Jimin panikle odanın içinde bir sağa bir sola yürümeye devam ederken "hasta mı oldu acaba yada bir yeri mi ağrıyor neden susmuyor bu bebek"dedi.
Hoseok kucağındaki minik bebeği pışpışlarken "dua et de hasta falan olmasın yoksa Namjoon hepimizi öldürür"dedi.
Kucağındaki minik bebeğe dönüp" tanrım neyin var anlamıyorum ne istiyorsun karnın tok altın kuru gazınıdan çıkardım hala neden ağlıyorsun"
Jimin gülerek"belkide büyüyünce ambulans sireni olmak istiyordur" dedi.
Hoseok elindeki biberonun kapağını kafasına fırlatıp "dalga geçme zaten canım burnumda hırsımı senden almayayım şimdi" dedi.
Jimin "tamam aşkım kızma, ben sana moral vermek için espiri yapmak istemiştim" dedi.
Hoseok göz devirip "sen espiri yapma çünkü yapamıyorsun" dedi.
Jimin kalbini tutup "ahhh kırıldı "dedi.
Bu sırada evin zili çalmıştı hizmetli omega kapıyı açtığında karşısında yaşlı bir kadın duruyordu "buyurun size nasıl yardımcı olabilirim" dedi
Yaşlı kadın içeri geçerken "ben Jin'in büyükannesiyim ona görmeye geldim" dedi.
Omega" siz buyurun oturun ben Bay Kim'ehaber vereyim" dedi.
Bir süre sonra Namjoon koşar adımlarla salona girdi kollarını açarak "büyükanne hoşgeldin" dedi.
Yaşlı kadın Namjoon'a sarıldı "hoşbuldum oğlum, Jin nasıl diye sordu Namjoon başını öne eğdi hala kendine gelmedi" dedi.
Yaşlı kadın "üzülme o iyi olacak merak etme hadi beni ona götür" dedi.
Namjoon önden ilerledi alt kata indiklerinde Jin'in odasının kapısını açıp yol verdi "buyurun büyükenne" dedi.
Yaşlı kadın minik bir hastaneye benzeyen katı incelediğinde odada hasta yatağında kolunda serumu başında doktorun beklediği Jin'e bakıp Namjoonun kolunu sıvazlayarak "sen iyi bir adamsın ve çok iyi bir eşsin onun için yaptıklarına çok teşekkür ederim ama şimdi beni torununla yalnız bırak yarım saat sonra bebeğinizide alarak buraya gel" dedi.
Namjoon pek gitmek istemesede anlayış gösterdi yaşlı kadın odaya girdi doktoru ve hemşireyide odadan çıkarıp kapıyı kilitledi.
Yanında getirdiği çantayı odada bulunan masanın üstüne koydu içinden kendisi için gerekli olan malzemeleri çıkardı kendi kendine bunları büyük büyük annem anneme ve oda bana emanet etmişti bir gün gelecek o gün bunları kullan demişti işte şimdi vakti geldi diyerek odanın dört bir köşesine tütsüler yaktı Jin'in yatağının etrafına kaya tuzu dökerek bir çizgi oluşturdu ve son olarak Jin'in baş ucuna geçip elindeki parşomeni açtı ve tılsımlı kelimeler mırıldanmaya başladı en sonunda son kelimeleride söylediğinde elini Jin'in alnına koydu ve Jin gözlerini açıp büyükanne diye seslendi büyükannesi sıcacık gülümsemesi ile "burdayım canım uyandın tanrıya şükürler olsun" dedi.
Jin "ne oldu bana" diye sordu sonra eli karnına gitti "bebeğim ona ne oldu" diye panikle sordu
Büyükannesi" merak etme o iyi babası birazdan getirir" dedi.
Jin "hiçbirşey hatırlamıyorum en son ormanda yürüyordum ben, ne oldu kazamı geçirdim sana Namjoon'mu haber verdi"diye sordu
Büyükannesi "merak etme vakti geldiğinde herşeyi anlatacağım ama şimdi küçük hanımla tanışma vakti"diyerek kapıya döndü.
Namjoon kapıdan girdiğinde Jin'in dikkatini kucağındaki küçük şey çekmişti büyükannesi gel dedi.
Namjoon'u yanına çağırdı Namjoon kucağındaki huzurla uyuyan bebeğini Jin'e yaklaştırdı Jin'in göz yaşları yanaklarından süzülürken "aman tanrım bu benim bebeğim mi , bu çok çok güzel" diye fısıldadı hemen ellerini açıp kucağına aldı hamileyken yastıklarla o kadar prova yapmıştı ama hiç bebeğini kucağına alabileceğine ihtimal vermemişti ama şimdi işte minik bebeği kucağında kollarının arasındaydı başını kaldırıp Namjoon'a baktı oda kendisine şefkatle bakıyordu.
Jin'in büyük annesi " siz biraz yalnız kalın" diyerek odadan çıkacaktı ki Jin "teşekkür ederim büyük anne hep en zor zamanlarımda yanımda oldun" dedi.
Büyükannesi gülümseyerek odadan çıktı
Namjoon yatağa Jin'in yanına oturdu minik yavrunun yanağını parmağının ucuyla okşayıp Jin'in alnına bir öpücük kondurdu "rüyada gibiyim sen uyandım bebeğimiz sağlıkla doğdu ben çok,çok mutluyum" dedi.
Jin "bende çok mutluyum" dedi bebeğine baktı "ona isim verdinmi" diye sordu.
Namjoon başını iki yana salladı " aslına bakarsan bende onu bu gün gördüm daha önce hiç yanına bile gitmemiştim bir an olsun senin yanından ayrılmadım senin uyanmanı bekliyordum onu ilk defa birlikte görecektik bak öylede oldu" dedi.
Jin sinirle" ne demek hiç yanına gitmedim ya bana birşey olsaydı o zaman ona bakmayacakmıydın yani" dedi.
Namjoon "artık bu kötü düşünceleri aklından çıkarır mısın lütfen, bak sen iyisin bebeğimiz iyi biz birlikteyiz artık hayatımızda sadece güzel şeyler olsun" dedi.
Jin "haklısın özür dilerim ama aklım çok karışık ona iyi bir baba olamamaktan korkuyorum" dedi.
Namjoon Jin'in alnına bir öpücük kondurup " sen zaten çok iyi bir babasın söz konusu bebeğin olduğunda çok güçlü bir omegaya dönüşüyordun yani kaç omega, kurt formuna dönüşüp ormanda tek başına doğum yapar ki, seni o halde gördüğümde korkudan ne yapacağımı şaşırdım elin ayağım birbirine dolaştı ama sen öylesine sakindin ki bazen senin yanında kendimi çok işe yaramaz hissediyorum" dedi.
Jin güldü "ama ben tüm gücümü senden alıyorumki" dedi.
****
Jin dağınık saçları uykusuzluktan şişmiş gözleri ve kucağında bebeği ile yatak odasına girdiğinde " namu uyan sıra sende"diye seslendi
Yatağa oturmuş Namjoona uyanması için seslenmişti Namjoon yatakta doğruldu "Dalnim ay parçam gel babakalım babanın kucağına" diyerek gözlerini bile tam açmadan ellerini uzatıp minik kızını Jin'in kucağından aldı.
Jin "ben lavabodayım ne olur beş dakika ağlamadan dursun" dedi.
Jin işini halledip birkaç dakika içinde koşar adım odaya döndüğünde gördüğü görüntü ile sinirden yerinde tepindi tabi sessiz bir şekilde çünkü saatlerdir ağlayıp bağıran bir dakika olsun susmayan bebeği şu an babasının kucağında mışıl mışıl uyuyordu
Jin "ama bu haksızlık" dedi yinede çokta umursamadı çünkü bu sessizliğin tadını çıkarmak kaç dakika sürerse o kadar uyumak istiyordu.
Kim Dalnim evdeki herkese kelimenin tam anlamıyla kök söktürüyordu öyleki jimin bile akşamları uyuyabilmek için evine gidiyordu
Hoseok çoğu zaman onunla baş edemiyordu bir haftalık bir bebeğe göre fazla güçlüydü Hoseok'un saçını tutmuş Jimin ve Jin ne yaptıysa saçlarını elinden kurtaramamış Dalnim bir tutam saçını kökünden yolmuştu.
Dalnim evdeki herkese ayrı ayrı düşmandı, herkes sadece onunla ilgilensin istiyordu bu olmadığında koca malikanenin tüm duvarlarını titretecek şekilde çığlık atarak ağlıyordu.
Jimin'i amcası olmasına rağmen özellikle sevmiyordu çünkü o ne zaman gelse Hoseok ve annesinin ilgisini onunla paylaşması gerekiyordu ve Kim Dalnim kesinlikle paylaşmayı sevmiyordu.
Jin ağlama sesi ile yeni güne gözlerini açmıştı hemen kalkıp yanında yatmakta olan minik bebeğini kucakladı acıktınmı sen diyerek göğsünü açıp bebeğini emzirmeye başladı bu sırada Namjoon'da duşunu almış banyodan çıkıp ıslak saçlarını kurulayarak yanlarına gelmişti günaydın bebeklerim diyerek önce Jin'i ardından da minik bebeğini öpmüştü Dalnim sütünü iştahla içerken gözleriyle Namjoon'u izliyordu Jin şuna bak gözünü senden ayıramıyor kıskanıyorum artık dedi. Bu sırada odanın kapısı çaldı Namjoon kapıya gidip hafifçe araladı kapıdaki yardımcıya ne oldu ne var sabah sabah diye çıkıştı efendim anne ve babanız geldi yanlarında Jin'in annesi ve babası da var dedi.
Namjoon tamam gelirim birazdan dedive kapıyı kapattı.
Namjoon Jin'e dönüp ailelerimiz gelmiş dedi.
Jin hemen hazırlanayım kısa bir duş almam lazım Hoseok'a haber ver gelsin Dalnim'i hazırlasın dedi Namjoon merak etme rahat ol sen rahat rahat hazırlan dedi.
Jin ve Namjoon salona indiklerinde ailelerine sarıldılar annesi Jin'e sarılıp doğum sırasında yanında olamadım çok üzgünüm iyimisin diye sordu.
Namjoon'nun anneside mahcup bir şekilde bende çok üzgünüm diyerek Jin'e sarıldı Jin merak etmeyin ben iyiyim doğum çok rahat oldu merak etmeyin dedi
Namjoon araya girdi "evet merak etmeyin herşey normaldi"dedi ailesi bile olsa kimseye bebekleri hakkında bilgi vermek istemiyordu.
Hoseok merdivenlerden indiğinde kucağındaki beyaz battaniyeye sarılı bebeği getirip Jin'in kucağına verdi.
Jin "evet işte mimik yavrumuz Kim Dalnim" dedi.
Bebeği ailelerine gösterdiğinde hepsi hayran hayran bebeği izliyorlardı şu anda hepsinin aklından tek birşey geçiyordu "hayatımda gördüğüm en güzel bebek" herkes sırayla bebeği kucağına almıştı Jin'in annesi torununu kucağına aldığında "Dalnim çok güzel bir isim adını kim verdi" diye sordu.
Jin "büyükannem verdi anlamı ay tanrıçası demekmiş" dedi annesi merakla " peki türü ne" diye sordu.
Namjoon "size açıklayacağız ama güvenliği için lütfen kimseye birşey söylemeyin" dedi derin bir nefes aldı "bebeğimizin türü thita" dedi.
Babası şüpheyle konuştu"nerden biliyorsunuz öyle bir tür dünyaya gelmediki "dedi.
Namjoon "gelişimi çok hızlı, ayrıca konuşulanları anlıyor ve feromonları feromon demiyorum çünkü sürekli değişiyor" dedi.
Jin'in annesi" ama bu çok önemli bir haber bunu ne kadar saklayabilirsiniz ki" dedi.
Namjoon " gerekirse son nefesime kadar saklarım bebeğimin üzerinde deney yapılmasına asla izin vermem" dedi.
Jin'in annesi "eğer dediğiniz doğruysa yani türü thita ise zaten kimse ona dokunamaz o kendini korur bence sizde kendinizi strese sokmayın,hem bence siz yanılıyorsunuz eğer thita olsa doğumda doktorunda ne kendisine ne annesine dokunmasına izin vermezdi" dedi.
Namjoon "haklısınız zaten izin vermedi Jin doğumunu yalnız yaptı "
Annesi panikle "nasıl yani,yalnız yaptıda ne demek" diye atıldı.
Namjoon "Jin kurt formuna dönüştü ormana gitti ve bebek ormanda doğdu tüm hayvanlar doğum sırasında etrafımızı sardı ve resmen bizi yani bebeği ve Jin'i korudu "dedi.
Jin'in annesi "aman tanrım ciddi misin o zaman haklısınız thita olabilir demekki özel gücü hayvanlarla ilgili bir şey belkide onlarla konuşmaktır" dedi.
Namjoon "özel gücü varmıdır yokmudur bilmiyorum, benim için bir önemide yok türününde önemi yok ister thita olsun isterse sıradan bir beta olsun, bebeğine baktı o benim küçük yavrum ve ben babası olarak ömrümün sonuna kadar o ne kadar güçlü olursa olsun ben hep onun yanında olacağım ve onu koruyacağım dedi.