmayacak şekilde değişmemi söylüyordu. Peki, niye değişmeliydim?

Evet, herkesin aklına o soru geliyor. Küçüklükten beri kimsenin tercihi olmamıştım veya kimsenin ilki, kimsenin konuştuğu kişi ben olmamıştım. Hep en arka tarafta duran olmuştum. Artık birinin bana sahip çıkması gerekiyor gibi geliyordu. Kimseye ait hissetmiyordum.

Ve evet, her şey dış görünüşten ibaretti. Ortaokulda dışlanmamın, ezilmemin haddi hesabı yoktu. Tabii, onları umursamamak da bir seçenekti ama ben en çok dış görünüşümden vuruldum. Okulda derslerime çalışıyordum, kimseyle bir ilgim yoktu. Benimle konuşanlar genelde beni kötülemeye çalışıyordu.

Bir süre sessiz kaldım. Dış görünüşümden dolayı kimseden hoşlanamıyordum. Kendimi sevmiyordum. Hep hayata karşı bir özgüvensizliğim vardı. Konuşmaya çekinir olmuştum.

Neyse, bu kadar yeter.

Sekizinci sınıftaki en yakın arkadaşımla konuşuyordum. Bir tek ona güveniyordum. Doğruyu söylemek gerekirse, onunla arkadaşlığımın bozulacağını düşünmüştüm. Aksine, aramız daha da kaynaştı.

Derken ben yeni arkadaşlıklar edindim. Onlar da benim kadar asosyaldi. İsimleri Raina ve Clara’ydı. İlk Raina’yla tanışmıştım. Bilmem nasıl anlatayım ama kendimi ona çok yakın hissediyordum. O da benim gibi değişmeye çalışıyordu. Ayrıca ortalaması bayağı yüksekti, okul birincisi olmuştu.

Clara sınıfa sonradan geldi. O da dış görünüşünden dolayı sürekli zorbalanıyordu. Biz üç kız beraber takıldık. Bir yıl geçti ve artık yeni öğretim hayatımıza başladık.

Bu arada ufak tefek değişiklikler oldu. Tarzımız, dünyaya bakış açımız değişti. Bir yılda ne değişebilir demeyin. En azından özgüven sorunumu ufaktan çözmüştüm. Onlarla takılmak bana iyi geliyordu, onlara da.

Aramızda ufak tefek, her grup gibi eşek şakaları falan yapıyorduk. Herkes çok eğleniyordu, şaka yapılan bile.

Aramızda dışlanma söz konusu bile değildi.

Tabii, yine sekizinci sınıftaki arkadaşımla konuşmayı kesmiyorum. Yaşadığım her şeyi ona da anlatıyorum. Ve başıma en talihsiz olaylar geliyordu, her zamanki gibi belalar yanımdaydı.

Arkadaşlarımla okul bahçesini turlarken bir de ne göreyim? On kilometre öteden atılmış futbol topu, benim tam yüzüme geldi. Herkes gülmeye başladı. Az kalsın okulun ikinci gününden “Rabbin kim?” sorusuyla karşılaşacaktım.

Topu atan kişi çok sert atmıştı. O an benimle dalga geçiyorlar diye sessiz kalıp durumu kabullenmiştim. Arkadaşlarım hemen beni savundu, atan kişiye kızdı. Onlarla kendimi güvende hissediyordum.

İkinci hafta okulun karşısındaki dürümcüye gittik. Yemeğimizi yiyip biraz gezmeye karar verdik. Raina’nın annesi aradı. Dolaşırken annesi kızgın bir sesle onu eve çağırıyordu. O kadar kızgındı ki sesi hoparlörde olmamasına rağmen bangır bangır geliyordu.

Hemen eve gittik. Evlerimiz de yakındı.

Üçüncü hafta oldu. Öyle böyle günler geçiyordu…

Bölüm sonu

1 yorum