Jin kulağına dolan kuş sesleri ile yüzünü buruşturdu yataktan kalkmak istedi ama vucuduna söz geçiremiyordu Taehyung ve Yoongi ile geçirdikleri hafta sonundan sonra hastalanmış,aradan geçen on güne rağmen toparlanamamıştı büyükannesi onun için çok endişeliydi odasının kapısı yavaşça açıldı Jin biliyordu ki büyükannesi onu kontrole gelmişti zavallı kadın her gece iki saatte bir onu kontrole geliyordu.
Jin yatağında doğruldu "midem bulanıyor"dedi büyükannesi artık iyice korkmaya başlamıştı "itiraz istemiyorum doktoru arayacağım bu böyle olmaz,ya bebeğe birşey olduysa gelsin bir kontrol etsin" dedi.
Jin bebek zaten kendini göstermiyor diyerek karşı çıksada büyükannesi çoktan doktoru aramıştı
Jin kaç saat geçti bilmiyordu artık zaman algısını tamamen kaybetmişti doktor gelmiş Jin'i detaylı bir şekilde muayene etmiş tahliller için kan ve idrar örneklerini almış Jin'e bir vitamin serumu takmıştı doktor "geçmiş olsun tahlil sonuçları çıkınca sizi ararım" diyerek odadan çıktı büyükannesi ben sizi geöireyim diyerek Jin'in kapısını kapatıp "nesi var doktor" diye sordu.
"Benim tanım fiziksel bir rahatsızlığı olmadığı yönünde hamile omegalada böyle komplikasyonlar görülebiliyor eşinin feromonları iyi gelebilir birde bu durum mühür zayıfladığında ortaya çıkar ki yeğeninizin durumunda bu daha olası eşi ölmüş yada başka bir eş seçmiş olabilir bence eşine ulaşın" dedi
Büyükannesi eşi çok uzakta ulaşmamız zor yapabileceğimiz başka birşey yokmu diye sordu doktor başını iki yana salladı büyükanne "lütfen tahlil sonuçlarını bize bildirin" diyerek doktoru yolcu etti.
Doktor " tabiki hemen ararım kontrol içinde yeniden uğrarım" dedi.
Jin serumun etkisi ile biraz rahatlamıştı ama hala çok halsizdi büyükannesi elinde tepsi ile odaya girdi "sana yosun çorbası yaptım enerji verir"dedi.
Jin başını yana çeviri "istemiyorum içim almıyor"
Büyükannesi derin bir nefes aldı " doktor eşinin feramonları iyi gelir dedi izin ver deltayı arayayım" dedi ama Jin kesin bir dille reddetti
"Uykum var" diyerek sırtını döndü ve gözlerini kapattı.
Ertesi gün sabah erkenden kapı çalmıştı Jin merakla " büyükanne kim gelmiş"diye seslendi.
"Doktor gelmiş buyurun lütfen ama telefonda görüşebilirdik neden buraya kadar yoruldunuz"diyerek doktoru içeri davet etti.
Doktor "sonuçları bizzat getirmek istedim hemde Jin'nin durumuna bakmak istedim"diyerek açıkladı.
Bu sırada Jin ayağında pofuduk terlikleri üstünde sabahlığı ile merdivenlerde görünmüştü gülümseyerek "hoşgeldiniz doktor bey" dedi.
Doktor hayran hayran Jin'e bakıp "hoşbuldum nasılsınız bu gün" diye sordu.
Jin zorlukla yürüyordu çok halsizdi doktor hemen yanına gitti koluna girdi "size yardım edeyim" dedi Jin'i salondaki koltuklara oturttu köşede duran diz battaniyesinide alarak Jin'in dizlerine örttü "rahatmısın" diye ilgiyle sordu.
jin ilk defa böyle bir ilgi gördüğü için halinden memnundu zaten ilgi görmeyi her zaman sevmişti.
"İyiyim doktor bey buyurun oturun lütfen" diyerek karşısındaki koltuğu işaret etmişti ama doktor hemen Jin'in yanına oturdu
"Tahlil sonuçları çıktı hepsi normal" diyerek söze girdi.
Jin "ozaman neden bu haldeyim" diye sordu
Doktor "bebek yüzünden bebek babasını istiyor olabilir eşinizi aramanızı tavsiye ederim" dedi.
Jin "benim eşim yok ayrıldık biz" dedi
"Ama ortada bir çocuk var onun için görüşmelisiniz bebek baskın bir türe ihtiyaç duyuyor"diye açıkladı.
Jin "bebeğim için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım ama bu hariç"dedi.
Doktor "o zaman izin verin ben doğuma kadar sizinle ilgileneyim" dedi Jin kabul edecekti sonuçta bebeğin ihtiyacı buysa kabul etmeliydi.
Büyükannesi hemen araya girdi "olmaz sen bebeğin babası değilsin onun için baskın bir tür de değilsin etkisi olmaz" dedi
Doktor biraz bozulmuştu "Bende bir alfayım mutlaka yardımım olur ne yani alfalardan daha üstünü mü var "
Büyükannesi" evet var "dedi
Doktor " evet birde delta var ama bebeğin babası o olacak değilya hem bir delta asla eşini heleki hamile eşini asla bırakmaz ondan ayrılmaz "dedi.
Jin'e döndü "ben gönüllüyüm izin verirsen bebek için feramon salgılayabilirim "dedi.
Jin "ona iyi gelecekse..."
Büyükannesi "pişman olacaksınız ikimizde"diyerek odadan çıktı.
"Kusura bakmayın doktor o yaşlı bir kadın"
Doktor gülümseyerek Jin'in elini tuttu "adım jiho lütfen bana adımla seslen doktor çok resmi oluyor "dedi.
Jin "peki jiho-ssi "dedi.
dotor "sadece jiho" dedi
Jin gülümseyerek "peki jiho" dedi.
Jiho feramon salgıladığında odayı okyanus kokusu sarmıştı Jin bu feromonlardan hiç etkilenmedi hatta bşraz midesini bile bulandırmıştı en ufak bir değişiklik yoktu.
jiho Jin'e dönerek "kendini nasıl hissediyorsun diye sordu"
Jin iyiyim dedi doktorun çabalarına minnettar dı onun için uğraşıyordu "teşekkür ederim daha iyiyim" dedi.
jiho mutlu olmuştu"tamam o zaman ben gideyim yarın yine gelirim tabi sende istersen"dedi.
Jin " tabi her zaman bekleriz" dedi.
Doktor evden çıktığında Jin hemen ayağa kalktı koşarak odanın tüm camlarını açtı bu koku bir an önce dağılsın diye evi havalandırdı.
Büyükannesi odaya girdi Jin'in omzuna elini koydu "istemiyorsun işte neden zorluyorsun bebekte kurdunda o alfayı istemedi değilmi yoksa o çıkar çıkmaz cama koşmazdın"
"Bilemiyorum büyükanne onun feramonları bebeğime iyi gelecekse"
"Sadece deltanın feramonları ona iyi gelir bir başkasının ki değil gel inat etme arayalım işte"
Jin "ben bir karar verdim bebeğimi yalnız büyüteceğim lütfen bu konuyu bir daha bana açma" dedi
Büyükannesi " o zaman yalnız büyüt sana ilk ilgi gösteren alfaya koşma"dedi.
Akşam olmuş hava kararmış Jin için yine bitmek bilmeyecek uzun bir gece başlamıştı bu çiftlikte saatler normalden daha yavaşmı geçiyordu.
Jin mutfağa girmiş dolapları karıştırıyordu "büyükanne çikolatalar nede"diye sordu.
büyükannesi "dün hepsini bitirmiştin ya" dedi.
Jin "ama canım çok istiyordu" dedi.
Telefonunu eline aldı "sipariş versek getirilermi acaba" dedi.
Büyükannesi "saat geç oldu bu saatte heryer kapanmıştır" dedi.
Bu sırada elindeki telefon çaldı Jin tanımadığı numaraya baktı.
-Alo
+Jin merhaba ben jiho telefonunu hasta dosyandan buldum seni merak ettim nasılsın
-merhaba jiho İyiyim teşekkür ederim
-Sesin pek öyle gelmiyor ama birşey mi oldu
-O kadar belli oluyormu, sadece canım çikolata çekmişti ama evde kalmamış
-Ben hemen getiririm merak etme
-Gerek yok saat geç oldu hem heryer kapalıdır teşekkür ederim ilginiz için
-Olsun bulurum ben diyerek telefonu kapattı
Büyükannesi "sen ne yaptığının farkında mısın hamile bir omegasın üstelik bir deltanın çocuğunu taşıyorsun bir alfayla görüşmen uygunmu delta duyarsa hepimizi liğme liğme eder"
Jin omuz silkti "bekar bir omegayım istediğimde görüşürüm ayrıca bence jiho hiçte fena bir alfa değil onu bebeğime baba olarak seçenilirim"dedi
Bu sırada kapı çalmıştı büyükannesi hemen kapıyı açtı beklenen misafir gelmişti jiho elinde bir poşet ile kapıdaydı büyükanne hiç birşey demeden arkasını dönüp odasına gitti.
Jin'e ne olmuştu böyle mantıklı düşünemiyordu deltayı arasam mı diye düşündü ama hemen vaz geçti Jin'e bir söz vermişti ne olursa olsun onun yanında olacaktı.
Jin kapıya geldi "jiho hoşgeldin neden kapıdasın girsene" dedi.
jiho poşeti Jin'e uzattı Jin önden giderken elindeki poşete bakıyordu "inanmıyorum bu kadarına ne gerek vardı"jiho tüm çikolata çeşitlerinden almıştı
"Hangisini sevdiğini bilmiyorum o yüzden hepsinden aldım" dedi.
Jin hemen bitter çikolata açtı burnuna dolan kokuyla kurdu bile içinde hareketlenmişti ne oluyor diye düşündüğü anda aklına Namjoon'nun feromonları gelmişti evet deltasıda aynı böyle kokuyordu Jin elinde olmadan çikolatayı uzun uzun kokladı.
"jiho çikolatayı bu kadar sevdiğini bilmiyordum artık sana sürekli çikolata alacağım" dedi.
Jin onu duymuyordu sadece sanki hayatı bu çikolataya bağlıymışçasına çikolatayı kokluyordu.
Jiho "aslında buraya ulaşım zor istersen benim yanıma taşın hem hastaneye yakın hemde gözümün önünde olursun" dedi bu sırada Jin'i etkilemek için biraz feromonda salgılamıştı.
Jin birden aldığı kokuyla kendine engel olamadan "bu iğrenç kokuda ne böyle" dedi.
Jiho anlamıştı şansı yoktu o baskın bir alfaydı, yakışıklıydı, zengin ve soylu bir aileden geliyordu üstelik iyi ve saygın bir doktordu ama Jin'i etkileyememişti işte şaşkındı ilk defa biri feromonlarına kötü demişti ayağa kalktı "geç oldu ben gideyim artık" dedi.
Jin onu duymamıştı bile ne dedğini bile anlamamıştı ama sadece başıyla onayladı.
Jin jiho kapıdan çıkar çıkmaz çikolata poşetini alıp hızla odasına çıktı tüm çikolataları açtı yatağının etrafına dizdi hemen ortasına geçtip yattı şimdi ne tarafa dönse o muhteşem kokuyu soluyordu huzurla uykuya daldı.
Büyükannesi yavaşça kapıyı araladı odaya girdi Jin uyuyordu yanına yaklaştı Çok huzurlu görünüyordu ilk defa onu bu kadar huzurlu ve rahat bir şekilde uyuduğunu görüyordu bu sırada yatağın üzerindeki çikolatalar dikkatini çekti birde istemiyorum diyor şunun haline bak kızgınlıktaki omegalar gibi kendine yuva yapmış demek bu kadar muhtaçsın deltana dedi.