İçeriğe geç

MY HUSBAND//NAMJİN

Bölüm 7 · 7 dk okuma

MY HUSBAND//NAMJİN

Bölüm 7

Jin o koltukta ne kadar oturmuş şömineyi boş gözlerle ne kadar izlemişti bilmiyordu ama uyuşan bedeninden anladığı kadarıyla oldukça uzun bir süre geçmiş olmalıydı birden karnından yükselen sesle duruldama denemezdi buna resmen kükremişti acıktığını hissetti zaten sabahta bi şey yememişti yavaşça kalktı bedenini sağa sola esneterek gerindi ve odadan çıktı mutfağı bulup birşeyler yemek üzere evin tamamı gibi ahşap olan merdivenlerden aşığıya indi alt kat geniş bir salon ve amriken mutfaktan oluşuyordu boydan boya cam olan duvarın yanında şömine karşısında siyah bir L koltuk büyük bir orta sehpa vardı sıcak güzel bir evdi tam herşeyden kaçıp kafa dinlemelik bir yer diye düşündü Jin sevmişti burayı kendi evi gibi hissediyordu hiç yabancı gibi değildi bu eve sonra koltukta oturmuş sehpaya ayaklarını uzatmış kitap okuyan Namjoon' u gördü gözündeki gözlükler altından kaslarının belli olduğu siyah boğazlı kazak ve baldırlarını saran siyah pantalonla şu an resmen Jin için görsel bir şölen sunuyordu Jin kızgınlığım mı yaklaşıyor nedir ne oluyor bana diyerek kendine gelmek için başını iki yana salladı gerçi karşısındaki görüntü herkesi kızgınlığa sokabilecek türdendi

Jin, Namjoon'un dikkatini çekmek için hafif öksürdü Namjoon kitabını kenara resmen fırlatıp omegasına döndü bir şeymi istedin diye sordu

Jin "hayır odadan çıkmak damı yasak yoksa hapismiyim"diyerek çıkıştı"ayrıca mahkumsam bu mahkuma yemek vermek zorundasın yoksa beni açlıktan öldürmeye mi çalışıyorsun gaddar delta " diyerek çemkirdi.

Namjoon hemen yerinden kalktı galiba omegası onunla kavga etmek istiyordu olsun isterse edebilir dedi kendi kendine ne isterse yapabilir bana " sen otur burada ben hemen yemek hazırlarım sana" diyerek Jin' i az önce kendi oturduğu koltuğa oturttu sırtına yastık dizlerinede battaniye örttü omegalar hassas olurlar çabuk hastalanırlardı okulda öyle öğrenmişlerdi Namjoon Jin'in hasta olmasını istemezdi TV nin kumandasınıda eline verdi yarım saate yemek hazır olur diyerek mutfağa geçti.

Jin TV den sevdiği dizinin yeni bölümünü izleyip bitirdi ama hala yemek yoktu mutfağa bakmaya karar verdi mutfağa geçtiğinde gördüğü manzara ile kocaman bir kahkaha atmıştı Namjoon elinde bir bıcakla doğrama tahtasında havuç doğramaya çalışıyordu ses vardı evet ama havuçtan minicik bir parça bile kopmuyordu

Jin "sen bir sattir bunu mu yapıyorsun ah pardon yani yapamıyorsun"diyerek Namjoon ile dalga geçmişti "neyse yemeği boşver hızlı birşeyler yap bence" dedi.

Namjoon ne gibi diye sordu Jin " ramen yada noodle olabilir mesala" dedi.

Namjoon "onlar çok zararlı asla eve bile sokmam" dedi

Jin o zaman yemeği boş ver tatlı birşeyler varmı diye sordu namjoon omegasına istediğini verebilecek olmanın mutluluğuyla tabii ki var dolabı açıp saymaya başladı "muz, elma, çilek"

Jin "tatlı dedim bunlar meyve tatlı değil"dedi sonra biraz düşündü ve "çikolata yiyelim o kesin var çünkü çok güzel kokoyur " dedi

Namjoon başını eğip gözleri kısılarak gülümsedi gülünce gamzeleri çıkmıştı Jin bu görüntüyü çok sevdi ama önceliği yemekti " hadi nerdeyse çıkar ver çikolataları hemen yemek istiyorum" dedi

Namjoon kollarını iki yana açıp işte burda"dedi kendini işaret ederek isteğin kadar yiyebilirsin o kokan benim feromonlarım" dedi

Jin Namjoon'un yaptığı imayla utançtan kıpkırmızı olmuştu "aslında feromonlarımı iyi kontrol ederim ama senin yanında bazen kendimi kontrol etmekte zorlanıyorum" dedi.

Jin bu olay hiç yaşanmamış gibi yapmaya karar verip "neyse yemeği ben yapayım bari yoksa açlıktan öleceğiz"dedi sende bana yardım et diye emir verdi deltaya

Namjoon büyük bir memnuniyetle kabul etti

Jin dolabı açtı şöyle bir baktı çeşit çeşit sebze,sebze biraz daha sebze meyve,meyve, meyve meyve suyu buzlukta et çeşitleri "tanrım sen hep böylemi beslenirsin çok sıkıcı" dedi

Namjoon"sıkıcı değil sağlıklı hem bu vücudu korumak kolay değil sağlıklı beslenmeliyim" dedi kaslarını gösterirken Jin göz devirdi narsist dedi dolaptan renkli biberler soğan marine edilmiş et birazda mantar alıp dolabı kapattı "bulgogi yapacağım" dedi tava ver bana

Namjoon hemen tavayı çıkardı Jin eti tavaya atıp Namjoon' a "sen karıştır ben sebzeleri doğrayacağım" dedi sonra eline aldığı yeşil biberi gösterip acımı diye sordu ben acı yiyememde Namjoon " evet acı ben acı severim ama bundan sonra eve asla acı biber girmeyecek"dedi.

Jin acı biber hariç sebzeleri doğrayıp tavada birleştirdik ten sonra soya sosumuz varmı diye sordu Namjoon mutluluktan ölebilirdi"evet dedi soya sosumuz var bizim ikimizin soya sosu" diyerek elindeki şişeyi Jin' e uzattı Jin göz devirdi her kelimemin altında bir anlam aramaktan vazgeç dedi yemekleri tabaklara servis ederken.

İkili yemeklerini yemiş Jin "yemeği ben yaptım bulaşıklar sende" diyerek mutfakatan çıkmıştı giderkende "bana sütlü şekerli bir kahve getir" demeyi de eksik etmemişti şu an Jin elinde kumanda kanalları gezerken yüzyılın deltası Kim Namjoon bulaşık yıkıyordu madem beni zorla burda tutuyormuş çekecek cezasını dedi, bir süre sonra elinde iki kahveyle Namjoon salona geldi Jin'e kahveyi uzatıp yanına oturacaktıkı jin 'biraz uzağa "diyerek itti deltayı bir süre sessiz sessiz oturdular odada sadece şöninede yanan ateşin sesi duyuluyordu birden şiddetli bir gök gürültüsü duyuldu şimşek çakıyor ardı arkasına gök gülüyordu Jin korkmuştu ama belli etmemeye çalıştı arkasından elektriklerde kesilince daha fazla daya namayıp korku dolu bir çığlık attı

Namjoon aceleyle yanına gelip " korkma gök gürültüsü sadece hava bozunca burda elektrikler kesilir hep, ben yanındayım " dedi.

Jin " korkma diyip durma ben ürperdim sadece korkmadım" dedi.jin başını cama doğru cevirdiğinde çakan şimşek bir anlık ortalığı aydınlatmış sallanan ağaçlar canavar gibi görünmüştü yine korku dolu bir çığlık attığunda duyduğu gök gürültüsüyle kendini Namjoon'un kucağında boynuna sarılmış olarak buldu Namjoon bir eliyle Jin' in sırtını sıvazlarken diğer eliylede yumuşacık saçları okşuyor " merak etme kork.. yani ürperme ben yanındayım seni korurum " diyordu.

Jin bir süre gözlerini açmadan sıkıca sarıldığı boyunda koku bezlerinden aldığı feromonların etkisiyle iyice rahatlamış iyice Namjoon'un kucağına yerleşip başını kaslı göğsüne yaslamış içini huzurla dolduğunu hissetmişti

ikiside şu an çok huzurluydu delta "böyle çok güzeliz değilmi birlikte çok güzeliz bana bir şans versen bir ömür böyle olabiliriz" dedi omega cevap vermedi ama red de etmedi buda olumlu bir gelişme sayılabilirdi .

Sabah olmuş yağmur durmuş ama omega deltanın kucağından kalkmamıştı Namjoon battaniyeyle sıkıca sardığı omegasıyla birlikte camdan dışarıyı izliyordu aslında bir eşin olması korkulacak bir şey değildi eğlenceliydi ama korkuyordu Namjoon ona bu kadar bağlanmaktan korkuyordu Jin sanki kendi vücudundan parçaymış gibi sanki kalbinin diğer yarısıymış gibi o giderse nefes alamazmış gibi hissediyordu bu duygular bir yandan hoşuna gidiyor bir yandan korkutuyordu onu Jin'e baktı oda düşünceli görünüyordu acaba oda benim gibimi düşünüyor diye geçirdi içinden sonra keşke mühürlü olsak o zaman ne düşündüğünü hissederdim diye içinden geçiriyorduki birden Jin' in bembayaz boynu dikkatini çekti köpek dişleri uzamaya başlamıştı delta Namjoon'un dalgınlığından faydalanıp omegayı mühürlemek üzereydiki Jin birden yerinden kalkıp acıktım dedi.

delta" uyuşuk insan ne olacak düşün düşün bak gitti işte beceriksiz bi ısıramadın tüm gece kucağındaydı " diye söylenmeye başlamıştı.

Jin krep yapıyorum diye seslendi Namjoon yardımcınız emrinize amade ustam dedi birlikte kahvaltılarını yapmış bulaşıklarını yıkamış evet bu sefer birlikte yıkamışlardı Jin ellerini kurularken birden" ne zaman döneceğiz" diye sordu Namjoon " cevabını bildiğin soruları sormalısın jin-ah" dedi

Jin biliyordu ama şansını denemek istedi "o zaman sonsuza kadar burda kalacağız asla senin olmayacağım benim için hava hoş işim gücüm yok sen düşün" dedi

Namjoon Jin'i tezgahla arasına sıkıştırıp benimde işimde gücünde sensin" dedi boynuna eğilip mühür bölgesine küçük bir öpücük kondurduğunda Jin tüm vücudunun titrediğini hissetti deltaya bu kadar yakınken karşı koymak çok zordu "boşverrrr delta bizim için en iyisi sen beni dinle "dedi

Jin daha fazla dayanamayıp Namjoon'un dudakları ile kendi dudaklarını birleştirdiği de beyninde havai fişekler patladı sanki ayakları yerden kesilmiş gibi hissetti ikiside kendinde değildi o kadar tutkulu öpüşüyorlardı ki zaman mekan ünvan statü herşey geride kalmıştı Namjoon ellerini Jin'in kalçalarına indirdiği anda çalan telefonla Jin kendine gelmiş hafif geri çekilmişti Namjoon boş ver dedi tekrar Jin'in dolgun dudaklarına eğilirken ama Jin "açsan iyi olur çok ısrarlı çalıyor önemlidir belki" dedi

Namjoon"önemli olsa iyi olur yoksa arayanı ellerimle parçalayacağım" dedi telefonu cebinden çıkarıp kulağına tutarken diğer elini Jin'in beline sarmıştı.

Arayan Yoongi'ydi "Taehyung Jin' i çok merak etmiş ulaşamıyormuş birden ortadan kaybolmuş sizin tanıdıklarınız vardır yardımcı olabilir misiniz" diye sormuştu

Namjoon gözlerini Jin'den bir an olsun ayırmadan cevapladı Yoongi'yi,gerek yok Jin benim yanımda iyi öyle söylersin" dedi.

Yoongi "eğer mümkünse Taehyung konuşmak istiyor telefonu verebilir isiniz" dedi

Namjoon"işimiz var şimdi olmaz" dedi bakışlarını Jin'in gözlerine sabitleyip " bu gün dönüyoruz" dedi

*Nasıl yakınlaştırdım ama çok tatlı olmadılar mı

* Delta kurdumuz omeganın kapısında köpek oldu resmen

* Tavsiyelere önerilere açığım şimdi ne olsun sizce

ÖPÜLDÜNÜZ

Bölüm sonu

1 yorum

  • Ayayayay senin her kitabını okuyup bitirmeye çalışıyorum. O kadar güzel yazıyorsun ki. Ben normalde Namjin kurgularını sevmem ama bu harika olmuş. Eline emeğine sağlık. Ve şunu da söylemeden geçemeyeceğim. ARTIK "BABY" KURGUSUNA 29. BÖLÜMÜ ATABİLİR MİSİN!!??

    1Yanıt