Etrafta çok fazla uğultu vardı jungkook'un gözleri yavaş yavaş açılıyordu tamamen açıldığında ise şaşkına uğramıştı burası neresiydi bir çok insan yanindaki kişileri inceleyip para karşıliginda satın alıyordu şimdi anlamıştı köle pazariydi burasi
Bir kaç kişinin ona baktığıni gördü ne yani onuda mi alicaklardi içini bir korku kapladı fazla endişeliydi ona doğru yaklaşan iki kişi gördü adamlar jungkook'u buraya getiren kisiler ile el sıkıştı ve bir şeyler konuşmaya başladılar jungkook gözlerin onda olduğunu biliyordu bir kaç dakika sonra onu satan adam yanına geldi "şimdi uslu bir çocuk ol ve sıkıntı çıkarma satildin " dedi ve ellerini çözdü
Jungkook için asıl zorluk şimdi başlıyordu adamlar jungkook kolundan tutup ayağa kaldırdı ve at arabasina doğru götürmeye başladılar
Jungkook'tan
Bütün vücudum uyumuştu her tarafım ağrıyordu ve bu adamlar beni nereye götürüyorlardi hiç bir şey anlamamıştım umarım başıma kötü şeyler gelmezdi çok korkuyordum tökezleyerek yürüyordum tutuşlari fazla sertti
Kolum açıyordu at arabasının yanına geldiğimizde beni savururcasina bindirdiler kendimi kötü hissediyordum kendileride bindikten sonra araba hareket etmeye başladı
Tahminimce yolumuz uzundu soylu insanlara benziyorlardi içlerinden biri konuşmaya başladı "şimdi beni dinle seni biz değil delta taehyung aldı ondan daha güçlü kimse yoktur onun sözünden çıkma ne derse itaat et gerçi seni ne diye aldıysa çelimsiz birisin işine yaramazsin onu bir türlü anlamıyorum neyse dediğim gibi sorun çıkarma yoksa sonun kötü olur"
Dedikleriyle başımı salladım içimdeki korku dahada arttı delta taehyung kötü birimiydi bana zarar verir miydi emin olamıyordum benim burda ne işim vardı kafam karışmıştı ben fakir bı ailenin çocuğuydum zengin bir delta beni ne yapsın olanlara inanamıyordum belki severdi beni
Yaklaşık 3 saatin sonunda görkemli bir evin önünde durmuştuk evin önünde farklı giyimli insanlar korumalık yapıyordu sanırım delta taehyung önemli biri olmalıydı büyük ihtişamlı bir şato kapısı gibi olan kapı korumalar tarafından açıldı o sırada biri bağırmaya başladı "yeni köle gelmiş "bendim yani at arabasının kapısı açıldı beni indirdiler ve yürümeye başladık hayatımda göremeyeceğim bir evin içine giriyordum benim için bir ilkti
Evin içine girdiğimizde kendimi bir sarayda hissettim evin içi sessizdi böyle beklemiyordum hizmetli olduğunu düşündüğüm bir kadın yanıma geldi eliyle beni takip et işareti verdi büyük merdivrerden yukarı çıktık kadın oldukça sessiz ilerliyordu bir odaya geldik umarım içeride delta taehyung yoktur
İstediğim gibi yoktu daha çok misafir odası gibiydi o anda sessizlik bozuldu kadın konuşmaya başladı "evet jungkook yeni mahzenine hoş geldin mahzen diyorum çünkü burda bizden çekeceğin çok sana iyi şanslar dilerdim ama bizim karşımızda hiç yok şimdi öncelikle bir duşa gir leş gibi kokuyorsun delta taehyung seni böyle görmek istemez görürse bizden bilir o yüzden seni hazırlamamız lazım ama pek heveslenme çok çirkinsin bir şeye benzemezsin zaten "
Kalbim kırılmışti kendimi iğrenç hissediyordum ben çirkin değildim ki kötü de kokmuyordum ama yinede bu halimle güzel görünmuyordum kadının dediği gibi banyoya doğru yürümeye başladım kadın arkamdan seslendi "bu dolopta giyecek bir şeyler var ben kapının önündeyim giyindikten sonra beni çağır "
Kafamı onaylarcasina salladım banyoya girdiğimde üzerimi çıkardım ve kendimi küvetin içinde buldum burda güzel kokular vardı biraz kendime döktüm şimdi güzel kokuyordum bence
Daha fazla oyalanmadan çıktım dolapta pek bir şey yoktu bulduklarımi giydim ve seslendim "şey ben giyindimde!"
Kadın tekrar içeri girdi beni baştan aşağıya sözdü kötü mü olmuştum "aslında o kadar da çirkin değilmişsin neyse otur suraya"
Eliyle makyaj masasını gösterdi yavaşça oturdum arkama geçti ve saçıma bir şeyler yapmaya başladı biraz şekil verdikten sonra yüzüme geçti kapatıcı ve değişik şeyler sürdü artık kendimi daha iyi hissediyordum bana beklememi söyleyerem odadan çıktı masadan kalkıp yatağa oturdum ve beklemeye başladım ne kadar bekledigimi bilmiyorum ama tekrar kapı çaldı sanırım artık gitme vaktiydi umarım bana kötü şeyler söylemezdi

