Namjoon saatte baktı dokuza geliyordu sol tarafına döndüğünde göğsüne sokulup uyuyan Jin'i gördü,Jin'i biraz daha kedine çekti sol koluyla sıkıca sarıldı farkında olmadan onu izlemeye dalmıştı omegası uyurken ayrı bir tatlı mı oluyordu zaten onun omegası her haliyle mükemmeldi sonra Jin'i uyandırmamaya dikkat ederek sağ elindeki telefona baktı.
Yoongi istediği herşeyi halletmiş bir saate orada olacaklarını yazmıştı acaba bir saate Jin uyanırmıydı şu an pek uyanacak gibi durmuyordu uyanmazsa da beklesinler ne olacak onlar için omegamın uykusunu bölemem dedi kendi kendine.
Saat on olmuştu Jin hala uyuyordu Namjoon'un kolu uğuşmuştu ama sesini çıkarmadı Jin hafif kıpırdandı Namjoon hemen telefonunu sakladı Jin birden yerinde doğruldu "sen neden telefonu sakladım ne var telefonda benden ne gizliyorsun yoksa sen,sen aman tanrım sen beni aldatıyorsun"
Namjoon yalan değil biraz bozulmuştu yani okadar ihtimal varken omegası onu aldatmakla suçlamıştı olacak şey değildi "evet yatağımızda kucağımda sen varken sana sarılmışken seni aldatıyorum" dedi
Jin'in gözleri doldu işte başlıyorlardı hamileler hep bu kadar çok mu ağlar yani bu durum hiç normal değil bir insan herşeye ağlayamaz ki diye düşündü
Jin'e sıkıca sarıldı "saçmalama yani ben asla seni aldatmadım ve aldatmamda ben seni tandıığım anda benim için diğer herkes öldü,benim için sadece sen varsın" dedi.
Jin "ozaman telefon onu niye sakladın benden ne saklıyorsun"dedi sesi titriyordu.
Namjoon "hadi kalkalım güzel bir duş al sonra anlayacaksın"dedi.
Jin tamam diyerek kalkıp banyoya girdi suyun sesi geldiğinde Namjoon hemen Yoongi'yi aradı bir kaç dakika sonra odanın kapısı çaldı Namjoon açtığında karşısında Yoongi elinde elbise gamboçları ve alışveriş torbaları ile ona bakıyordu
Namjoon "Şimdi banyoda yarım saatimiz var herşey hazırmı" diye telaşla sordu.
"Herşey hazır nikah memuruda geldi sizi bekliyoruz "
"Tamam güzel ama önce Jin için yiyecek birşeyler hazırlarmısın acıkmıştır şimdi nikah falan derken yemek yemeye fırsatımız olmaz aç kalmasın"
"Tabi hemen getiriyorum " diyerek odadan çıktı bir süre sonra yine kapı çaldı Yoongi elinde kahvaltı tepsisiyle gelmişti Namjoon hemen tepsiyi aldı odanın balkonunda ki masaya kahvaltıyı hazırladı bu sırada Jin'de banyodan üzerinde bornozu ile çıkmıştı Namjoon hemen bir havlu aldı saçını kurularken Jin'in dikkatini yatağın üstündeki eşyalar çekti bunlar ne diyerek onlara bakmak için uzanmıştı ki Namjoon " hepsini anlatacağım ama önce kahvaltı" dedi.
Jin üstümü giyinip geliyorum desede Namjoon " gerek yok gel buraya hazırladım"diyerek onu balkona yönlendirdi Jin ne garek vardı dediysede Namjoon onu dinlemedi ikili birlikte güzel bir kahvaltı yaptılar.
Jin "tamam hadi anlat artık nedir sabahtan beri bu gizemin sebebi" dedi
Namjoon hadi gel diyerek onu odaya yöneltti gamboçlardan beyaz olanı açtı içinden beyaz bir takım elbise çıkardı "bunu giyermisin" diye sordu.
Jin neden ne gerek var şimdi diyerek başını salladı.
Namjoon bir kutuyu açıp Jin'e çevirdi bunuda takarmısın dedi Jin kutuya baktığında içinde gerçek papatyalar dan yapılmış bir gelin tacı ve gelin buketi olduğunu gördü "bunları takıp bu gün benim eşim olurmusun" dedi.
Jin şaşkındı "sen sabahtan beridir bunlarlamı uğraşıyordun" diye sordu.
Namjoon evet dedi "aslında gidip hepsini ellerimle seçmek isterdim ama sen izin vermeyince telefonla bu kadar oldu"dedi.
Jin çok mahcup olmuştu " işim var dediğin iş bu muydu ben özür dilerim seni yanlış anladım" dedi.
Namjoon Jin'in ellerini tuttu gözlerinin içine baktı "artık şunu anla lütfen ben bir deltayım benim doğamda yalan yok ihanet yok hele ki eşime asla yalan söylemem onu asla aldatmam tanrı deltaları böyle yaratmış bana insan olan Namjoon'a güvenmiyorsun anlıyorum ama hiç olmazsa deltaya güven" dedi.
Jin" ben sana güveniyorum sadece seni kaybetmekten korkuyorum yani kilo aldım karnım büyüdü çirkinleştim yanına yakışmazsam benden utanırsan" diye.
Namjoon " ne senin o güzel kafandan neler geçiyor böyle sen bin kiloda olsan seni yine belkide daha çok seveceğim ayrıca kilo sana çok yakıştı elini Jin'in hamilelikten dolayı büyümüş göğüslerine atıp haiften sıktı bunlarda dolgunlaştılar harika görünüyorlar" diyerek diğer kolunu beline sarıp boynuna öpücükler sıralamaya başladı.
Jin geri çekildi "beni azdırıp azdırıp ortada bırakıyorsun çekil lütfen ben üstümü giyineceğim" diyerek bayaz takımını aldı.
Namjoon "bende hazırlanayım o zaman" diyerek kendi takımını aldı ikiside üstünü giyindiklerinde Jin aynadan kendine bakıyordu beyaz takımın içinde bir inci tanesi gibi parlıyordu
Namjoon elinde gelin tacı ile Jin'e yaklaştı tacı başına taktı duvağı kapattı "çok güzelsin" dedi çiçeği uzattı gidelimmi dedi.
Jin buketi eline aldı içi buruktu "şu an babamın kolunda olmalıydım beni sana o getirmeliydi" dedi.
Namjoon "o da olacak sana söz veriyorum ama şimdi benimle idare edeceksin ne yapalım" diyerek kolunu uzattı Jin koluna girdi merdivenlerden inerken bir alkış sesi kulaklarını doldurdu Yoongi Taehyung ve büyükannesi onları bekliyor ve alkışlıyorlardı Jin en yakın arkadaşını görmenin mutluluğu ile Namjoon'a döndü "teşekkür ederim sen çok düşüceli bir adamsın dedi.
Onlar için yine papaylarla süslenmiş bir nikah masası hazırlanmıştı nikah memuruda hazır bekliyordu ikili memurun karşısına geçti nikah memuru "şahitleride alalım" dediğinde.
Taehyung ve Yoongi yanlarına geldi Taehyung Jin'e sıkıca sarıldı "ödeşme vakti sen benim şahidim olmuştun başımı yaktın bende seninkini yakacağım" diyerek dalga geçti kısa bir seramoni den sonra nikah kıyılmış resmen evlenmişlerdi jinnbüyükannesine dönüp sıkıca sarıldı herşey için teşekkür ederim büyükanne sen olmasan ne yapardım iyiki varsın dedi büyükannesi çok mutlu olun birbirinizin kıymetini bilin dedi
Kısa bir tebrik merasiminin ardından Taehyung "yemek vaktiiiii" diyerek bağırdı. Jin gülerek " dur tahmin edeyim et yiyoruz" dedi.Taehyung "seninde de canın çekti değilmi Yoongi bize barbekü yapacak hadi" diyerek onu bahçeye yöneltiyordu ki Jin'in büyükannesi "çocuklar siz çıkın bizim jinle biraz konuşmamız gerek" dedi.
Namjoon Jin'e döndü " siz çıkın hayatım" dedi
Herkes dışarı çıktığında büyük annesi Jin'e "hadi gel benim odama gidelim" diyerek önden yürüdü odaya girdiklerinde kapıyı kapattı" otur lütfen" dedi.
Jin " ne oldu büyükanne bir sorun mu var "defi büyükannesi çok düşünceli görünüyordu sadece bu günde değil günlerdir böyleydi.
" Bak oğlum annenin dedikleri doğru bizim soyumuzda delta kanı var yani sende kısmen bir delatsın ve bebeğin iki deltadan doğacak güçlü bir tür olacak bence türü sigma" dedi.
Jin başını salladı "hayır büyükanne thita" dedi büyükannesi hemen yanına oturdu "eminmisin Namjoon mu hissetti belki yanlış anlamıştır "dedi.
Jin başını iki yana salladı "bize kendisi söyledi"dedi büyükannesi şaşkındı "bebekmi omu söyledi ama nasıl"
" büyücünün geldiği gün içine girdi galiba yada öyle birşey bizimle konuştu sonra odadaki herkesin zihninden herşeyi sildi sadece Namjoon ve ben hatırlıyoruz" dedi.
Büyükannesi "durum düşündüğümdende ciddi tahminimden daha güclü" dedi "tanrı hepimizi korusun" diyerek yerinden kalktı dolabını açtı küçük bir kutu çıkardı "bak oğlum thita bir efsane, kayıtlı kesin bir bilgi yok dünyaya gelmedi deniyor ama aslında geldi ama kimse kayıt altına alamadı o kayıtlar hep bir şekilde yok oldu tarihteki İskenderiye kütüphanesi yangını kimse bilmez ama bu yüzden oldu, sonra tarihe geçen en büyük soykırımı bir thita yaptı adını söylemeyeceğim ama bir ırkı yok etti, aslında onun resime yeteniği vardı fakat çevresi yanlış yönlendirdi bir sanatçıdan bir katil yarattılar sonra... böyle örnekler çok"
Jin panikle "ama benim bebeğim insanları ezilenleri korumak için geldiğini söyledi kimseye zarar vermeyecek öyle dedi" diye atıldı
Büyükannesi "tüm thitalar dünyaya böyle geliyor ama kimin kimi ezdiğini nasıl ayırtedeceksin mesala bir aslan bir ceylan yavrusunu anladığında ceylan zayıf masum ezilen değilmi"
Jin başını salladı evet dedi "peki aslanın yuvasında açlıktan ölmek üzere olan yavruları onun tarafından bakarsan da aslan ezilen taraf oluyor işte bu farkı bebeğine çok iyi anlatmalısın ona çok iyi bir eğitim vermelisin yoksa dünya için bir yıkım olur" dedi.
Jin "nasıl yapacağım korkuyorum"dedi büyükannesi kutuyu uzattı "al bunu bu kolye yüzyıllardır sahibini bekliyor sahibi belliki sensin bu kolyeyi tak hiç çıkarma bu kağıtta tılsımlı kelimeler var eğer kolye yeterince güçlü olmazsa bu kelimeleri fısıldayarak bebeğini kontrol edebilirsin bu kolyeyi takarsan seni kontrol edemez sende herşeyin farkında olursan mantıklı kararlar verebilirsin içindeki sesi dinle kurdunla konuş o sana doğru yolu gösterecek,akıl şu an senin işine yaramaz iç güdüler seni doğru yola iletecek " dedi.
Jin kolyeyi taktı büyükannesi gülümseyerek umarım herşey güzel olur "hadi şimdi gidelim güzel kukular gelmeye başladı hem Namjoon seni merak etmiştir" dedi.