İçeriğe geç

MY HUSBAND//NAMJİN

Bölüm 25 · 7 dk okuma

MY HUSBAND//NAMJİN

Bölüm 25

"Jin kendine gel aşkım iyimisin "

Bu ses Namjoon'nun sesiydi Jin gözlerini açmak istiyor ama sanki tutkalla yapışmış gibi açılmıyordu yanağında hissettiği küçük darbelerle Namjoon'un onu uyandırmaya çalıştığını anlıyor ama tepki veremiyordu.

"Jin ne olur aç gözlerini aşkım ben geldim burdayım tanrım ne olur ona birşey olmasın onu benden alma" Namjoon ateistti tanrıya inanmazdı ama şimdi inanmadığı tanrıya yalvarıyordu

Jin sesleri duyuyordu ama tepki veremiyordu yüzüne düşen ıslaklıkla Namjoon'un ağladığını anladı kendini son bir kez zorlayarak gözlerini araladı "ne oldu bana"diye fısıldadı.

Namjoon Jin'i göğsüne dahada sıkı bastırıp "iyisin şükürler olsun iyisin bebeğimiz oda iyimi" diye sordu.

Jin biraz daha kendine gelmişti sürücü koltuğuna döndüğünde uyuyan Taehyung'u gördü korkuyla "neler oldu" diye sordu.

Namjoon "bilmiyorum tüm şehir bir anda uykuya daldı kimyasal silah olabilir" dedi.

Jin şaşkındı peki ama kimyasal silahsa Namjoon nasıl uyanıktı , "peki ya sen sen neden etkilenmedin" diye sordu Namjoon "bilmiyorum hiç birşey bilmiyorum belkide delta olduğum yada bünyem kuvvetli olduğundandır bilemiyorum,sana ulaşamadım aklımı kaybedecektim sonra arabaların GPS den yerinizi bulabildim neyseki sana gelen yollarda kimse yoktu hemen sana kavuşabildim"

Jin'i kucağı alıp kendi arabasına doğru götürmeye başladı arka kapıyı açtığında Jin şok olmuştu " anne, baba aaa jimin" Namjoon'a döndü sorar gözlerle baktı Namjoon gülümseyerek "sürprizzz" dedi "gerçi bu gün yaşadıklarımız dan sonra bu pek sürpriz gibi durmuyor ama" dedi.

Jin Namjoon'nun dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu " teşekkür ederim beni çok mutlu ettin onları çok özlemiştim" dedi

Namjoon Jin'i ön koltuğa oturtup direksiyona geçti "şöför uyuyunca onu kaldırımda bıraktım" dedi arabayı çalıştırıp "eve gidelim şimdi hiç bir yer güvenli değil" dedi

Jin itiraz etmedi nasıl istersen" dedi Jin'in evine geldiklerinde Namjoon hemen Jin'in kapısını açtı "yürüyebilirmisin dur seni kucağıma alayım" dedi.

Jin "ben çok iyiyim merak etme sen anneleri içeri taşırsan yeterli" dedi.

Jin salonda oturmuş ayaklarını sehpaya uzatmıştı aslında sehpaya ayaklarını uzatanlara çok kızardı ama son zamanlarda en sevdiği oturma şekli buydu Namjoon Jin'in babasnını annesini Jimin'i tek tek kucaklayarak içeri taşımış salondaki koltuklara oturtmuştu sonra hemen geri dönüp kapıları kilitledi nefes nefese Jin'in yanına kendini attı "iyimisin ağrın falan varmı" diye ilgiyle sordu.

Jin "eve gelince hepsi geçiyor bebeğim dışarıyı sevmiyor galiba" dedi elini karnına koyup okşamıştı Namjoon'da aynı şekilde elini koyduğunda Jin kasıklarına saplanan ağrıyla "çek elini" diye bağırdı Namjoon "tamam tamam dokunmadım annesinide korurmuymuş küçük kurtçuk" dedi. Jin kasıklarına giren ağrıyla " sussss" diye inledi Namjoon'un korkudan birdaha tek kelime etmedi

Odaya hakim olan huzurlu sessizliği yine Namjoon bozdu "ailene açıklayacak mıyız yada ne kadarını açıklayacağız " diye sordu.

Jin derin bir iç çekip "bence bebekten bahsetmeyelim evlenmek istediğimizi söyleyelim aile arasında küçük bir törenle evlenelim sonra bebeği açıklarız" dedi.

Namjoon " sen nasıl istersen ben her zaman senin yanındayım "dedi kolunu omzuna atıp kendine çekip sarılmıştı

Jin'in babası yerinde kıpırdandığında ikili hemen birbirlerinden ayrıldılar.

Namjoon yerinden kalkıp" efendim iyimisiniz" diye saygıyla ve ilgiyle sordu bu sırada annesi ve jiminde kendilerine gelmişti.

Jin annesine sarılıp " iyimisiniz" diye sordu annesi "ne oldu bize" dedi.

Namjoon " bilmiyorum tüm şehir bir anda uykuya daldı bende sizi eve taşıdım" diye cevapladı babası "peki sen neden etkilenmedin bu uykudan" diye sordu sesinde şüphe vardı

Namjoon "bilmiyorum belkide delta olduğum içindir" dedi bu açıklama herkese mantıklı gelmişti.

Jin birden yaerinden kalkıp "Taehyung o nerde arabadamı kaldı Namjoon hemen onuda getir lütfen"dedi.

Namjoon " Yoongi'yi arayayım o çoktan yanına gitmiştir zaten" dedi şu anda eşini yalnız bırakmayı hiç istemiyordu

Jimin hiç konuşmuyordu Jin ne oldu neyin var diye sordu jimin "çok kötü bir rüya gördüm rüyamda omegaydım inanabiliyor musun ben omegaydım zayıf ve güçsüz bir omega"

Jin "sadece bir rüya bu kadar etkilenme okadar çok mu korkuyorsun omega olmaktan seni dünyaya getiren de bir omega unutma omegalar düşündüğün kadar güçsüz değil" dedi

Jimin " haklısın ama ben bir alfayım omega olmak Tanrı korusun " dedi.

Jin daha fazla üzerine gitmedi ortamı biraz yumuşatmak ve olanları anlamak ümidiyle "televizyonu açalım haberlerde herşeyi açıklarlar heralde" dedi babası kumandayı aldı TVyi açtı tüm kanallarda değişik muhabirler aynı haberi sunuyordu rastgele birini izlmeye başladılar

" Görüyorsunuz değerli seyirciler şehirin her tarafında yollarda arabalarda uyuyan insanlar var yetkililerden henüz bir açıklama yapılmadı ama kulislerde konuşulanlar arasında Kuzey Kore'nin biyolojik kullandığı ihtimali üzerinde duruluyor dünya sağlık örgütü yeni bir salgın ihtimali üzerinde duruyor yetkililer halktan evlerinden çıkmamalarını sükunet içinde gelecek açıklamaları beklemelerini istiyorlar "

Jin'in babası TV yi kapatıp kumandayı rastgele sehpaya fırlattıp " kimse birşey bilmiyor beklemekten başka yapacak birşey yok" dedi.

Yan yana oturan Jin ve Namjoon'a döndü "siz nasılsınız sorunlarınız çözmüş gibi görünüyorsunuz" dedi.

Namjoon Jin'in elini tuttu "evet efendim tüm sorunlarımızı çözdük sizinde izniniz olursa biz hemen evlenmek istiyoruz" dedi

Jin'in babası memnuniyetle gülümsedi bir deltayla akraba olmak demek statü atlamak demekti hem iş dünyasında hemde siyasiler arasında artık dokunulmaz olmak demekti "sizin adınıza çok sevindim hemen hazırlıklara başlayalım altı ay içinde düğünü yapabiliriz"dedi.

Jin endişeyle yerinde kıpırdandı Namjoon eşinin endişesini anladı hemen müdahale etti" biz konuştuk büyük bir tören istemiyoruz aile arasında sade bir nikah yapmak istiyoruz sizin içinde uygunsa Taehyung ve Yoonginin düğününden sonra hemen nikahı yapalım".

Babası şok olmuştu " ama Jin çocukluğundan bu yana çok büyük bir düğün istiyordu"

Jin araya girdi "artık istemiyorum artık önceliklerim değişti düğün gereksiz saçma bir ayrıntı "dedi.

Babası anlayışla başını salladı annesine döndü annesi suskundu düşünceliydi "oğlunun evlenmesi hüzünlendirdi galiba" dedi annesi yüzüne zoraki bir gülümseme yerleştirdi "ben çok mutluyum ama sizinle konuşmamız gereken bir şey var" dedi derin bir nefes aldı" bence nikahtan önce yapmamız gereken bazı görüşmeler var" dedi ellerini dizine vurup ayağa kalktı "size ailemle ilgili anlatmam gerekenler var" dedi sonra kocasına döndü "hayatım bu güne kadar sana söylemediğim için beni affet ama söyleyemedim işte insanın bazen hayatında kendime bile itiraf edemediği sırları olabiliyor ben sözümü bitirene kadar kesmeyin ne olur daha sonra tüm sorularınızı cevaplayacağım" dedi

Derin bir nefes aldı "benim büyük büyük annem pasif bir deltaymış doğurganlık özelliği olan nadir dünyaya gelen bir deltaymış ve ondan doğan çocuklar hep omega oldu ama bizim içimizde bir yerlerde bir delta kanıda var belki yıllar içinde yok olmuştur diye düşünmüştüm ama şimdi anlıyorumki yok olmamış o kan Jin'den devam ediyor yani ona bir baksanıza vücudu,bakışları,aurası hatta kurdu bile bir omegaya göre fazla sert değilmi? Şimdi şunu söylemek istiyorum eğer evlenmekte kararlıysanız büyücülere danışmalıyız modern tıp bilemez ama büyücüler bunu bilebilir çünkü eğer Jin'de delta kanı varsa asla çocuk sahibi olmamalısınız çünkü bu kadar güçlü iki türden doğacak bebek..."ve babası araya girdi " normal bir bebek olmaz bu kadar güçlü iki türden sadece sigma doğar dikkatli olmalısınız bir sigma ile kimse baş edemez doğa üstü güçleri olur beyinleri kontrol ede......"babası sözünü tamamlayamadı.

Annesi Jin'e döndü bu yaşanan tüm o tuhaflıkları açıklar bize söylemek istediğin birşey varmı? "

Jin çok utanıyordu "özür dilerim" dedi "nasıl oldu bilmiyorum kızgınlıktaydık ikimizde, yani hatırlamıyorum oldu" elini karnına koymuştu annesi "aman tanrım şimdi anlaşıldı tüm bu olanlar hepsini o yapıyor kalkın tanıdığım bir büyücü var belkide onu kontrol etmenin bir yolunu öğrenebiliriz" dedi bu sırada kapının şifresinin sesi evde yankılanmış içeri Yoongi ile birlikte Taehyung girmişti.

" iyimisin tanrım beş dakikalık yolu iki saatte gelemedik dışarıda kaos var insanlar delirmiş resmen tamda benim düğünümün öncesinde olacak şeymi yani" dedi.

Jin'e yaklaşmaya çalıştığında Jin kasığına giren ağrıyla iki büklüm oldu "Taehyung ne olur gelme yaklaşma" diye bağırdı.

annesi "şimdi kesinlikle emin oldum evet kesinlikle bu bebek normal bir bebek değil seni koruyor, kendince kimseyi sana yaklaştırmıyor hadi hemen büyücüye gitmeliyiz" dedi. Jin "o daha doğmadı bile bence abartıyorsunuz o çok küçük böyle şeyler yapamaz hem ben onu koruyabilirim" dedi.

Annasi ayağa kalkmış " zaten amacım onu korumak değil sizi ve tüm insanlığı ondan korumak" dedi.

Jin korkuyordu güç almak için Namjoon'un koluna girmişti Namjoon "konuşmaktan zarar gelmez" dedi kapıdan çıkacaklardıki birden kapı kilitlendi herkes birbirine şok olmuş gözlerle bakıyordu Jin " bence gitmesek daha iyi olur " diyip geri döndü.

Taehyung koşarak gelmiş Jin'in önünde diz çökmüştü ve ellerini birleştirip yalvarır gibi " ne olur bebek izin ver gidelim yarın hayatımın en önemli günü lütfen izin ver "dedi.

Jin Taehyung'un bu haline gülerek sabah düğünün için "yüzyılın olayı olacak diyordun bak oldu işte tüm dünya bu tarihi unutamayacak" dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.