Merhaba ben arkeolog Laura Synder bir müzede çalışıyorum ve Fransada şehre yakın küçük bir evde yaşıyorum size yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum ve başlıyorum...
bundan 6 ay önce müzede olması gerek bir eseri bulmak için gizemli bir ormana gonderilcektim ve çok heyecanlıydım ilk defa bu kadar önemli ve değerli bir eseri ben bulucaktim.Erken kalktim çantamı hazırladım araştırma için gereken malzemeleri ve bir kaç kiyafet,acil durum malzemeleri aldım ve işe koyuldum.Müzeye geldim bir kaç kağıda imza attım sonra yanimda çok sevdigim arkadaşim Emily'ninde gelmesin istedim ve o da beni kırmadı tek basima gidemezdim bu kokunç olurdu.Emily'nin arabasıyla yolculuğa çıktık yol boyunca müzik dinledim ve yemek yedim.Bir kaç saat sonra ormana gelmiştik.Ormanin biraz gerisinde otel gibi bir yer vardı fena değildi mecbur orada kalıcaktık.İkimizde aynı odayı seçtik ve eşyalarımızı dolaba yerleştirdik benim aşırı uykum vardı gece olmuştu ve yorgunluktan direk uyumuşum.Sabah oldu ve değişik bir kuş türü sesiyle uyandım merak ettim ve Emily ve ben hızlıca kahvatimizi ettik.Ona kulağıma değişik gelen bir kuş türünün sesinin geldiğini söyledim ve oda gidip bakalım o zaman dedi.Orman çok yakınımızdaydı ve çok çabuk ulaştık arastirma ekipmanlarımızıda almıştık.garip kuş sesini tekrar duydum ve sesin peşinden gittik.heykel gibi bişey vardı kuşu gördük! oradaydi çok garipti daha önce hiç görmediğim bir kuştu ve yakalamaya çalıştık ve yanlışıkla heykelin uzerindeki buton gibi biseye basmısım bir yer açıldı portal gibi hatta evet bu portaldı! arkadasim emily şöyle dedi:
-buda ne bence bu şeyin içine girmeyelim dedi.
fakat ben dinlemedim atladım heycandan garip şeyler oldu sanki farklı bir evrene ışınlandık portallar arası geçiş yapmıştık bu çok heycan vericiydi.Bir anda yere düştük ve farklı zamandaydik hiç bildmedigim garip bir yerdeydik.insanlar garip giyinmişti 1500 lere gitmiştik sanırım.Ben çok korkmuştum ve ağlamıştım fakat insanlar hoşuma gitmişti Emily bana şöyle dedi:
-Yani evet şuan yaşadığımız şey normal değil ama üzülme yalnız değilsin ben burdayım beraber herşeyi başarırız diyerek beni güçlendirdi.Birazda olsa özgüvenim gelmişti.kiyafet dükkanı gibi bir yer vardı önce oraya girdik yanımıda bu zamana uygun para yoktu ve bizde giyilmiş kıyafetlere baktık biseyler bulduk giydik sonra ev bakmaya gittik ve o zamanlar önemli biri olan Arthur Tudor'un zamannındaydım.askerlerle önümden geçiyodu ve aşırı yakışıklıydı Emily çok beğenmemişti Arthur'u.ve oda bana baktı!! aşırı heycanlanmıştım böyle önemli birini gördüğüm için ve uzun suredir bişey yemedigimden bayılmışım öyle herkesin önünde emily beni kendime getirmek için:
-Laura ve diğer cevredeki insanlar ve Prens Arthur geldi yardım için iyi olup olmadığımı sordu fakat cevap veremiyordum askeler ben ve Emily'i alıp saraya götürdü Prens Arthur'da yanımızda geldi ve saraya ulaştık saray çok büyüktü ve birinin beni sardığını hissettim...
-
