Taehyung elindeki çay fincanı yavaşça dudaklarına götürürken "delta dün çok sinirlenmiş hatta ofisinin camından caddeye uçan bir sandalye yüzünden trafik kazası olmuş sence neden bu kadar sinirlenmiş olabilir " diye arkadaşına sordu.
Jin derin bir çekip önündeki hiç dokunulmamış çeşit çeşit ekler olan tabağı bir süre daha süzdü bu gün nedense hiç iştahı yoktu " sen zaten sebebini Yoongi'den öğrenmişsindir hadi çıkart ağzındaki baklayı" dedi.
" Bilmiyorum Yoongi ' de bilmiyormuş bu arada sizin sokakta da mı kaza oldu çiçek kamyonu mu devrildi yolların hali ne öyle bahçede kıpkırmızı gül yapraklarıyla dolu bunların deltanın siniri ile bir alakası varmı acaba, hem ben senin en yakın dostum değilmiyim neden anlatmıyorsun" diyerek duygu sömürüsü yaptı ne zaman dudağını büzüp küser gibi yapsa Jin dayanamaz kendini affettirmek için çırpınırdı Taehyung Jin 'in bu zaafını birazcık kullanmış olabilirdi ama meraktan ölecekti. Jin'in dalgın hali deltanın öfkesi kesin bi şeyler olmuştu.
Jin,Namjoon ile olan küçük tartışmalarını anlattı sonra yola kamyonla gül döktürdüğünü dronla tüm gün gül yaprakları yağdırdığını anlattı.
Taehyung gözleri parlayarak dinliyordu arkadaşını " bu adam sana çok aşık çokta romantik " dedi "bizde bi demet çiçek alınca havalara uçuyoruz dronla gül yağdırmak nedir ya resmen çıtayı arşa çıkarmış ama bunlar sinirli olmasını açıklamıyor"
Jin başını eğdi " yaaa tabi çok aşık sadece benim gözümü boyamaya çalışıyor aşık falan değil onu reddettim diye hırs yaptı deltaların nekadar egolu olduklarını herkes bilir bana hangi çiçeği gönderdiğini bile bilmiyordu çünkü birine emir verdi göndertti kendisi zahmet edipte çiçeğe bakmadı bile keşke yol kenarından bir papatya koparsaydı daha kıymetliydi benim için çünkü beni düşünmüş olurdu o zaman, şimdi tamamen gösteriş yapıyor kabul etmedim diyede ben şımarık oluyorum annem babam bu kısmet kaçmaz diyip duruyorlar zengin ,güçlü eli yüzü düzgün daha ne istiyorsun diyorlar ben aşk istiyorum kimse beni anlamıyor" diye tek nefeste konuşuken hıçkırıklarıda göz yaşlarıyla aynı anda firar etmişti.
Taehyung arkadaşına sıkıca sarılıp " herşey düzelecek biraz zamana ihtiyacınız var bence" dedi arkadaşının saçlarını okşayıp öperken.
Jin göz yaşlarını silerken "gerek yok zaten bitti artık, deltayada söyledim onunla görüşmek istemiyorum başka adaylarla görüşeceğim bir an önce yuva kurup tüm bunları geçmişte bırakacağım" diye kendinden emin bir şekilde konuştu.
Taehyung"peki Namjoon nasıl karşıladı bu yeni planı"diye soracaktım ama az çok tahmin edebiliyorum" dedi
" Evet bağırıp çağırdı hatta tehdit etti ama umurum da değil.Benim choi min-ho ile akşam randevum var delta defteri bir daha açılmamak üzere kapandı benim için " çok kararlı görünüyordu.
"Hadi kuaföre gidelim bakım falan yaptırırız havamız değişir sıkıldım ben " diyerek ayaklandı Taehyung bu ani duygu değişimlerine anlam veremiyordu mecburen arkadaşına ayak uydurdu birlikte kuaföre gidip akşama kadar ne kadar bakım varsa yaptırdılar en son Jin'in makyajı yapılırken açık olan TV den son dakika olarak dönmeye başlayan görüntüyle herkesin dikkati bir anda TV ye dönmüştü spiker şehir merkezinde bir patlama olduğunu sebebinin bilinmediğini can kaybı olmadığını sadece bir kişinin ağır yaralandığını diğerlerinin hafif yaralı olduğunu anlatıyordu ama Jin ve Taehyung'un asıl dikkatini çeken ambulansa götürülen tek ağır yaralı olan choi min-ho daydı "aman tanrım olamaz" dedi Jin hemen telefona sarıldı min-ho'yı aradı açan olmadı hastaneye gidelim dedi
Taehyung "şimdi ortalık karışık eve gidelim ortalık durulsun gideriz" dedi.eğer bunun altında Namjoon varsa şimdi hastaneye gitmek olayları dahada kötü hale getirmekten başka bir işe yaramazdı ikili eve gidip haber beklediler ama haber yoktu ertesi gün minho Jin'i arayıp bir daha görüşmek istemediğini söyleyip hemen aceleyle telefonu kapatmıştı Jin pek anlam vermesede kararına saygı duydu zaten ona karşı duygusal bir şey de hissetmiyordu sıradaki adaylara bakalım diye geçirdi içinden mutlaka kendine göre birini bulacaktı.
Aradan geçen bir ay resmen kabus gibiydi Jin'in tüm randevuları bir felaketle sonuçlanmıştı birisine araba çarpmış diğerine yan kesiciler saldırmış ne hikmetse ne parasını ne telefonunu nede kolundaki her halinden belli olan Rolex saatini almamış sadece bir güzel dövüp kaçmışlardı bir başkası merdivenden düşüp hastanelik olmuş hatta birinin yolda yürürken başına saksı düşmüştü.
Jin telefonu kapatırken yeter artık dedi kendi kendine adım çıkacak,resmen dokunduğum alfa lanetleniyor başlarına gelmeyen kalmıyor bu nedir ya herkes bana yaklaşmaktan korkmaya başladı.
Jin söylene söylene mutfağa girdiğinde birşeyler atıştıran jiminle karşılaştı jimin alayla "oooo son alfa bükücüde gelmiş ama ben kardeşinim bana bişey yapmazsın değilmi sahip" dedi
Jin "git başımdan cüce uğraşma benimle zaten canım burnumda hırsımı senden almayayım" diye çıkıştı kardeşine, dolaptan Nutella kavanozu ve bir yemek kaşığı alıp odama gidiyorum uğraşamam seninle dedi
Kendini yatağına atıp çikolatasından ilk kaşığı almıştı ki kapısı çaldı git başımdan diye bağırdı.
Taehyung "istemiyorsan giderim dedi gülerek içeri girerken "jimin kızdırmış seni anlaşılan" dedi.
Jin kaşığı ağzına götürüp iştahla yerken "sorma son alfa bükücü diyor bana aslında aklım almıyor nasıl oluyorda benimle randevulaşan tüm alfaların başına birşeyler geliyor " Jin yermisin diye işaret edrken söyledi Taehyung başını iki yana salladı." Belkide Namjoon yaptırmıştır sonuçta açıkça söylemiş seni bırakmayacağını, onunla konuştunmu" diye sordu.
Jin başını iki yana salladı " o yapmış olamaz randevum olduğunu bile bilmiyorduki hem numarasını engelledim ulaşamaz bana aslında randevum olduğunu sadece sen ve ben biliyorduk bir dakika sen Yoongi'ye söylemiş olamazsın değilmi yapmadım de bana lütfen"
Taehyung güzel geçen bir gecenin sabahında her şeyi Yoongi' ye anlatırken işlerin bu kadar kötü olacağını tahmin edememişti,aslında sadece aralarını yapmak istemişlerdi ama Namjoon aldığı her haberle ve Jin' e ulaşamadığı her aramanın ardından hırsını alfalardan çıkarıyordu.
Jin öfkeyle arkadaşına döndü" sana inanamıyorum sevglinle sıkıcı ilişkinize renk katmak için benimi kullanıyorsunuz,eğleniyormusunuz bari, aslında bir süre yalnız kalsam çok iyi olacak" diyerek arkadaşına sırtını döndü.
Taehyung sadece özür dilerim diyebildi başka ne diyebilirdiki niyeti iyiydi evet ama sonuçlar ortadaydı bir şey demeden odadan çıkıp Jin' i düşünceleriyle başbaşa bıraktı.
Jin Taehyung ile yaşadığı korkunç konuşmadan sonra telefonunu tamamen kapatmış resmen kendini eve hapsetmişti son zamanlarda o kadar değişmişti ki günlerdir yataktan çıkmamış aynaya bile bakmamış hatta banyo bile yapmamıştı üzerindeki mavi pijamaları ile o kadar kötü görünüyordu ki kendinden rahatsız oldu yeter artık dedi dünyaya geri dönme vakti gelmişti.

yataktan çıktı pencerelerini açtı odasını havalandırdı çarşaflarını değiştirdi yeni hayata kirli nevresimlerle başlanmazdı güzel bir banyo yaptı üzerini giyindi biraz yürüyüş iyi gelirdi aynadan kendine baktı aynaya bile gülümseyecek takati yoktu

Tamam dedi yeter bu kadarı zaten artık bana bakacak bir alfada kalmadı kime güzel görüneceğim sanki dedi anahtarlarını alıp evden çıktı ailesi bir kaç gün önce İngiltere'ye gitmşti jimin'in nasıl olduysa apar topar Oxford' a yaptığı başvuru kabul edeilmiş ailesi kayıt işlemleri için apar topar gitmişti
Jin'in pasapotunda çıkan sorun ile ne olduğu açıklanmıştı bile gidememişti Taehyung'lada arası bozuktu koskoca dünyada bir başına kalmış gibi hissediyordu bir kaç ay önce ne kadar mutlu olduğunu düşündü her şey mükemmeldi ailesi arkadaşları hepsi yanındaydı mutluydu popülerdi şimdi sonbaharda ordan oraya uçuşan kuru bir yaprak gibi hissediyordu kendini,ordan oraya savruluyordu ama bu böyle devam etmez dedi kendi kendine, hayatımı tekrar düzene sokacağım önce gidip Taehyung ile konuşacak gerekirse özür dileyecek kendimi affettireceğim bu düşüncelerle yürüyüşüne devam ediyordu ki yanında siyah lüx bir araç durdu kapısı açılıp içinden biri Jin'i kolundan tutup çekerek araca hızla bindirmiş Jin daha ne olduğunu anlamadan ağzına tutulan bez parçasıyla gözlerini yummuştu.